Ahmet Arıtürk

MİLLETLE BARIŞMAK İÇİN!

Ahmet Arıtürk

14 Mayıs’ta ilk tur seçimde barajı aşamayan Sayın Erdoğan, 2. Tur’da geçerli oyların yüzde 52’sini alarak üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçildi ve 3 Haziran 2023 Cumartesi günü yemin ederek resmen göreve başladı. Vatanımız, milletimiz için hayırlı olsun. Yeri gelmişken 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizde Cumhurbaşkanı olarak görev yapanların adlarını anımsayalım. Ebediyete intikal etmiş olanlara rahmetler dilerken, hayatta olanlara da uzun ve hayırlı yaşamlar dileyelim;

*MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,

*Mustafa İsmet İNÖNÜ,

*Mahmut Celal BAYAR,

*Cemal GÜRSEL,

*Cevdet Sunay,

*Sabit Fahri KORUTÜRK,

*Kenan EVREN,

*Turgut ÖZAL,

*Süleyman DEMİREL,

*Ahmet Necdet SEZER,

*Abdullah GÜL ve

*Recep Tayyip Erdoğan.

Görüldüğü gibi ilk Cumhurbaşkanımız, Cumhuriyetin banisi (kurucusu) Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bugün Türkiye Cumhuriyeti adı altında kurulmuş bir devlet varsa, bu başta Mustafa Kemal olmak üzere, silah arkadaşlarının cansiperane mücadeleleri sonucu vardır.

İkinci Cumhurbaşkanımız, yine Cumhuriyetin kuruluşunda katkısı olan İstiklâl Savaşı Komutanlarından Mustafa İsmet İnönü’dür. Üçüncü Cumhurbaşkanımız ise İstiklâl Savaşlarında emeği inkâr edilemeyecek bir şahsiyettir. (Galip Hoca) namıyla ünlenmiş olan Mahmut Celal Bey (Celal Bayar)dır.

Türkiye Cumhuriyetinin dördüncü Cumhurbaşkanı, 27 Mayıs İhtilalinin lideri Cemal Gürsel’dir. Cemal Gürsel, askerlik hayatının ilk yıllarında Çanakkale Savaşlarına katılmış kahramanlardandır.

Cemal Gürsel’den sonra Cumhurbaşkanı olan Cevdet Sunay Birinci Dünya Savaşı sırasında, 7 Temmuz 1917 tarihinde subay namzedi olarak orduya katılmış, aynı yıl Sina ve Filistin Cephesi'nde görev almış, 1918 yılında İngilizlere esir düşmüş ve Mısır'a götürülmüş, esaretten döndükten sonra, Türk Kurtuluş Savaşı'na katılmış, önce Güney Cephesi'nde, sonrada Batı Cephesi'nde görev yapmıştır.

Türkiye Cumhuriyetinin altıncı Cumhurbaşkanı Sabit Fahri Korutürk de asker kökenlidir. Denizci olarak hizmet vermiştir.

Türkiye Cumhuriyetinin yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren 12 Eylül ihtilalinin lideridir.

Sekizinci Cumhurbaşkanımız ilk sivil cumhurbaşkanı olarak anılan Turgut Özal’dır.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız (BABA) lakaplı Süleyman Demirel’dir.

Onuncu Cumhurbaşkanımız, Abdullah Gül,

Onbirinci Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’dir.

Şimdiki Cumhurbaşkanımız 2014 yılından beri üç defa üst-üste Cumhurbaşkanı seçilen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Evet, Recep Tayyip Erdoğan anayasanın (bir kimse iki defadan fazla cumhurbaşkanlığı görevinde bulunamaz) hükmüne karşılık, Yüksek Seçim Kurulunun yasayı tevili sayesinde üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmiş ve yemin ederek görevine başlamıştır.

Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı yemin metnindeki (tarafsız davranmak) hükmüne pek riayet edeceği kanaatinde değiliz. Zaten, ilk iki döneminde bunu yaşadık. AKP Genel Başkanı sıfatını taşıyan birinin tarafsız olmasını beklemek akla zıttır.

