Gerçekte, siyasi bir şov olarak Ayasofya’nın ibadete açılması sonrasında meydana gelen gelişmeler ve açılışı, Türkiye Cumhuriyetinin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’E hakaret etmeğe malzeme yapanların varlığı karşısında sabırlar taşmaktadır. Fatih Sultan Muhammed Han’ın 1453’te İstanbul’u fethettikten sonra Ayasofya’yı kendi üzerine mal varlığı olarak geçirdiği tapuda
‘Ebulfetih Sultan Mehmet’
adına kayıtlı olduğu belirtilirken, Ayasofya’nın ihtiyaçlarını karşılamak için yine Fatih tarafından Ayasofya ile ilgili bir vakıf kurulduğu Fatih Sultan Mehmet’in, vakfa akar olarak da İstanbul’un Okmeydanı semti dahil şehrin muhtelif yerlerindeki 2 bin gayrimenkulü bıraktığı belirtilmekte. Hadi, Ayasofya ortada, peki, bu 2 bin gayri menkul nerede ve kimlerin tasarrufunda!
Fatih Sultan MUHAMMED Han’ın vakıf senedinde Ayasofya ile ilgili şu ifadelerin yer aldığı belirtilmektedir:
“Nefis kilise Ayasofya, kıyamete kadar cami olarak vakfedilmiştir. Bunu, Allâh’a, ahirete, O’nun heybetine inanan hiçbir mahluk, sultan olsun, hakim olsun, bir mütegallibe olsun, değiştiremez. Vakıf şarlarını kim değiştirirse, Allâh’ın, meleklerin, bütün insanların lâneti onların üzerine olsun. Yüzlerine bakan ve onlara şefaat eden hiçbir kimse bulunmasın.”
Tabii, akla takılan bir soru vardır. Müslümanlar tarafından zaptedilen şehirlerdeki kiliselerin veya diğer ibadethanelerin camilere dönüştürülmesi, ne derece İslami kurallara uygundur! Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının açıklama yapmasını bekliyoruz!
Hadi, bu kuralı da es geçelim ve Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi olayına gelelim. Mustafa Kemal ATATÜRK, Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi kararını, herhalde İslam Dinine karşı veya haşa Hıristiyan olduğu için almadı. Elbette bir takım düşünceleri vardı. Hem, insanlar yanlıştan münezzeh değildir. Yanlış yorumlar ve görüşlerle, yanlış kararlar alabilirler. Diyelim ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi konusundaki kararı yanlıştı. Şimdi, Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması konusunu dillerine dolayarak, bunu Mustafa Kemal ATATÜRK’E LANET OKUMAK EDEPSİZLİĞİNİN SEBEBİ OLARAK GÖSTEREN EDEPSİZLERE NE DEMELİ! Caminin minberinden, bu ülkenin halaskarına LANET OKUMAK EDEPSİZLİĞİNİ GÖSTERENLERİN AMAÇLARI NEDİR!
Fatih Sultan Muhammed Han’ın la’net okuduğu bir başkaları da var. Önce konu ile ilgili tarihi anekdotu anımsatalım ve sonra sorumuzu soralım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanan bir dergide yer alan anekdot şu:
Fatih Sultan Muhammed Han, İstanbul’un fethinden sonra kenti gezerken, kapılı bir mekândan inilti duyar. Fatih, sesin sahibini oradan çıkartıp, yanına getirtir ve neden hapsedildiğini sorar. Adam, gelecekten haber veren bir keşiş olduğunu, kuşatma sırasında İstanbul’un Türklerin eline geçeceğini söyleyince, Bizans İmparatorunun gazabına uğradığını ve bu nedenle hapse atıldığını söyler.
Fatih keşişe,
“İstanbul’un Türklerin elinden çıkıp çıkmayacağını”
sorar. Aldığı cevap şöyledir:
“İstanbul Türklerin elinden harp ve darp ile çakmayacak. Lâkin öyle bir zaman gelecek mülk ve arazileriniz ki, satılacak, bu suretle İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak.”
Fatih bu sözler üzerine ellerini havaya kaldırarak bilinen şu bedduada bulunur:
“İstanbul’da fethettiğim yerleri yabancılara satanlar, Allah’ın gazasına uğrasınlar.”
Bu anekdottan yola çıkarak Ayasofya’nın açılışını fırsat bilip, dolaylı da olsa ATATÜRK’E LANET OKUMAK EDEPSİZLİĞİNİ GÖSTERENLERE SORUMUZ ŞUDUR:
İSTANBUL’U YABANCILARA PARSEL-PARSEL SATANLARA NEDEN LANET OKUMUYORSUNUZ.
TAŞLAMALAR
İSTANBUL PARSEL-PARSEL
SATILIKEN ELLERE
LANET OKUYUCULAR
NEREDELER, NEREDE
AYASOFYA OLUNCA
KONU ÇEKİNMİYORLAR
İSTANBUL’U ELLERE
SATMAYIN DEMİYORLAR
BİR MEL’UN DAHA ÇIKTI
LANET OKUMAKTADIR
AYASOFYA BAHANE
HEDEF KİM OLMAKTADIR
ATATÜRK’E DOLAYLI
LANET OKUYAN MEL’UN
DİLERİM CEHENNEME
KENDİN OLURSUN ODUN