Dünyada kaygısız insan yoktur. Bütün insanların kaygılı oldukları durumlar, hususlar, görüşler ve olaylar vardır. Medeniyet geliştikçe, insanların istemleri de gelişmekte ve adeta medeniyete ayak uydurmaktadır.
Toplumlarda genelde fakirlerin kaygılı oldukları düşünülür amma inanın ki, zengin olanlar daha da kaygılıdır. Şimdi zengin ile fakir arasındaki kaygıları vurgulamağa çalışalım.
*Fakir, ayakkabısının tabanının delinmesinden ve su çekmesinden kaygılanır.
*Zengin, arabasının modelini değiştirememekten,
*Fakir, ucuzluk pazarında bedenine uygun elbise bulamamaktan kaygılanır,
*Zengin, son modayı takip edememekten. Aldığı son model elbiseyi giydiğinde, aynı elbiseden giymiş olan rakipleriyle pişti olmaktan!
*Fakir, oturduğu evin kirasının arttırılmasından veya ev sahibi tarafından tahliye davası açılmasından kaygılanır,
*Zengin, kiraladığı dairelerdeki kiracılar arasında kira ödeyemeyecek durumda çıkabileceklerden. Evi tahliye ettirmek istediği zaman düşebileceği sıkıntılı durumlardan!
*Fakir, akşam eve elleri boş gitmekten kaygılanır,
*Zengin, eve göndereceği gıdaların organik olmaması ihtimalinden.
*Fakir ve güvencesiz işçi, işvereninin her an kendisini kapı önüne koyması ihtimalinden kaygılanır,
*Zengin, işyerlerindeki çalışanlarının zam talebiyle, greve gitmelerinden.
*Fakir, hanımının yoksulluktan bunalarak kendisini terk etmesinden,
*Zengin, hanımının kendisini genç şoförüyle aldatmasından.
*Fakir, döviz bazında borçlarının, döviz fiyatlarının yükselmesiyle artmasından,
*Zengin, döviz cinsi birikimlerini, döviz fiyatlarının düşmesiyle yaşayacağı kayıplardan,
*Fakir, çok sayıda çocuk sahibi olup, ailesini geçindirememekten,
*Kısır zengin, çocuksuz kalmaktan,
Zengin ile fakir arasındaki kaygı farklılıklarını daha çok uzatabiliriz amma, anlayanlar için bu kadar yeter.
Sözün özü, (GEL DE KAYGILINMA) demek olmalı!
ANEKDOT
Geçmiş yıllarda, komşu olan iki aile varmış. Bu ailelerden biri çok zengin, diğeri ise çok fakirmiş! Ama gelin görün ki, fakir ailenin kahkahaları hiç eksik olmuyor, buna karşılık zengin aile mutsuz bir sessizlik içindeymiş. Zengin komşu, merak ederek yolda rastladığı fakir komşusuna sormuş:
-Allah ziyade etsin! Ailece mutluluk içinde olduğunuz, evimize kadar yansıyan kahkahalarınızdan belli. Peki, sizi bu kadar mutlu kılan nedir?
Fakir komşu cevap vermiş:
-Bir altıntopumuz var. Ben, hanıma; hanım da bana atıyor. Kahkahalarımız bu yüzden!
Fakir komşusunun, bir atın topa nasıl sahip olabileceğini düşünmeyen, zengin tüccar, bir kuyumcuya giderek altından bir top yaptırmış. Geceleyin hanımını karşısına alarak sözde top oynamışlar. Altıntopu birbirine atmışlar. Bu sırada, top yanlışlıkla hanımın suratına çarpmış. Hanımı da, duyduğu acıdan feryada başlamış.
Top oynamanın işe yaramadığını anlayan zengin, ertesi gün yolda karşılaştığı fakir komşusuna sitem etmiş:
-Sen bana, altıntopla oynuyoruz, evimizdeki kahkahaların sebebi bu dedin! Ben de altından top yaptırarak eve götürdüm. Birbirimize atarken, yanlışlıkla hanımın yüzüne çarptı. Kadın, feryat ve figana başladı.
deyince, fakir cevap vermiş:
-Benim bahsettiğim altıntop, bizim yaşam kaynağımız olan çocuğuz! Biz, annesiyle çocuğumuzu birbirimize atıyor ve öyle eğleniyoruz!
demiş.
Zengin, ama çocuksuz ailenin durumu da işte böyleymiş!
TAŞLAMA
İKİBİNYİRMİBEŞ DE
ZAM YILI OLACAKTIR
İĞNEDEN İPLİĞE DEK
HER ŞEY ZAMLANACAKTIR
BENZİNE, TÜPGAZINA,
İÇKİYE, SİGARAYA
ZAM YAPILDI BAKALIM
NE KONACAK SIRAYA
ELEKTRİK, DOĞALGAZ
ZAMDAN NASİPLENDİLER
YOLDA DAHA NELER VAR
NELERİ EKLEDİLER
SIRADA YENİ ZAMLAR
VAR DENİLİR DOĞRUDUR
ZAMMIN HABERCİSİ BİL,
BÜTÇE AÇIKLARIDIR
EMEKLİ, MEMUR, İŞÇİ
MAAŞLARINA ZAM YOK
BORDRONUN MAHKUMLARI,
YARI AÇTIR, YARI TOK