Laikliğin, yani devlet ve din işlerinin birbirinden ayırımının anayasaya girdiği tarih 5 Şubat 1937’dir.
Laikliğin uygulandığı ilk devlet Fransa olmuştur. 1789 Fransız Devrimi ile başlayan süreçte Cumhuriyetçiler ve Eski Düzen yanlıları (Kralcılar ve Katolik Kilisesi) arasındaki yoğun tartışma ve mücadelenin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Devletlerin dini ADALETTİR.
Devlet, bir dini öne çıkardığı zaman, vatandaşları arasında ayırım yapmış olur. Şimdi, Türkiye’nin yapısını düşünün. Bu ülkede sadece Müslümanlar yaşamıyor, Hristiyanlar, Yahudiler, Ateistler ve daha neler var neler.
Bu ülkenin Müslümanlarını bile aynı kategoriye koyamazsınız. Sünnilik ve Alevilik kavramlarının aralarındaki bariz farkları düşünün. Bu bir gerçektir ki bu ülkenin Sünnileri, Alevileri; Alevileri de Sünnileri İslam dışı olarak kabul ederler. Bir ara, Diyanet İşleri Başkanlığının fetva kurulu, yöneltilen bir soru üzerine “Sünni, ancak sünniyle evlenir, Alevi ile evlenemez” demişti. Yani, anayasada
(DEVLETİN DİNİ İSLAMDIR)
yazılırsa, hangi mezhebin tanıdığı İslamiyet olacak. Türkiye’de 20 milyonun üzerinde Alevi var.
23 Nisan 1920’de kurulan Meclis-i Mebusan (TBMM) 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmış, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan etmiş, 3 Mart 1924’te Halifeliği kaldırarak, laikliğe doğru adım-adım yol almıştır.
30 Kasım 1925’te tarikatların kaldırılması, tekke ve zaviyelerin kapatılması ile ilgili kanun çıkmış, 17 Şubat 1926’da Medeni Kanunun kabulü, laikliğe doğru atılan en önemli adım olmuştur.
Sonuç itibarıyla laiklik 5 şubat 1937’de Türkiye Cumhuriyetinin anayasasına girmiştir. Anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek ilk üç maddesi arasındadır.
Şimdi, laikliği dinsizlik olarak lanse etmek isteyenlere soralım. Kur’an-ı Kerim’i okumanızı, namaz kılmanızı, oruç tutmanızı, zekat vermenizi, hac görevini ifa etmenizi engelleyen bir yasa mı var. Kendi dini inanışları gereği sünniler, camilere; aleviler, cem evlerine; Hristiyanlar, kiliselere; Yahudiler, havralara serbestçe gidemiyorlar mı!
İşte laiklik budur. Doğrunun ve yanlışın takdiri YÜCE ALLAH’A AİTTİR.
TAŞLAMA
ASRIN FELAKETİYDİ,
ÜÇ YIL ÖNCE YAŞANAN
DEPREM DEĞİL ÖLDÜREN
HIRSIZLIKLARDIR İNAN
YIL İKİBİN YİRMİ ÜÇ
GÜNLERDEN ALTI ŞUBAT
ONBİR İL HARABOLDU
DEPREM SONUCU HEYHAT
DEPREM KÜÇÜK KIYAMET
İBRET ALMAK GEREKTİR
KIYAMET BÜYÜK DEPREM
HER CANLI ÖLECEKTİR
KIYAMETE İNANIR
YAŞAYANLAR DEPREMİ
(KÜÇÜK KIYAMET) DİYOR
DEPREMLERE BİL KİMİ
İBRET ALMAMIZ GEREK
DEPREM FELAKETİNDEN
NE ÇEKTİYSE BU MİLLET
HIRSIZLARDAN BİL Kİ SEN