Ahmet Arıtürk

MASA BAŞINDA HAZIRLANAN ÇED RAPORLARI!

Ahmet Arıtürk

ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporları ile ilgili olarak sürekli bilgiler yansıtılmakta. Sadece İlimizde değil, Türkiye genelinde ÇED raporu alması gereken bütün tesisler, her ne hikmetse hep rapor alabilmekte. Hiçbir müracaat, duvara çarparak geri dönmemekte. Durum böyle olunca, ister istemez zihinlerde istifhamlar oluşuyor. O istifham da şu

ÇED RAPORLARI, ACABA BİR FORMALİTEDEN Mİ İBARET Mİ! ÇED RAPORLARI MASA BAŞINDA MI HAZIRLANIYOR?

Peki ÇED NEDİR, İşte ÇED’İN tarifi:

“Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), belirli bir proje veya gelişmenin, çevre üzerindeki önemli etkilerinin belirlendiği bir süreçtir. Bu süreç, kendi başına bir karar verme süreci değildir; karar verme süreci ile birlikte gelişen ve onu destekleyen bir süreçtir. Yeni proje ve gelişmelerin çevreye olabilecek sürekli veya geçici potansiyel etkilerinin sosyal sonuçlarını ve alternatif çözümlerini de içine alacak şekilde analizi ve değerlendirilmesidir. ÇED'in amacı; ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin önceden tespit edilip, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.

ÇED’in temel görevi, projelerle ve gelişmelerle ilgili karar vericilerin daha bütünsel, yani karara etkiyecek birden fazla faktörü göz önüne alır bir şekilde daha sağlıklı karar vermelerini sağlamak için, onlara projelerden kaynaklanabilecek çevresel etkileri net bir şekilde göstermektir.

ÇED, projelerle ilgili bütün ilgili tarafların bir araya geldiği ve görüş, kaygı ve önerilerini ortaya koyabildikleri demokratik ve şeffaf bir süreçtir. İlgili taraflar bu süreç içerisinde ortaya koydukları teknik bilgi ve görüşlerle projenin en optimal şekilde gelişimine katkı sağlarlar.

İyi işleyen bir ÇED sürecinin şeffaf tabiatı sayesinde, halka/diğer ilgili taraflara danışarak ve olabildiğince gerçekleştirilmesi istenen projeye ilişkin ve geniş çapta bilgi toplayarak, projenin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek olası problemler, henüz projenin tasarım aşamasında çözülebilir veya hafifletilebilir. Bu yolla (bazen öngörülen) problemlerin pek çoğu, fiili uygulama başlamadan çözülmeye çalışılır ve böylelikle maliyetli zaman kaybı önlenmiş olur.”

Şimdi, bugüne kadar haklarında ÇED raporu hazırlanan projeleri gözlerimizin önüne getirelim. Bunların hiç mi reddedilmesi gerekeni yoktu. Hepsi de mi çevreye uygun ve hiç mi tahribatları yok! Bir formalite olmaktan öteye gitmeyeceklerse, birbirimizi kandırmayı bırakalım!

“TERBİYE EVDE!”

Bilinen meşhur bir fıkra var. Fıkra Şu:

3 kardeş varmış bunların adı

Sanane, Banane ve Terbiye

imiş. Terbiye evde çamaşır yıkıyormuş.

SANANE

ile

BANANE

bakkala deterjan almaya gitmişler. Bakkal çocuğun birine sormuş;

-Senin adın ne demiş?

Çocuk samimiyetle cevap vermiş:

-SANANE!

Çocuğun cevabını kendisine hakaret olarak algalayan bakkal, diğer kardeşe sormuş:

-Senin adın ne?

İkinci çocuk da yine samimiyetle cevap vermiş:

-BANANE!

İkinci çocuğun da hakaret amaçlı cevap verdiği vehmine kapılan Bakkal:

-Siz nasıl çocuklarsınız, sizde hiç terbiye yok mu? demiş.

Çocuklar da;

-Terbiye

evde kaldı çamaşır yıkıyor!

diye cevap vermişler.

“Bu fıkrayı anımsatmak neden icap etti”

diye sorulursa cevabını vereyim.

Bazı siyaset erbabı öylesine hakaretamiz deylimler kullanıyorlar ki ister isteme

“TERBİYE EVDE”

deyimini çağrıştırıyorlar.

TAŞLAMA

NARİN GÜRAN OLAYI

HÂLÂ ÇÖZÜMLENMEDİ

SÖYLENTİLER DOLAŞIR

“ÖYLE DEDİ, O DEDİ”

İNSANLIK DA TAMAMEN

ÖLMÜŞ GİBİ İNANIN

İBRET ALINIZ İBRET

BU GAFLETTEN UYANIN

CAN TATLISI KÜÇÜK BİR

ÇOCUĞU KATLEDENLER

İNSAN SAYILMAZLAR Kİ

HAYVANDAN DA BETERLER

YAVRUSUNA KIYAN BİR

BAŞKA CANLI BULUNMAZ

BUNLAR HAYVANDAN EDNA

BÖYLE HAYVAN BULUNMAZ

Yazarın Diğer Yazıları