Ahmet Arıtürk

İŞSİZLİK AZALIYORMUŞ DA, HABERİMİZ YOKMUŞ!!!

Ahmet Arıtürk

Bu TÜİK de olmazsa, hiç bir şeyden  haberimiz olmayacak. Baksanıza, TÜİK'e göre, Haziran ayında  dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki aya göre 136 bin kişi azalmış! Yahu, bu TÜİK var ya, alkışlanması gereken bir kurum. Elinde sihirli değnek var. Bir dokunuyor, işsizlik azalıyor, bir dokunuyor, enflasyon düşüyor, fiyatlar ucuzluyor, refah ve bolluk baş gösteriyor.

Haziran ayı işsizlik verilerini açıklayan TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 136 bin kişi azalarak 3 milyon 541 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0.3 puanlık azalış ile yüzde 10.3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8.5 iken kadınlarda yüzde 13.8 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı haziran ayında bir önceki aya göre 46 bin kişi azalarak 30 milyon 866 bin kişi, istihdam oranı ise 0.1 puanlık azalış ile yüzde 47.8 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65.3 iken kadınlarda yüzde 30.6 olarak gerçekleşti.

İş gücü haziran ayında bir önceki aya göre 182 bin kişi azalarak 34 milyon 407 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0.4 puanlık azalış ile yüzde 53.2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71.3, kadınlarda ise yüzde 35.5 oldu.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi haziran ayında bir önceki aya göre 0,6 saat artarak 44.5 saat olarak gerçekleşti.

Bir de ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) denilen bir kurum var. İşi gücü enflasyonu, işsizliği, yoksulluğu yüksek göstermek. Mübarek, sanki muhalefetin sözcüsü gibi. Ne kadar olumsuzluk varsa, gözler önüne seriyor.

En iyisi biz TÜİK’İN verilerine bakalım, kendi kendimizi teselli edelim. ENAG’ın verilerine bakarsak, battık, bittik demektir…

CÜMBÜŞ EVİ!!!

Önemli mesajlarını Cuma günleri Cuma namazları sonrasında camilerin avlularından verdiğine sıklıkla şahit olduğumuz AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AŞURE GÜNÜ olarak bilinen 10 Muharrem günü Hüseyin Gazi Cemevi'ndeki iftar programına katılarak bu sefer de bir zamanlar (CÜMBÜŞ EVİ) olarak tanımladığı CEM EVİNDEN mesajlar verdi.

Alevi ve Bektaşi derneklerinin temsilcileriyle muharrem ayı iftarına katılan Erdoğan burada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek   manevi önderlerden merhum Alvarlı Muhammet Lütfi Efendi'nin Kerbela şehitlerini yad ettiği dizeleri okudu.

Bu dizelerin milletin ehlibeyte, Kerbela'ya, Hz. Hüseyin'in şehadetine bakışını yansıttığını söyleyen Erdoğan, "Hepsinden öte bizim imanımızın ve inancımızın merkezinde Allah'a ve Resulüne kayıtsız şartsız bağlılık yanında Resulullahın ehlibeytiyle ona dost ve ümmet olan herkesi sevmek de vardır. Ehlibeyti sevmek bize Kur'an-ı Kerim ayetleriyle ve sahih hadisi şeriflerle de sabitlenmiş bir vecibedir" diye konuştu.

Önde gelen muhaddislerden Tirmizi'nin, Hz. Peygamberin, "Allah'ı sizi rızıklandırdığı için sevin, beni Allah'ı sevdiğiniz için sevin, ehlibeytimi de beni sevdiğiniz için sevin" buyurduğunu belirttiğini aktaran Erdoğan:

"Müslim'de nakledildiğine göre Hz. Peygamber vefatına yakın bir zamanda şöyle buyurmuştur, 'Ey insanlar dikkat ediniz ben bir beşerim, Rabb'imin ölüm elçisinin gelmesi ve benim ona icabet edip aranızdan gitmem yakındır. Sizlere hukuku ağır iki kıymetli emanet bırakıyorum. Birincisi Allah'ın kitabıdır. Onda nur ve hidayet vardır. Allah'ın kitabına sımsıkı sarılın onunla meşgul olun, onu öğrenin, öğretin, hükümlerini de anlayın. İkinci emanet, ehlibeytimdir. Ehlibeytim hakkında Allah'tan korkmanızı hatırlatırım.' Ve devamında Peygamber efendimizin bu buyruğu maalesef Kerbela'da çiğnenmiş, yüreklerimize kıyamete kadar dinmeyecek bir acı bırakmıştır. Evet, Kerbela hadisesinin 1342. yıl dönümü vesilesiyle şehitlerin şahı Hz. Hüseyin efendimizi ve dostlarını matemle anıyoruz. Kerbela şehitlerimizi bize hak ve hakikat uğrunda canını hiçe sayarak mücadele etmek ahlakını miras bıraktıkları için minnet, rahmet ve dualarla yad ediyoru." diye konuştu.