Ancak, bu konuda bizim temennilerimiz var. Seçim süresince 25 milyonu aşkın muhalifini

(Şerefsiz, namusuz, haysiyetsiz, vatansız, bayraksız, sürtük, çürük, vatan haini, terörist)

ve benzeri ağır sözlerle aşağılayan Sayın Erdoğan’ın bu üçüncü döneminde olsun daha itidalli bir dil kullanmasını bekliyoruz. Her fırsatta, kendisini Osmanlı İmparatorluğunun varisi gibi hissettirmek isteyen Sayın Erdoğan’ın, Şeyh Edebali Hazretlerinin, Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu sayılan ve bu İmparatorluğa adını veren Osman Gaziye verdiği nasihatlerden hiç mi haberi yok! Belli ki, danışmanlarının da haberleri yok ki, Şeyh Edebali Hazretlerinin nasihatlerinin tam aksini yansıtan yazı metinleri hazırlayarak önüne koymaktadırlar.

Sayın Erdoğan, milletle barışmak istiyorsa, öncelikle yazı metinlerini hazırlayanları değiştirerek işe başlamalıdır. Bizim milletimiz, samimi bir şekilde özür dileyenleri affetmek işine oldukça mütemayildir. Sayın Erdoğan seçim propagandaları süresince muhalifleri için kullandığı aşağılayıcı tanımlardan dolayı

vatandaşlardan özür dilemeli, konuşma metnini

hazırlayan danışmanlarının işlerine de son vererek, kendisini, milletle barıştıracak danışmanlar bulmalıdır.

Söz ağızdan bir kere çıkar ama bıraktığı tesir yıllar sürer. Bir söz, düşmanı dost eylediği gibi, dostları da düşman eder. Bundan dolayı atalarımız bir söylerken bin kere düşünmeyi, ölçüp biçip de konuşmayı tavsiye etmişlerdir.

İyisi mi, Büyük Mutasavvıf Yunus Emre Hazretleri’nin konumuza uygun düşen bir şiirini sunarak, yorumumuzu noktalayalım:

KELECİ BİLEN KİŞİNİN YÜZÜNÜ AĞ EDE BİR SÖZ

SÖZÜ PİŞİRİP DİYENİN İŞİNİ SAĞ EDE BİR SÖZ

SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA BİTİRE BAŞI

SÖZ OLA AĞILI AŞI BAL İLE YAĞ EDE BİR SÖZ

KELECİLERİN PİŞİRGİL YARAMAZINI ŞEŞİRGİL

SÖZÜN US İLE DÜŞÜRGİL DİMEGİL ÇAĞ EDE BİR SÖZ

GEL AHÎ EY ŞEHRİYÂRİ SÖZÜMÜZÜ DİNLE BÂRİ

HEZÂR GEVHER Ü DİNÂRI KARA TAPRAĞ EDE BİR SÖZ

KİŞİ BİLE SÖZ DEMİNİ DEMEYE SÖZÜN KEMİNİ

BU CİHÂN CEHENNEMİNİ SEKİZ UÇMAĞ EDE BİR SÖZ

YÜRÜ YÜRÜ YOLUN İLE GÂFİL OLMA BİLİN İLE

KEY SAKIN Kİ DİLİN İLE CÂNINA DAĞ EDE BİR SÖZ

YÛNUS İMDİ SÖZ YATINDAN SÖYLE SÖZÜ GAYETİNDEN

KEY SAKIN O ŞEH KATINDAN SENİ IRAĞ EDE BİR SÖZ

TAŞLAMA

YENİ SEÇİLEN TAZE

MİLLETVEKİLLERİMİZ

NAMUS, ŞEREF ÜSTÜNE

YEMİN ETTİ GÖRDÜNÜZ

TARAFSIZ KALACAKLAR

BUDUR YEMİNİN ÖZÜ

ÜÇTE BİRİ DE SADIK

KALMAZ BEKLEMEYİNİZ

ATATÜRK’ÜN İLKE VE

İNKILABINA SADIK

KALACAK DA DEĞİLLER

HEP YAŞADIK ŞÜPHESİZ

TUTULMAYACAK YEMİN

ETMEK CAİZ DİYORLAR

HİLE-İ ŞER’İYE BU

AFFEDECEK(!) RABBİMİZ

Yazarın Diğer Yazıları