Bütün insanlığın yaşamını zehir eden
KORONAVİRÜS PANDEMİSİNDEN
kurtulsak bile, artık dünyanın koronavirüs öncesinin dünyası olması mümkün değildir. Koronavirüs öncesi dünya geri gelmeyecektir. İnsanları yeni bir yaşam, yeni kurallar ve yeni bir düzen bekliyor. Çalışma düzeni değişecek. Belki şehirlerarası seyahatlerde bile bir nevi pasaport uygulamasına gidilecektir. Sinemalar, tiyatrolar, konserler, futbol karşılaşmaları ve sporun bütün dallarına kısıtlamalar getirilecek, okullarda başlatılan uzaktan eğitim, belki de kalıcı hale dönüştürülecektir. Şehirler tenhalaşacak, köylere dönüşler başlayacak, toplu taşıma araçlarına rağbet azalacak, tek veya iki kişinin bindikleri bisikletler, motosikletler yaygınlaşacaktır.
İnsanlar, birbirlerine daha mesafeli davranacak, eskisi gibi sarılmalar, kucaklaşmalar kalmayacaktır. Törenler, düğünler, toplu etkinlikler bir hayli sınırlanacaktır. İnsanlar, karşısındakilere potansiyel hasta gözüyle bakacak, konuşurken bile tedirginlik duyacaktır. İnsanlar arasında yakın temas yaşanmayacak, konuşurken en az bir metre mesafe kuralına uyulacaktır.
Ellerini, yüzlerini yıkamağa üşenenler bile ellerini sık sık su ve sabun ile yıkamağa başlayacak, insanlar devamlı olarak maske ve eldiven kullanmak durumunda olacaktır.
Evet, salgını atlatsak bile koronavirüs öncesi günlerimizi çok arayacağız ve konuştuğumuz zaman,
(DAHA ÖNCE NE GÜZEL BİR YAŞAMIMIZ VARMIŞ DA, HABERİMİZ YOKMUŞ) DİYECEĞİZ…
Evet, Türkiye'nin ve dünyanın bir numaralı gündem maddesi olan
KORONAVİRÜS
veya Tıptaki adıyla
COVID-19
PANDEMİSİ
yüzünden dünya genelinde hayatlarını kaybedenlerin sayıları 3 milyon dolaylarına ulaşmış bulunmaktadır.
Koronavirüs
, elbette salgın hastalıkların ne ilki, ne de sonuncusu olacaktır. İnsanlık tarihi incelendiğinde daha önce de nice salgın hastalıkların baş gösterdiği, bu salgınlar sonucu milyonlarca insanların öldükleri görülecektir.
VEBA, ÇİÇEK, KOLERA, SARIHUMMA, DOMUZ GRİBİ, HIV/AIDS, SARS, MERS,
EBOLA, TİFO, VEREM, SITMA, KUDUS, TETANOZ
ve benzeri salgınlardan ölenlerin sayıları milyonlarla ifade edilmektedir.
Koronavirüsten bile tehlikeli olan bu salgınlar, aşılarının bulunması sonrasında etkilerini kaybetmiş ve insanlık için korkutucu olmaktan çıkmışlardır. İster 1, ister birkaç yıl içinde olsun Koronavirüsün aşısı da, ilacı da bulunacak ve insanlık için tehdit olmaktan çıkacaktır. Ancak, öyle virüsler var ki, bunların aşılarının bulunması mümkün değildir ve olmayacaktır. Gelin aşısı bulunamayan ve bulunamayacak olan bu virüslerden örnekler verelim:
KİBİR VİRÜSÜ:
İnsanlar, bu virüsü İblis’ten
(ŞEYTAN)
tevarüs etmişlerdir. Bu virüsün bir adı da
ENANİYET’TİR
. Aşısı bulunmamıştır ve bulunamayacaktır. Bu virüsü taşıyanlar, her şeyin en iyisini kendilerinin bildiğini, dünyanın kendi etraflarında döndüğünü zannederler.
YALAKALIK VİRÜSÜ:
Bu virüsü taşıyanlar, kendi menfaatleri gereği en kötü, en zalim insanları meth-ü sena etmeyi iş bilmişlerdir. Efendileri yüzlerine tükürse, yağmur yağıyor diye şükrederler. Bu virüsün bir adı da
DALKAVUKLUK VİRÜSÜDÜR.
RİYAKÂRLIK VİRÜSÜ:
Bu virüsü taşıyanların özellikleri, yaşadıkları toplumun duygularını sömürmeleridir. En çok sömürdükleri ise insanların
DİNİ VE MİLLİ DUYGULARIDIR.
FESAT VİRÜSÜ:
Bu virüsü taşıyanlar genelde dedikoducu olanlardır. Namuslu insanlara iftira atar, insanları birbirine düşürmek için çaba içinde olurlar. Konumlarına göre aileleri, aşiretleri, devletleri birbirine düşürürler.
İHANET VİRÜSÜ:
Bu virüsün taşıyıcıları, gerekirse en yakınlarına ihanet etmekten kaçınmazlar. Sezarlara karşı birer Brütüs’türler.
RÜŞVET VİRÜSÜ:
Bu bulaşı oldukça yaygın salgınlardandır. Güçlerine ve mevkilerine göre, rüşvet almadan iş yapmazlar.
ADALET VİRÜSÜ:
Bu virüsün hamilleri, adaletin içine ederler. Suçluyu, suçsuz; suçsuzu, suçlu yaparlar.
İSRAF VİRÜSÜ:
İçlerinde israf virüsü taşıyanlar, sadece kendilerine ait değil, kendilerine emanet edilen millet malını da israf ederler. Menfaatleri gereği doğayı tahrip etmekten bile çekinmezler.
HIRS VİRÜSÜ:
Bu virüsü taşıyanların gözleri doymaz. Makamlar, zenginlikler, güzellikler yalnız kendilerinin olsun isterler. Bunların gözlerini sonunda doyuracak olan sadece bir avuç toprak olacaktır.
SÖMÜRÜ VİRÜSÜ:
Bu virüs kademe kademedir. Bu virüsün bulaştığı kuvvetli, zayıfı; patron, işçiyi; büyük devletler, küçük devletleri sömürmek işinde yarışırlar.
İHTİYARLIK VİRÜSÜ:
Bu virüs, bütün insanların ortak alanıdır. Hiçbir insan bu virüsten kurtulamaz. Bu virüsün de aşısı yoktur, asla aşısı bulunamaz.
***
Koronavirüs pandemisinden tüm insanlık âleminin bir an önce kurtulması dileklerimizle…
TAŞLAMA
KORONA’YI ATLATSAK
YA DİĞER VİRÜSLERDEN
NASIL KURTULACAĞIZ
ZOR, HEM ÇOK ZOR GERÇEKTEN
KİBİR VİRÜSÜ VE DE
YALAKALIK VİRÜSÜ
BİR VİRÜS VAR VE ADI
SÖMÜRÜDÜR SÖMÜRÜ
ADALETE MUSALLAT
OLAN VİRÜS BİLİNİZ
EN TEHLİKELİ VİRÜS
OLMASIN BİR ŞÜPHENİZ
RİYAKÂRLIK, İHANET,
İSRAF VİRÜSLERİ VAR
RÜŞVET VİRÜSÜ İLE
KATLANIR GELİR BUNLAR