Koronavirüs pandemisi öncesinde maskeyi kovboy veya gangster filmlerinden bilirdik. Bilinmesinler, tanınmasınlar diye soygunlarını maske takarak yapan birçok kovboy ve gangster filmleri izledik. Gerçekte, takmadıkları halde, o kadar maskeli birileri var ki sormayın gitsin. Devleti soyan maskeliler mi, istersiniz, 5’li çeteler mi ararsınız. Din maskesi takan yobazları mı sayarsınız. Devlet kurum ve kuruluşlarına 1 kuruşluk malı 10 kuruşa satanları mı anlatırsınız. Hazine mallarına, vakıflara çöreklenenleri mi dile getirirsiniz. İyilik timsali olmak izlenimini veren maskeler takan sahtekârlardan mı bahsedersiniz!
Büyük, küçük bütün toplumlarda her zaman için maskeliler vardır ve olmaya devam edeceklerdir. Yani, pandemiden kurtulduktan sonra, maskelilerden kurtulmamız asla mümkün değildir. Maskeliler dün de vardı, bugün de vardır ve yarın da varolmağa devam edeceklerdir.
Maskelilerin en tehlikelileri, kendilerini olmadıkları gibi gösteren, hırsız, dalavereci, sahtekâr oldukları halde, kendilerini iyilik meleği olarak pazarlayanlardır. Bu sahte maskeliler hayır, hasenat adı altında okul, cami, kur’an kursu ve benzeri tesisler yaparlar. Hastaneler, imarathaneler kurar, iftar çadırları açar, fakirlere, kolilerle yardım paketleri dağıtırlar. Öğrencilere burs dağıtırlar. Ancak, paralarının kaynağı meçhuldür. Bu paraları, bu servetleri hangi şartlarda toplamışlardır, bilemezsiniz!
Tabii, bunları söylerken, bu gibi hayır ve hasenat işlerinde bulunanların hepsini aynı kefeye koymuyoruz. Gerçekten analarının ak sütü gibi kazandıkları helal paralarla bu işleri yapanlar elbet vardır. Onlara saygımız, sevgimiz, hürmetimiz sonsuzdur. Ancak belirtmekte yarar var ki, maskeli hayırseverlerin(!) sayıları, gerçek hayırseverlerden kat-kat fazladır.
Elbette, Koronavirüs pandemisi gün gelecek sona erecek. Haliyle maskeler çıkarılacak. Ancak, sahtekarların maskelerini düşürmek hiç mi, hiç mümkün olmayacak. Onlar, hep varolacaklar.
ANEKDOT
Üçkağıtçı, sahtekâr, dalavereci olarak ünlemiş biri, sözde hayrat için kurban keserek etini Şehrimizdeki bir medreseye göndermiş. Medresenin Hocası, gerçekten ehli takva biriymiş. Medreseye et getirildiğinden habersiz bir durumda, divandakilere seslenmiş:
-Burnuma pis bir koku geliyor. Arayın, her ne ise medreseden dışarıya atın! demiş.
Mütritler medreseyi arayarak, necis olan veya koku veren hiçbir şey bulmadıklarını söyleyince.
-Benim söylediğim, normal bir necaset değil. Manevi bir necasetten bahsediyorum. Şu dakikalarda medreseye her girddiyse dışarı çıkarın, atın
deyince müritler, medreseye gönderilen eti dışarı çıkararak atmışlar.
Şeyh:
-Pis koku gitti
demiş.
Sonra, kesilen kurbana ait etin, haram paradan geldiğini belirterek:
-Bizim medreseye, haram para ile yapılan yardımları kabul edemeyiz, demiş!
TAŞLAMALAR
PANDEMİ SONRASINDA
MASKELER ÇIKSA BİLE
MASKELİLER OLACAK
ARAMIZDA BİL YİNE
İKİ ÇEŞİT MASKE VAR
BİRİSİ GÖRÜNENİDİR
ASIL TEHLİKELİSİ
GÖZLE GÖRÜLMEYENDİR
HAYIRSEVER MASKELİ
ÜÇ KAĞITÇILAR MI DERSİN
HUZURUNDA EL-PENÇE
KALKINAN MI İSTERSİN
MASKELİLER HEP VARDIR
VAROLACAKLAR ELBET
RİYAKÂRLIK MASKESİ
TAKANLARA DİKKATET