Ahmet Arıtürk

KORONAVİRÜS PANDEMİSİ GÖLGESİNDE BİR BAYRAM!

Ahmet Arıtürk

Kurban Bayramına şunun şurasında 3 gün kaldı.30 Temmuz Perşembe günü Ağustos Cumartesi günü Kurban Bayramının Arifesi. Hacı adayları Arife günü

Arafat

Dağına

çıkarak

Hacı

olacaklar. 31 Temmuz 2020 Cuma günü ise Kurban bayramının birinci günü.

Kurban Bayramının öncelikli özelliği,

HAC FARİZASININ,

bu dönem içinde ifa edilmesidir. Ancak bu yıl aylardan beri süregelen KORONAVİRÜS PANDEMİSİ nedeniyle Suudi Arabistan ülke dışından Hacı Adayı kabul etmezken, Hacı adayları sayısına da sınırlama getirilmiş bulunulmaktadır. Sözün özü, bu yılın kurban bayramı koronavirüs pandemisi gölgesinde kutlanacak bir bayram olacaktır.

Kurban Bayramının ikinci önemli özelliği ise, bayram günlerinde kesilen Kurbanlardır. Kurbanların kesilmesinin elbette çok önemli hikmetleri vardır. Müslümanları birbirine kaynaştırmayı ve yardımlaşmayı teşvik yanında Kurban kesmek,

İSMAİLLERİN KAN DİYETİ olarak vurgulanır.

Kurban Kesmek bütün mezheplerde sünnettir. Hanefilere göre

VACİP,

Şafiilere göre ise

SÜNNET-İ

MÜEKKEDE

olan kurban kesimini ihmal etmemek gerekir. Zaten,

VACİP ile SÜNNET-İ MÜEKKEDE

aynı anlama gelen dini terimlerdir. Özellikle, Şafii Mezhebinden olan Müslüman kardeşlerimizin dikkatlerini çekiyor ve gücü olup da kurban kesmeyenler için

PEYGAMBER EFENDİMİZ HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selâm olsun) “GÜCÜ OLDUĞU HALDE KURBAN KESMEYENLER CAMİLERİMİZE YAKLAŞMASINLAR” Hâdis-i Şeriflerini anımsatıyoruz.

Mali durumu iyi olan Müslümanlar bayramın ilk günündün başlayarak

KURBANLARINI KESECEKLER

ve çok önemli bir görevi ifa etmiş olacaklar. Yine Bayramın birinci günü güneşin doğmasından kısa bir süre sonra camilerde

BAYRAM NAMAZI

kılınacak. Maalesef, yine KORONAVİRÜS PANDEMİSİ yüzünden bayram namazının ihtişamına gölge düşecek, fiziki mesafe ve maske kullanılarak kılınacak Bayram namazı, İslam tarihinde bir ilk olacak.

Bayramlar sevinç, neşe, yardımlaşma, kaynaşma, birlik beraberlik içinde olunması gereken günlerdir. Kurban Bayramında, kurban kesilmesinin hikmeti,

Hazret-i İBRAHİM’İN rüyasının tahakkukudur. Hazret-i İbrahim,

Hacer Anamızdan bir erkek çocuğu olması durumunda, en sevdiği şeyi

HAZRET-İ ALLAH (CELLE

CELELÜHÜ)

için kurban olarak kesmeyi adamıştır. Hazret-i İsmail büyüyüp, oyun oynayacak çağlarda bir çocuk olunca, Hazret-i İbrahim’e bir rüyayı sadık yoluyla adağı hatırlatılır. Hazret-i İbrahim, adağını yerine getirmek için koçlar kurban eder, aynı rüya üç defa tekrarlanır. Arttırılarak kesilen kurbanlıklar adağın yerine geçmez. Kedisine

(En sevdiği şeyi adadığı)

anımsatılır. Hazret-i İbrahim, en sevdiği şeyin Oğlu İsmail ve dolayısıyla kendisinden istenilenin İsmail’i kurban etmesi olduğunu anlayarak, kurban olarak Hazret-i İsmail’i kesmek için beraberinde dağa götürür. Evden gidince, en sağlam bıçaklarını bileyerek beraberinde götürür ki, bir an önce İsmail’i kesebilsin.

