2 Mart 2023’te bir araya gelen MİLLET İTTİFAKI bileşenlerinin ortak bir metin imzalayarak yayınlamalarından sonra, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in partisinin ittifaktan ayrıldığına ilişkin
SERT BİR ÜSLUPLA VE EDEBE
MUGAYİR BİR ŞEKİLDE
yaptığı açıklama, siyasi bir deprem olarak algılandı. İttifaktan ayrılmasının sebebi neymiş efendim, diğer beş bileşenin cumhurbaşkanlığı için adaylığını önerdikleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanması ihtimali yokmuş. Onun yerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu veya Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olursa kazanacakmış. Diğer beş siyasi partinin göremediğini meğer yalnız İYİ Parti Genel Başkanı Bayan Akşener görebilmiş. Üstün ferasete ve zekaya bakın!!!
Kimilerine göre, İYİ Partinin ayrılması ittifakı güçsüz duruma düşürecekmiş. Ben bunun tam aksini söylüyorum. İYİ Partinin ayrılması ittifakı zayıflatmak şöyle dursun, güçlendirecektir. İttifakın diğer beş bileşeni İYİ Partiyi gücendirmemek için sol partilere ve özellikle HDP’ye selam bile veremiyorlardı. Oysa seçimin kaderi sol partilerin ve HDP’nin elinde. Onlar hangi tarafa meyletseler kazanacak odur. Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, İTTİFAK YENİ RENKLERLE GÜÇLENECEK.
Şimdi, bazı aklı evveller araya girerek İYİ Partinin ittifaka geri dönmesi için çaba gösteriyorlarmış. Şunu açık ve net olarak söyleyeyim ki, bu saatten sonra İYİ Partinin geri dönmesi, ittifaka yarar değil, büyük zarar verecektir. Ben MİLLET İTTİFAKINDA YETKİLİ OLSAM, İYİ PARTİNİN İTTİFAKTAN ATILDIĞINI İLAN EDERDİM.
Olur ya, İYİ Parti verdiği çok yanlış kararından dönmeğe kalkışırsa sakın ha sakın, ittifaka dahil edilmesin. Kendisine
(KAPI AÇIK, İSTENMİYORSUN ARTIK) DENİLSİN VE KAPI SURATINA KAPATILSIN…
ERUH ESKİ KAYMAKAMI MUSTAFA ERDOĞAN’DAN SELAM VE SİTEM
1982-1984 yılları arasında Eruh ilçemizde Kaymakam olarak görev yapan Sayın Mustafa Erdoğan’dan bütün Eruhlulara ve Siirtlilere selam var. Eski Kaymakamımızın sitemi ise benden. Doğrusunu isterseniz, konuyu kavrayınca hak vermedim de değil.
Bu internet denilen meret var ya, kimselerin peşini bırakmıyor. Geçmiş yıllarda, bugün söylediklerinin tam aksini söyleyen siyaset erbabının durumlarını görüyoruz. (Yok, ben demedim) diyemiyor. Çünkü görüntüsüyle sesiyle, dün ne söylediği, ne yazdığı görüntüleriyle ortada.
Sayın Kaymakam da, internette Siirt ve Eruh’la ilgili eski hatıralarını kurcalarken, 09 Mayıs 2018 tarihli
(HAZA VALİ BİR VALİ)
başlıklı Merhum ve mağfur Valilerimizden Recep Birsin Özen ile ilgili yazımı görmüş, bahse konu yazıda kendi adı da geçtiği için merak ederek okumuş. Yazıda Sayın Kaymakamla ilgili geçen bölüm aynen şöyle:
Sayın Özen’in İlimizde hizmet yaptığı 1984-1985’li yıllarda yaşanan en önemli olay 1984 yılının 15 Ağustos günü henüz adı duyulmamış olan PKK örgütüne mensup bir grubun, Eruh ilçemizi basarak ilk terör eylemini başlatmaları olmuştur. Aynı saatlerde ve eş zamanlı olarak Hakkari’nin Şemdinli ilçesi de baskına uğramıştı. Baskını yapan PKK’lı gruplar, ilçelerin minarelerindeki hoparlörlerle halkı, tespit edilen alanlara toplanmağa çağırmışlardı. Eruh’taki baskın sırasında karakoldaki erlerden Süleyman Aydın Şehit edilmiş, 6 kadar asker de yaralanmıştı. İlçenin telefonları kesilmişti. O yıllarda cep telefonu denilen meret de yoktu. PKK’lı teröristler ilçenin meydanında topladıkları vatandaşlara, örgütlerinin propagandasını yapmak yanında bir amaçları da, ilçenin tek banka şubesi olan Ziraat Bankasını soymaktı. Ziraat Bankası Müdürü, tavuk kümesine saklandığından, arasalar da bulamamışlardı. Bankanın çelik kasasını açamamış, çok ağır olduğu için de beraberlerinde götürememişlerdi.
O DÖNEMDE ERUH İLÇE KAYMAKAMI OLAN MUSTAFA ERDOĞAN BASKINI HABER ALINCA GİZLENMİŞTİ.
Teröristler, onu da aramışlar ama bulamamışlardı. Teröristler, karakoldaki silahları aldıktan ve propagandalarını yaptıktan sonra, gece saat 24:00’ten sonra ilçeyi terk ettiler.
