TBMM tatile girdi. Saygıdeğer milletvekillerimiz 1 Ekim 2024 gününe kadar tatil yapacaklar. Gerçekten de iyi bir tatili hakketmişlerdir. Kanun tekliflerine el kaldırıp indirmekten yorulan, zaman-zaman birbirlerine yumruk atan, galiz küfürler savuran zat-ı muhteremler, elbette 2 ay sürecek bir tatili hakketmişlerdir.
Neyse ki, Reisin talimatına uyularak SOKAK HAYVANLARI ile ilgili yasayı da geçirerek öyle tatile girdiler. Onlar tatil yaparlarken, belediyeler tarafından kendilerinden icazet alınan kediler, köpekler
ÖTENAZİYE TABİ TUTULACAKLAR.
Ancak, maaşları hayli düşük olduğu için İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ kuralı da anımsandığında iki gözüm vekillerimiz tatilde ne yapacaklar, ne edecekler doğrusu bunun hesabını yapmak zor.
Keşke, bu kadar yorgun düşen milletvekillerimize iyi bir tatil yapmaları için kişi başına 2-3 milyon tatil ikramiyesi verilseydi de, İTİBARLI hoşça vakit geçirebilecekleri bir tatil yapmalarına olanak sağlansaydı.
İnanır mısınız, aklı evvel milletvekilinin biri bu konuda teklif hazırlayıp sunsaydı, meclisteki muhalif muvafık tüm vekiller onaylayacaklardı.
YAHUDİ KÖKENLİ, SİİRTLİ AİLELER!
1915’li yıllar öncesinde İlimizde ve Şehrimizde çok sayıda gayrimüslim aileler vardı. Gayrimüslimler, çoğunlukla ERMENİ vatandaşlardan oluşurlardı. EZİDİ tabir edilen, halk arasında (ŞEYTANA TAPANLAR) veya (KİTAPSIZLAR) olarak tanımlananlar da özellikle Kurtalan ve Beşiri yörelerindeki köylerde ikamet ederlerdi.
Ermeni olarak tanımlanan vatandaşların büyük çoğunluğu 1915 olaylarında TEHCİR edildiler. Ancak, çocuklarından, kadınlarından ve yaşlılarından kalanlar oldu. Kalanlara, yakın komşuları sahiplendiler. Çocukları kendilerine evlat edinenler, Müslüman kimliğine kavuşturarak, kadınlarla evlenenler oldu. İşin gerçeği şu ki, Siirt’te ikamet etmeğe devam eden Ermenilerin tümü İslam dinine girerek ihtida etmişlerdi. Siirt’te, bugün bile Ermeni kökeninden gelen çok sayıda aileler bulunmaktadır. Çalışkan, becerikli, güvenilir, iyiliksever bu aileler arasında Siirt’in eşrafları safına katılanlar bile bulunmakta.
Ezidiler ise bilahare Avrupa’ya ve özellikle Almanya’ya göç ettiler. Doğrusunu isterseniz, Şehrimizde ihtida etmiş YAHUDİ KÖKENLİ ailelerin de bulunduğundan haberim yoktu. Ta ki, tehcir yıllarına ait anıların nakledildiği sohbet esnasında bir dostumun bana:
-Hadi, 60 yıllık gazeteci olarak söyle bakalım. Şehrimizde YAHUDİ KÖKENLİ, aileler var mı?
sorusunu yöneltene kadar.
İşin gerçeği, Siirt’te yaşayan Yahudi Kökenli ailelerin varlığından habersizdim. Bu konuda hiçbir malumatım yoktu. Soruyu yöneten kişiye cevap olarak:
-İşin gerçeği, Siirt’te YAHUDİ KÖKENLİ aileler olduğunu ilk defa senden duyuyorum. Peki, sen söyle o zaman, kim bu aileler dedim.
Dostum, gülümseyerek cevap verdi:
-Yok, yok! Öyle yağma yok. Madem (araştırmacı-gazeteci) geçiniyorsun, araştırda bul bakalım. Sana bir hafta mühlet.
Şimdi, ben de bu yazımı okuyan hemşerilerimden rica ediyorum. YAHUDİ KÖKENLİ Siirtli aileler varsa ve biliyorsanız, lütfen Gazetemize bildirin!
TAŞLAMA
“YARATILANI SEVDİK,
YARATANDAN ÖTÜRÜ”
NE DE GÜZEL BİR SÖYLEM
YUNUS EMRE’MİN SÖZÜ
KÖPEĞİ, KEDİYİ DE
BİL Kİ ALLAH YARATMIŞ
HAŞA, BİN KERE HAŞA
BU İŞTE VAR MI YANLIŞ
BİR HİKMETİ VAR ELBET
HER BİR YARATILANIN
YÜCE RABBİM ELBETTE
BOŞ YERE YARATMAMIŞ
BİR KARINCAYI DAHİ
EZMEK BÜYÜK GÜNAHTIR
KÖPEK İLE KEDİYİ
ÖLDÜRMEK Mİ MÜBAHTIR
DİYANET İŞLERİNDEN
FETVA BEKLİYORUM BEN
KÖPEK ÖLDÜRÜLÜR MÜ
HİÇ BİR GÜNAHI YOKKEN
BİR SUSAMIŞ KÖPEĞE
SU VEREN GÜNAHKARI
YÜCE ALLAH AFFETMİŞ
BU HADİS BİR UYARI
BİR KEDİYE ZULMEDEN
SÖZDE ABİDE KADIN
CEHENNEMİ BOYLAMIŞ
İSLAM DİNİ BU BAKIN