Emekliler ve memurlar, 2024 yılı Ocak ayı itibarıyla maaşlarına yapılacak zam oranının ne kadar olacağının endişesi içinde. 20 yıldan beri yarı aç yarı tok, bırakıldıkları gibi bir artış mı olacak, yoksa 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimler hürmetine de olsa insanca yaşamalarına yetecek bir artış mı yapılacak!
Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’E (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) ait olduğu kesin gibi olan bir hâdis-i şerifin meali alisi (KOMŞUSU AÇKEN, TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR) şeklindedir. İslam Dininin sosyal adalete verdiği önemin vurgulaması açısından bu hâdis-i şerif elbette çok önemlidir.
Geçmişte, yemek haklarının ellerinden alınmasına ve ucuz verilen yemek sayısının günde üç defadan bir defaya indirilmesine tepki olarak gösteriler düzenleyen Üniversite öğrencileri de bu hadis-i şeriften ilham alarak
(ÖĞRENCİLERİ AÇKEN, TOK YATAN REKTÖR
BİZDEN DEĞİLDİR)
şeklinde bir pankart açmışlardı. Neyse ki, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü öğrencilerin gösterileri ve vatandaşların eylemlere gösterdikleri yüksek katılımlı destek sonucunda yanlış kararından dönmek zorunda kalmışlardı. Destekleyicilerini ve ince bir zekâ taktiği sergileyerek bir hâdis-i şerifin mealini kendi açılarından değerlendiren öğrencileri bu açıdan bir kere daha tebrik ve takdir ediyoruz.
Doğrusunu isterseniz, Üniversite öğrencilerinin bir HÂDİS-İ ŞERİFTEN İLHAM ALARAK (ÖĞRENCİLERİ AÇKEN, TOK YATAN REKTÖR BİZDEN DEĞİLDİR) şeklinde açtıkları pankart bize de ilham kaynağı
oldu.
Bu hâdis-i şerifin ışığında biz de kendi kendimize deyimler ürettik. Bunlardan bazılarını okuyucularımızla paylaştıktan sonra asıl konumuza dönerek yazımızı noktalayacağız. Bakalım, bulduğumuz benzetmeleri beğenecek misiniz:
*İşçisi açken, tok yatan işveren (patron) bizden değildir.
*Eratları (askerleri) açken tok yatan komutan bizden değildir!
*Akrabaları açken, tok yatan kişi bizden değildir.
*Marabaları açken tok yatan ağa bizden değildir.
*Müritleri açken tok yatan mürşit(!) bizden değildir.
Bu gibi daha nice sloganlar üretmek mümkündür. Ancak bize göre en önemlisi şu şekilde olanıdır:
*TEBASI (MİLLETİ-HALKI) AÇKEN TOK YATAN EMİR (DEVLET BAŞKANI) BİZDEN DEĞİLDİR!
Çünkü bu deyim, toplumun bütün kesimlerini kapsamaktadır. Hem bakın, bunun böyle olduğunu bir anekdottan yola çıkarak anlatmağa çalışalım. Anekdot şu:
Abbasi dönemi halifelerinden Harun Reşid, döneminde yaşayan
BEHLÜL
-Ü
DÂNÂ
Hazretlerine aşırı hürmet ederdi. Behlül, cezbe ehli bir Hak âşığıydı. Onun nice kerametlerini gören Halife, adeta müridi olmuştu. Bir gün Halife, Behlül’e sormuş:
-Ey Behlül, söyle bakalım, gerçekten de hırsızlık yapanların elini kesmek gerekir mi?
Behlül-ü Dânâ Hazretleri şu ibret dolu cevabı vermiş:
-Bir kimse ihtiyacı olmadığı halde ve meslek edindiği için hırsızlık yapıyorsa, elbette ki eli kesilmelidir. Ancak, çok zor durumda kaldığından ve çoluk-çocuğunu doyurmak için hırsızlık yapmışsa, o zaman da bu hallere düşmesine sebep olan HALİFENİN ELİNİ KESMEK GEREKİR!!!
Evet, bizim
TEBASI (MİLLETİ-HALKI) AÇKEN TOK YATAN EMİR (DEVLET BAŞKANI) BİZDEN DEĞİLDİR! Şeklindeki sloganımızın temeli bu anekdota dayanmaktadır.
Hem unutmayalım,
“Kenar-ı Dicle’de Bir Kurt Aşırsa Koyunu, Gelir de Adl-i İlahi Sorar Ömer’den Onu” vecizesi boşuna söylenmemiştir. Kendilerini Hazret-i Ömer’in makamında görenlere duyuruyor ve diyoruz ki, emeklilerin ve memurların maaşlarında artış oranını tespit ederken, bu hâdis-i şerifi unutmayın!
TAŞLAMA
KARLI, SİSLİ, BULUTLU
PEK ÇETİNDİR HAVALAR
ÇAMUR YATAĞI OLUR
KIŞIN, YEŞİL OVALAR
DAĞLAR, KARLARLA KAPLI
YOLLARI GEÇİT VERMEZ
“KUŞ UÇMAZ, KERVAN GEÇMEZ”
HELE, BİZİM BURALAR
KIŞ BOYUNCA KAPALI
YOLLARI ÇOĞU KÖYÜN
AFETE DÖNER BURDA
ÖLÜMLER VE DOĞUMLAR
HER KÖY YALNIZ BAŞINA
AYRI BİR BEYLİK GİBİ
VE BİRER DEREBEYİ
KESİLMİŞLER AĞALAR
BEBESİNİ SUSTURMAK
İSTEYEN ANNELERİN
NİNNİLERİNE TEMA
SİLÂHLI EŞKIYALAR
OKUL YOK ÇOĞU KÖYDE
OKULU OLSA BİLE
ÖĞRETMENİ YOK BİLİN
GELENLER DE KAÇARLAR
İÇECEK SU BULAMAZ
KAR SUYUDUR İÇTİĞİ
ŞEHRE GÖTÜRÜLÜRKEN
YOLDA ÖLÜR HASTALAR
İŞİN DOĞRUSU BUDUR
DOĞU’NUN KÖYLÜLERİ
TESADÜFEN DOĞARLAR
TESADÜFEN YAŞARLAR