Hazret-i İbrahim ve Hazret-i İsmail birlikte dağa doğru giderlerken, Şeytan, Hacer Annemize giderek, İbrahim’in, İsmail’i gördüğü bir rüya için kurban edeceğini söyler. Analık duygusunu tahrik ederek müdahale etmeye ve önlemeye teşvik eder, Ancak, Hacer Annemiz, Eşi Hazret-i İbrahim’e inanmakta ve O’nun, Allah’ın emri dışında bir iş yapmayacağına güvenmektedir. Bunun için, taşlayarak şeytanı kovar. Şeytan, bu defa Hazret-i İsmail’i kandırmak ister. O’na da, babasının gördüğü bir rüya için kendisini keseceğini söyler. Babasına itaat etmekten vazgeçirmeğe çalışır. Ancak, Hazret-i İsmail de babasının, Allah’ın emri dışına çıkmayacağını belirterek, o da taşlayarak şeytanı kovar. Son çare olarak tekrar Hazret-i İbrahim’e yönelen şeytan, O’nu kandırmak istese de, aynı şekilde taşlanarak kovulur. İşte, Hac farizası sırasında uygulanan

ŞEYTAN TAŞLAMA OLAYI

bunun temsili olarak tekrarlanmasıdır

Hazret-i İbrahim büyük bir teslimiyet içinde gözlerini bağladığı Hazreti İsmail’i kesmek için en keskin bıçağını defalarca boynuna vurmasına karşılık, kayaları bile paramparça eden bıçak,

Yüce ALLAH’tan

aldığı emirle, İsmail’i kesmez. O sırada Hazret-i Cebrail, yine

Yüce ALLAH’ın

emriyle cennetten aldığı bir koçu İsmail’e bedel olarak kesilmek üzere

“ALLAH-U EKBER”

tekbirleriyle Hazret-i İbrahim’e getirir ve Hazret-i Allah’ın emrini ileterek, İsmail’in yerine cennetten getirilen koçu kurban kesmesini söyler. Bunu duyan Hazret-i İbrahim de

(LE İLEHE İLLALLAHU VALLAHU EKBER)

diyerek tekbir getirir ve

Cenab-ı Hakkı

ulular. Bu duruma şahit olan Hazret-i İsmail de

(ALLAH-U EKBER VELİLLEHİL HAMD)

diyerek tekbir getirir. İşte, Kurban Bayramında getirilen

TEŞRİK TEKBİRLERİNİN DE ÖZETLE GEREKÇESİ BUDUR.

Rabbim bizi, geçmiş bayramlarda olduğu gibi musafaha ederek, kucaklaşarak kutladığımız Bayramlara tez elden ulaştırsın. Pandemi endişesinden uzak bayram namazı kılmayı nasip eylesin…

TAŞLAMALAR

MÜSLÜMANLAR DÜNYADA

NEDEN ÖKSÜZ VE YETİM

KABAHAT BİZDE DOSTUM

BU GERÇEĞİ BİLELİM

BİRBİRİMİZE DÜŞTÜK

GÂVURLARA YEM OLDUK

BU GAFLET UYKUSUNDAN

SİLKİNİP KALKSAK ARTIK

MÜSLÜMAN ÜLKELERİ

GÂVUR TALAN ETMEKTE

KABAHATİN BÜYÜĞÜ

BİZLERDEDİR ELBETTE

YANGIN YERİNE DÖNMÜŞ

BÜTÜN ÂLEMİ İSLÂM

IRAK, LİBYA, SURİYE

YANGIN YERİ TASTAMAM

Yazarın Diğer Yazıları