Teröristlerin Eruh’u terk ettikleri kesin olarak anlaşılınca Kaymakam Mustafa Erdoğan, yanına o yıllarda Eruh’ta Orman Bölge Şefi olarak görev yapan Ali Aksu’yu ve 2 jandarma erini de alarak, baskın yediklerini iletmek için Siirt’e gelmiş ve gece sabah saatlerine yakın, Valilik Konağına ulaşmışlardı. Kaymakam, konağın nöbetçilerden Vali’nin derhal uyandırılmasını istemişti. Henüz gün doğmamıştı. Böyle erken bir saatte Valiyi uykusundan uyandırmanın doğru olmayacağı söylense de Kaymakam’ın ısrarı karşısında Valiyi uyandırmaya mecbur kalırlar. Vali Recep Birsin Özen mütevazi ve sempatik bir devlet adamıydı. Yüzünden hiç gülümseme eksik olmazdı. Henüz gün doğmadan uykudan uyandırılmaktan asla rahatsız olmamış bilakis, hassasiyetinden dolayı Kaymakam’a teşekkür etmişti. Kaymakamın, ilçede yaşananları anlatması O’nu da bir hayli endişelendirmiş, hatta dehşete düşürmüştü. Hemen Ankara’yı arayarak olayı bildirmişti.”
Yazıda geçen
“O DÖNEMDE ERUH İLÇE KAYMAKAMI OLAN MUSTAFA ERDOĞAN BASKINI HABER ALINCA GİZLENMİŞTİ”
cümlesi haklı olarak Sayın Mustafa Erdoğan’ı üzmüş olacak ki, yine internet sayesinde telefon numaramı bularak beni aradı. Eruh ve Siirt halkına selamlarının iletilmesini istedikten sonra
“BASKIN GÜNÜ, BEN GİZLENMEDİM. BASKIN SIRASINDA, HAKİM VE SAVCI ARKADAŞLARLA BİR ARADAYDIK, OTURMUŞ, SOHBET EDİYORDUK. BASKINI HABER ALINCA HEMEN DURUMA MÜDAHALE İÇİN KALKTIK. İŞ OLUP BİTMİŞ, TERÖRİSTLER ÇEKİP GİTMİŞTİ.)
Sayın Mustafa Erdoğan’ın siteminden sonra, Eruh baskını ile ilgili olaya geniş yer verdiğim
“SİİRT İLE İLGİLİ ANEKDOTLAR”
kitabımıza baktım, aynen şöyle bir bölüm var:
“Kara haber telgraftan tez gider” derler amma, Eruh’un basılmasını bildirmek öyle kolay olmadı.
“İlçemiz basıldı”
haberini Valiliğe bildirebilmek Kaymakam Mustafa Erdoğan’a düşüyordu. Şimdi gecenin karanlığında yola çıkmak hiç de akıl işi değildi… Dahası gitmeğe yürek isterdi… İşte o yürek genç Kaymakam Mustafa Erdoğan’da, Orman Bölge Şefi Ali Aksu’da dahası bugün kimsenin adını bile hatırlamadığı Siirt’ten Eruh’a yolcu getiren ve karanlık çökünce geri dönmeyen bir taksi şoföründe
vardı.
Yanlarına bir jandarma eri aldılar. Taksi şoförü “Valla beyim bunlar yola bile pusu kurmuşlardır. Gidiyoruz amma, Allah sonumuzu hayır ede” dedi. Kaymakam “Ne pahasına olursa olsun gitmeliyiz. Sabahı bekleyecek zaman değil” karşılığını verdi.
Vali Konağının önüne geldiklerinde saat 02:00 civarıydı. Konağın bekçisi Vali’yi rahatsız etmekten korkuyor, “Sayın Kaymakamım sabah gelseniz olmaz mı?” diyordu. Kaymakam, bekçiyi tersledi ve Vali Recep Birsin Özen uyandırıldı. İlçesi basılan Kaymakam çok sıkıntılıydı. Gerilimli bir yolculuktan sonra Vali konağına ulaştığında bitkin vaziyetteydi. Bayılacaktı. Daha Kaymakam ağzını açmadan jandarma er konuştu:
“Vali abi bizim ilçeyi bastılar. Bölük yazıcımız Süleyman Aydın şehit oldu. Çok sayıda arkadaşımız yaralı.” Kaymakam Mustafa Erdoğan daha fazla direnemedi.
Bulunduğu koltuğa yığıldı. Bayılmıştı. Kaymakamı ayıltmak için kolonya dökülüyor. Kendine gelip sakinleşince, olup bitenleri anlattı. Eruh’un basıldığını Siirt Valisi Recep birsin Özen, Şemdinli’nin basıldığını da Vali Arif Akbulut Ankara’ya bildiriyordu. Terör örgütünün kanlı eylemleri için işte “O gece” düğmeye basılmıştı. Kitabımızda görüldüğü gibi o yılların Eruh Kaymakamı Sayın Mustafa Erdoğan’ı
“YÜREKLİ BİR GENÇ” olarak tanımlamışız. Olaydan 33 yıl sonra yazdığımız makaledeki aksaklık (hafıza-i beşer, nisyan ile malüldür) deyiminin eseridir. Yine kitabımıza baktığımızda bazı zevatların gizlendiklerini belirtmişiz ama bunların arasında o yılların Eruh Kaymakamı Sayın Mustafa Erdoğan’ın adı yok. Yine de kendisinden özür dileriz.
TAŞLAMA
İYİ PARTİ MASAYA
GERİ DÖNMEK İSTERSE
TEKRAR MASAYA ALMAK
YANLIŞ OLUR ELBETTE
MASADAN AYRILMASI
İYİ OLMUŞTUR İYİ
MEZHEP TAASSUBUDUR
İŞİN ÖZÜ BELLİ Kİ
KEMAL KILIÇDAROĞLU
ALEVİ’YSE NE OLMUŞ
BEŞLİ ÇETELER GİBİ
VURGUNLARI MI OLMUŞ
BU SÜNNİ, BU ALEVİ
BU TÜRK, BU KÜRT DER İSEN
BÖLÜCÜLÜĞÜ YAPAN
BİL Kİ SEN OLURSUN, SEN