Ahmet Arıtürk

KARNE GÜNÜ, NOSTALJİSİ!

Ahmet Arıtürk

2022/2023 eğitim ve öğretim yılının yarıyıl tatili geldi çattı. Öğrenciler, 20 Ocak 2023 günü karnelerini alarak 3 Şubat 2023 gününe kadar tatile girdiler. Yarıyıl tatili başlarken sayıları milyonlarla ifade edilen öğrenciler karnelerini aldılar. Özellikle karnelerin verilmesi beni nostaljik duygulara kaptırdı. Benim ve akranlarımın öğrenci oldukları 50-60 yıl öncelerine götürdü. O yıllarda, bir ders yılı içinde 3 karne verilirdi. İlk iki karnede 15’er gün tatilimiz vardı. Üçüncü karne ise yılsonu karnesiydi. Dolayısıyla yılsonu tatili başlardı.

Doğrusunu isterseniz, başarılı bir öğrenci değildim. Bu bakımdan, karne alınacak günler canım çok, hem de pek çok sıkılırdı. Derslerime çalışmazdım, daha doğrusu pek çalışma fırsatı bulmazdım. Çünkü küçük yaştan itibaren matbaada mürettip olarak çalışmaktaydım. Okul çıkışlarında matbaaya giderdim. Genelde Cumartesi ve Pazar günleri de matbaada çalışırdım. Belki kendimi sıksaydım matbaada çalışmaktayken bile okulda da başarılı bir öğrenci olabilirdim. Ama okulda kendimi hep iğreti gördüm. Bazı dersleri sevdiğim, ilgilendiğim için çalışırdım. Çalıştığım derslerden 9, 10 aldıklarım olurdu. Amma çalışmadığım derslerden 1, 2, 3 aldığım da çoktu.

Daha 18 aylık bir bebekken memur olan babam Hüsnü Arıtürk Rahmet-i Rahman’a kavuşmuştu. O yıllarda emekli yasasına göre 10 yılını doldurmayan memurların dul ve yetimlerine maaş bağlanmazdı. Merhum Babam vefat ettiğinde 10 yıllık hizmet süresini doldurmamıştı. Dedem Hacı Salih Çeto (babamın babası) da ben 5-6 yaşlarındayken rahmete kavuştu. Dedem vefat ettiğinde en büyüğümüz (Ağabeyim) 12-13 yaşlarındaydı. 2 yaş büyüğüm (ablam) ve ikiz kardeşimle birlikte 5 yetim çocuktuk. Dedem, o yıllara göre zengin sayılırdı amma, sonuç itibarıyla hazıra dağ dayanmazdı. Bu yüzden bir taraftan çalışırken, bir taraftan da sözde okuyorduk.

Oysa memuriyete intisap etmek için olmasa bile okumak, yüksek tahsilli olmak yaşadığımız yüzyılın en temel gereksinimlerinden biridir. Su kadar, ekmek kadar, hatta soluduğumuz hava kadar zaruri bir ihtiyaçtır. Bir ara, kendi kendime yarım kalan tahsilimi tamamlamağa karar verdim. İmam Hatip Lisesini hariçten bitirdim. Amacım, açık öğretim yoluyla yüksek tahsil yapmaktı. Amma, sorunlar fırsat vermedi. Araya çeşitli engeller çıktı. Eşim kanser denilen menhus illete yakalanmıştı. 10 yıl süreyle bir ayağımız Siirt’te, bir ayağımız Adana’da Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesinde oldu. Siirt-Adana arasında mekik dokuduk. Sözün özü, yüksek tahsil yapamamış olmaktan dolayı kendimi hep yarım hissettim. Şimdi de kendi kendime yarım insan gözüyle bakıyorum. Hatta yıllar önce yazdığım bir şiirimle bu duygularımı vurguladım. Yeri gelmişken, karnelerinde zayıfları olan öğrencilere üzülmemelerini ve çalışarak telafi etmelerini, mutlaka, ama mutlaka yüksek tahsil yapmanın günümüzün olmazsa olmazlarından olduğunu anımsatarak, kendimle ilgili

(BEN BİR YARIM ADAM)

şiirimle yazımı noktalıyorum:

