Ahmet Arıtürk

MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK HAFTASI!

Ahmet Arıtürk

1929 yılında 23/30 Nisan arası günler

MİLLİ EGEMENLİK ve ÇOCUK

HAFTASI

olarak ilan edilmişti. Bu bir gerçektir ki, geçmiş yıllarda milli bayramlara büyük önem verilirdi. 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim tarihleri zihinlere perçinlenmiş gibiydi. 23 Nisan’ı kapsayan hafta

(Milli Egemenlik ve Çocuk

Haftası)

olarak kutlanırdı. 19 Mayıs günü hazırlıkları

(Atatürk’ü anma gençlik ve spor

haftası)

olarak bir haftayı kapsayacak etkinliklerle ve büyük bir coşku içinde dolu-dolu yaşanırdı.

30 Ağustos

(Zafer Haftası)

olarak büyük ilgi görür, tarihteki zaferlerimizi anımsatırdı. 29 Ekim ise milli bayramların baş tacı hükmündeydi.

(Cumhuriyet

Haftası)

olarak tebcil edilirdi.

Yine bu kutlamalar çerçevesinde 17-23 Nisan arası günler

(Milli Egemenlik

Haftası)

olarak tanımlanır, hafta boyunca coşkulu etkinlikler paylaşılırdı.

Şimdi de

(milli egemenlik haftası)

günleri içindeyiz ama, bu haftayı çağrıştıran hiçbir etkinliğe şahit olan var mı. Çoğumuz, artık böyle bir haftanın varlığını bile unuttuk. Nerede kaldı çocukluğumuzun o coşkulu günleri, o eski milli bayram kutlamaları. Türkiye genelinde durum bu olsa bile, bu yıl

İlimizde 9. SİİRT KİTAP FUARI’NIN, (ÇOCUKLAR OKUSUN

DİYE) SLOGANIYLA

egemenlik haftası etkinlikleri çerçevesinde açıldığının açıklanması, yine de yüreklere su serpti. Bu arada Vali Sayın Dr. Kemal KIZILKAYA’NIN, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasında da, böyle bir etkinlik düzenlemeyi düşündüklerini ifade etmiş olduklarını öğrendiğimizi de memnuniyetle belirtelim.

Milli Bayramları kutlamak, milli birlik ve beraberliğin sembolleri olması açısından önemlidirler. Yani, gelişigüzel günler, haftalar değillerdir. Milli Bayramlar sayesinde

(TEK MİLLET)

olduğumuzu anımsayarak, birlik ve beraberliğimizi pekiştiririz. Milli Bayramları unutturarak,

(TEK MİLLET)

temasını işleyemezsiniz, anlatamazsınız! Bu milli bayramlardır ki, milli birliğimizin ve beraberliğimizin teminatıdırlar. Bunun için bugünleri, bu haftaları önemsemek, unutturmamak gerekir.

Ama diyebilirsiniz ki, artık kalmayan Milli Egemenliğin haftası olmuş, olmamış ne yazar. Doğru söze ne denilir!

BAYRAĞI TAŞIYAN OĞLUMU  NASIL TANIMAZSINIZ?

Şehrimizde, Siirt Lisesinin kurulduğu ilk yıllarda, çarşaflı bir kadın, okulun önüne gitmiş, her ne içinse, okulda okuyan oğlunu görmesi ve konuşması gerekiyormuş. Kendi aralarında sohbet eden bir grup Siirtli genç görmüş. Türkçe bilmediği için onlara Arapça olarak sormuş. Biz, sorduğunun Türkçe tercümesini vermekle yetinelim:

-Çocuklar, Mehmet nerede? Onu bana çağırır mısınız?

demiş.

Gençler, kadının bahsettiği Mehmet’in hangi Mehmet olduğunu kestirememişler.

-Teyze, bizim okulda birçok Mehmet var. Senin oğlun hangisi, soyadını söyle, çağıralım

diye cevap vermişler. Kadın, oğlunun soyadını vereceği yerde büyük bir gururla ve Arapça olarak cevap vermiş:

-EŞEM MO TIRIFO MEMEDİ. AYNALLA U EYNIL NEBİ ELE MEMET U ISEM MEMET! DEVM U DEİM BAYRAK IT TÜRKİYE UVE BİT MEMET.

Türkçe olarak kadının söylediklerini şöyle tercüme edebiliriz:

-Nasıl Mehmet’imi tanımazsınız. Allah ve Peygamber nazardan korusun. Devamlı olarak Türkiye Bayrağını taşıyan benim oğlum Mehmet’tir.

Meğer kadının oğlu, milli bayramlarda, Okulun BAYRAĞINI taşıyan öğrenciymiş. Tabii, kadının bu tarifi üzerine, arkadaşları Mehmet’i tanımış ve hemen çağırmışlar. Ama lise hayatı boyunca da Mehmet’e, hep Annesinin sözleriyle takılırlarmış:

-AYNALLA ELE MEMET U ISEM MEMET, DEV U DEİM BAYRAK IT TÜRKİYE UVE BİT MEMET!

Bu anekdotun en önemli vurgusu, Türkçe dahi bilmeyen Siirtli Annenin, bir okul adına dahi olsa, Türk Bayrağını taşımanın ne büyük bir şeref olduğunu idrak etmesi ve oğlunun Bayrağı taşımakla görevlendirilmesinden duyduğu gurur olsa gerek…

TAŞLAMA

TAYYİP REİS, ÖZEL’İ

KABUL BUYACAKMIŞ

MERHUM BAYKAL GİBİ BİR

OYUN MU KURACAKMIŞ

BAYKAL’LA ANLAŞINCA

ANAYASA DEĞİŞMİŞ

YASAKTAN KURTULARAK

MECLİSE TEŞRİF ETMİŞ

PEKİ, MERHUM BAYKAL’A

BİR VADİ VARSA NEYDİ

CUMHURBAŞKANLIĞINA

O’NU SEÇTİRMEK MİYDİ

KİMSE BİRŞEY ALMADAN

BİRŞEY VERMEZ BELLİDİR

YASAĞIN KALKMASININ

BEDELİ VARSA NEDİR

GÖRÜNÜŞTE HİÇ BİR ŞEY

ALMAMIŞ MERHUM BAYKAL

TARİH TEKERRÜR EDER

DİKKAT ETMEZSE ÖZEL

Yazarın Diğer Yazıları