Bu millet, en kötü şartlar altında muhalefete yüzde 48 oy verdi. Seçimin şaibli olduğunu, gerçekte muhalefetin kazandığını bile iddia edenler var. Biz bu iddiaları bir yana bırakalım ve Yüksek Seçim Kurulu’nun tespitleriyle kanıtlanan yüzde 48 oranındaki muhalefet oylarının veriliş sebebini sorgulayalım. Muhalefete oy veren bu yüzde 48 bölüm öncelikle TEK ADAM REJİMİNE KARŞI oy kullanmıştır. Muhalefetin seçim konuşmalarında dile getirdiği yolsuzluklardan etkilenmiş, beşli çetenin varlığına ve milleti soyup, soğana çevirdiğine inanmıştır. Muhalefetin lideri konumundaki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddia ettiği bu çete tarafından 418 milyar doların iç edildiğine inanarak ve gereğinin yapılacağına inanarak milli ittifakı desteklemiştir.
11 İl’i yıkan deprem felaketinde onbinlerce vatandaşın öldüğüne, ölü sayısının olduğundan çok düşük gösterildiğine inanmıştır. Gerekli müdahalenin zamanında yapılmamasından kaynaklı can kaybının arttığına, depremzedelere ciddi bir yardımın yapılmadığına, Kızılay’ın, kan ve çadır sattığına şahit olmuş bunlara tepki olarak muhalefet lehine oy kullanmıştır.
TÜİK’İN, gerçek enflasyon rakamlarını olduğundan çok daha düşük gösterdiğini, gerçek enflasyonun, TÜİK’in açıkladığı rakamların en az 3-5 katı olduğunu, kendi yaşantısından anlamış, sürüp giden pahalılık karşısında adeta isyanını haykırmıştır.
Devlet memuru sınavlarında, işçi alımlarında büyük haksızlıklar yaşandığına, mülakat sistemiyle, asıl atanmaları gerekenlerin yollarının kesildiğine inanmıştır. Özellikle akaryakıt, döviz ve altın fiyatlarında yaşanan anormal yükselişlere karşı tepkisini ortaya koymuştur. Konut kiralarının, bazı illerde neredeyse asgari ücreti bile sollayacak duruma gelmesinden duyduğu öfkeyi sandıklara yansıtmıştır.
Emeklisine sadaka kabilinden artış yapan iktidarın, 10 milyonun üstünde sığınmacıya iş, aş, maaş vermek yanında, vatandaş yaparak ileride bu milletin başına bela olacaklarını düşünerek sığınmacıların geri gönderilmesine onay vermiştir.
Evet, seçmenler en tabii haliyle muhalefete hilesiz-hurdasız yüzde 48 oranında oy vermiştir. Velev ki, seçimler çok dürüst, şaibesiz gerçekleşmiş bile olsa, Devletin ve medyanın bütün imkânlarını sınırsız bir şekilde kullanan mevcut iktidarın aldığı yüzde 52 oy hiçbir şekilde ZAFER olarak tanımlanamaz. Bardağın yarısı dolu ise diğer yarısının boş olduğunu kabul etmek durumndayız.
Peki, helal olduğuna şüphe olmayan seçmenlerin yüzde 48’inin verdiği oylara karşı muhalefetin seçim sonrası sergilediği tablo nedir. Hele, mluhalefet partilerinin çatısı durumunda olan CHP’nin sözde ağır toplarının işledikleri haltlara ne demeli. Millet, hele seçim sonrası yapılan zamlarla ve maaş artışlarında yaşanan tutarsızlıklardan sonra, iktidarı sallamasını beklediği muhalefet partilerinin durumu gerçekten çok acı vericidir. Şairin dediği gibi:
Memleket bitti, yine bitmedi halâ sen, ben
Bize bu hâl ile bizden büyük olamaz düşmen;
Dest-i a’dâdayız; Allah için, ey ehl-i vatan
Yetişir terk edelim gayri hevâ vü hevesi…
Vatan Şairi Namık Kemal’in bu dörtlüğünü muhalefet partilerine armağan ediyoruz…
ZAFER İÇİNDE BİR DRAM!
20 Temmuz 1974’te başlayan KIBRIS BARIŞ HAREKATI, her ne kadar zaferle sonuçlanmış ise de, bu zaferin bir DRAMI vardır. Maalesef, harekat sırasında savaş uçaklarımızın istihbarat hatası ve haberleşmedeki aksaklıklar sebebiyle Yunan Gemisi zannedilerek TCG Kocatepe Muhribi batırılmış ve 54 askerimizin şehit olmalarına yol açılmıştı. İçinde 246 personel bulunan Kocatepe Muhribi 21 Temmuz günü uçaklarımız tarafından vurulmuş ve çok acı bir dram yaşanmıştır. TCG Fevzi Çakmak destroyeri istihbarat hatası ve haberleşme eksikliğinden kaynaklı Yunan filosu sanılarak Türk Hava Kuvvetleri’ne ait savaş jetlerinin hedefi olmuş, TCG Fevzi Çakmak ve TCG Adatepe aldıkları hafif hasarla Türkiye sahillerine ulaşmayı başarırken, TCG Kocatepe ise aldığı ağır hasar sonucu batmıştır.
TCG Kocatepe Muhribi, Cumhuriyet donanmasının harp durumunda kaybettiği ilk gemi olarak kayıtlara geçerken, Kıbrıs Barış harekâtının zaferine gölge düşmüştür.
Kocatepe Muhribi, Kıbrıs harekatında görevli değildi. 4 Temmuz 1974’te ABD, İngiliz, İtalyan, Yunan ve Türk gemileri Akdeniz’de müşterek bir tatbikat yapıyorlardı. Kıbrıs Barış harekâtı start aldığında Kocatepe Muhribi düşman gemisi zannedilerek, Türk jetleri tarafından bombalanmıştı.
Şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz.
TAŞLAMA
BUGÜN HİCRİ YILBAŞI
MÜBAREK OLSUN DERİM
(NOEL BABAN KİM) DERSEN
HAZRET-İ HIZIR BENİM
HİCRİ BİNDÖRTYÜZKIRKBEŞ
YILINI ETTİK İDRAK
BİNDÖRTYÜZKIRKBEŞ YILDIR
HİCRET EDİYORUZ BAK
HİCRETİN SONU GELMEZ
MUHACİR OLAN BİZİZ
ENSARLARI SORARSAN
YİNE BİZ KENDİMİZİZ
***
TATİLE ÇIKACAKMIŞ
ADALET DENİLİYOR
ZATEN TATİLDE GİBİ
ORTADA GÖRÜNMÜYOR
ADALETE GÜVENEN
YÜZDE OTUZ KADARDIR
YÜZDE YETMİŞ VATANDAŞ
ADALET ARAYANDIR
ADALET KAF DAĞININ
ARKASINA ÇEKİLMİŞ
BİR DE TATİLE ÇIKSA
GERÇEKTEN GARİP BİR İŞ
***
BİNDOKUZYÜZYETMİŞDÖRT
YİRMİ TEMMUZ GÜNÜYDÜ
İLK ÇIKARTMAYI YAPTI
KIBRIS’A ŞANLI ORDU
SONRA (AYŞE TATİLE
ÇIKSIN) DENİLİNCE DE
MEHMETÇİKLER GÖKLERDEN
İNDİLER LEFKOŞE’YE
ECEVİT VE ERBAKAN
DÖNEMİYDİ BİL GEREK
HER İKİ LİDERİ DE
RAHMETLE ANMAK GEREK