BEN BİR YARIM ADAM, YARIM GAZTECİ

YARIM BİR YAZARIM, BAKARSAN SÖZDE

YARIM ŞÂİR, YARIM POLİTİKACI

EMEKLİ BİR MEMUR, KİMLİĞİM İŞTE

TEDBİRİ, TAKRİRİ, TAHSİLİ YARIM

GEÇİMİ, SEÇİMİ, BİÇİMİ BİLE

HEP YARIDA KALAN SAKAT BİR İNSAN

DERTTEN KURTULUR MU, ÇABA NAFİLE

HEP YARIMDA KALDIM BUGÜNE KADAR

NE TAM AKILLIYIM, NE DELİYİM TAM

SÖYLER MİSİN DOSTUM, NE İŞE YARAR

BENİM GİBİ BÖYLE YARIM BİR ADAM

İÇKİ VE SİGARA ZAMLARI

Öncelikle belirteyim ki, ne içki, ne de sigara içmem. Ancak bu ikisinin fiyatlarına sürekli zam yapılmasına da karşıyım. Zammın amacı tiryakilerin  içki ve sigara içmelerini amaçlamaksa, bu durumun geri teptiğini belirtmekte yarar var. Tiryaki olanlar kendilerini, hatta ailelerini aç bırakmak pahasına içki de sigara içiyorlar. Hem de zam yapanların (ŞEREFİNE….) diyerek kadeh kaldırıyorlar.

İçki ve Sigara vergilerinden milyar dolarlar sağlanıyor. TEKEL’İN kapısına kilit vuruldu. Sigara ve alkollü içkilerin tedariki ve pazarlanması işi özel sektöre kaldı.

İçmesem bile, geçmiş yıllarda TEKEL tarafından üretilen sigara paketlerinin adlarını elbette ki biliyorum. Anımsadıklarımın adlarını yazarak, geçmişe not düşeyim. En ucuz sigara DOĞU adı verileniydi. GELİNCİK, YENİCE, KULÜP, SİPAHİ, HARMAN, BİTLİS adlarıyla üretilen sigara paketleri vardı. Bir de içinde sigara kâğıdı olan tütün paketleri bulunurdu. Alanlar, tütünü, sigara için üretilen tabaklara koyar, boş zamanlarında keyifle sararlardı. Tütün sararak sigara içmek, onlara ayrı bir zevk verirdi. Sigara tabağının elden ele dolaştığı olurdu. Bu arada, tekelin tütününü beğenmeyen ve kaçak tütün tedarik edenler de vardı. Hatta aldıkları tütünleri ve sigara kâğıtlarını evde hanımlarına sardıran erkekler bile olurdu.

Sigara tiryakileri ve özellikle tütün sararak içenler, tütünlerinin kalitesini öve-öve bitirmezlerdi. Bir mecliste, sigara tabağının elden ele dolaştığına çok şahit olmuşluğum var.

Tekel tarafından üretilen sigaralar arasında SUBAY ve ERLER için üretilen özel sigara paketleri de vardı. Bu paketler, SUBAY SİGARASI, ASKER SİGARASI adı altında kışlalarda dağıtılırdı.

TEKEL özelleştirilince, sigara ve içki piyasası da özel sektörün insafına terkedilmiş oldu. En ucuz sigara paketi 35 TL ama 45 TL olan sigara paketleri bile var.

Son zamanlarda, kaçak sigaraya talebin artmasının sebebi, fahiş fiyat artışlarıdır. Kaçak sigaraya ve içkiye genelde dar gelirli tiryakiler rağbet etmekteler. Tıpkı, kaçak içkiye rağbet ederek, yaşamlarını yitirenler gibi.

İnanır mısınız, bugünün yöneticileri SİGARA ve İÇKİYE karşı yaptığı mücadelesiyle ünlenmiş olan Sultan 4. Murad’a bile rahmet okutmaktadırlar.

Haram veya mekruh olduğu için sigara ve içki fiyatlarına sürekli zam yapanlar, işin doğrusunu söylesinler de bu emtialardan sağlanan verginin miktarını açıklasalar barı…

TAŞLAMA

OKULLAR TATİL OLDU

19 MİLYON KİŞİ

KONTROLSUZ KALMASIN

KONTROL KİMİN İŞİ

KARNE, BİZİM KARNEMİZ

VELİLERİN KARNESİ

BİZ HER NEYSEK KARNEDE

YAZILAN ODUR BELLİ

VELİLER, ZAYIF ALAN

ÇOCUĞU AZARLAMAK

DEĞİL ÖZ ELEŞTRİ

YAPMALIDIRLAR MUTLAK

VELİLER İÇİN DAHİ

GEÇERLİDİR KARNELER

YÜZDE DOKSAN VELİNİN

YANSIMASIDIR NOTLAR

Yazarın Diğer Yazıları