Sayın Erdoğan’ın Cümbüş evinden, Cem evine dönüş yapmasının temelinde yaklaşan seçimler olsa gerek…

EŞEKLER İÇİN!

Bugünkü yazımızda eşeklerle ilgili birkaç anekdot naklederek, neredeyse gülmeyi unutmuş olduklarını hissettiğimiz okuyucularımızı azıcık olsun gülümsetelim, gülümsetirken de biraz düşündürelim, istedik.

Eşekliklerini bir yana bırakırsak,

EŞEKLER

aslında sevimli hayvanlardır. Hem, insanlara hizmet açısından birçok

İKİ AYAKLI EŞEKTEN

çok daha yararlıdırlar. Geçmiş yıllarda öyle bisiklet, motosiklet, taksi gibi vasıtalar yoktu.

EŞEK,  HELE AT SAHİBİ

OLMAK

büyük bahtiyarlık sayılırdı.

Eşeklere isim koymak adettendi. Sahipleri, eşeklerine muhakkak bir isim takarlardı.

HIRÇO

,

BOZO

ve benzeri isimlerle anılan eşeklerin semerlerinin ve yularlarının güzelliğine de önem verilirdi. Eşeklerin en güzel yanları gözleridir. Birçok şairler bu yüzden sevdiklerinin gözlerini eşeklerin gözlerine benzetirler,

(eşek gözlüm)

derler.

Tecrübelerle sabittir ki, es kazara gittiği bir yolda tehlike geçiren bir eşeği bir daha asla o yoldan yürütemezsiniz.

(Eşek inadı)

tutar, bir adım dahi atmaz. Oysa iki ayaklı eşekler, başlarına gelen musibetlerden ders almazlar, çoğu kere aynı hatayı defalarca tekrarlarlar.

Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) dahi eşeğe binmiş ve binit olarak kullanmıştır. Peygamber Efendimizin eşeğinin adının YA’FUR olduğu belirtilir.

Eşeğiyle meşhur olan peygamber ise

Hazret-i Üzeyir

Peygamberdir (cümle peygamberlere salat ve

selam olsun.)

Bizim Siirtçe’de

(IHMAR NEBİ IZEYR = ÜZEYİR PEYGAMBERİN EŞEĞİ)

deyimi oldukça meşhurdur. Saf, temiz, ancak zekâ seviyesi azıcık düşük olanlar için kullanılan bir deyimdir.

İKİ AYAKLI

HİNOĞLU HİNLERDEN

yine de kat-kat iyidirler.

Bir de

YEDİ

UYURLARIN (Yemliha, Mernuş, Debernuş, Mislina, Mekselina, Sazenuş, Kefeştatiyuş) da eşekleri meşhurdur ve adı KITMİR’dir.

Bu arada, masallarımızın kahramanlarından Keloğlan’ın

KADİFE

adlı eşeğini de unutmayalım:

“BEN BİR GARİP KELEOĞLANIM

EŞEĞİMİN YOK PALANI

MALIM MÜLKÜM ODUR BENİM

HİÇ DE SEVMEM BEN YALANI”

Dörtlüğüyle başlayan türküyü bilmeyenimiz var mı!

İyisi mi, eşeklerle ilgili birkaç anekdotla yazımıza nokta koyalım.

***

Hoca’ya giden komşusu, bağa götürmek için eşeğini istemiş. Hoca, eşeği vermeğe niyetli olmadığından:

-Eşek evde yok!

demiş.

Amma tam o sırada eşek anırmaz mı. Bunun üzerine komşusu:

-Hoca, (eşek evde yok) diyorsun lâkin anırmasının sesi geliyor!

diyecek olmuş.

Hoca bozuntuya vermemiş:

-Sen bana mı inanıyorsun, eşeğe mi!

demiş!

***

Yine bir gün komşusu Hocadan eşeğini istemiş. Hoca:

-Dur, eşeğe danışayım, kendisinin seninle gelmeye gönlü var mı!

demiş ve ahıra girmiş, sözde eşekle konuşarak dışarı çıkınca da:

-Eşek seninle gelmek istemiyor. Diyor ki, (Bana çok yük yüklüyorlar. Yemimi vermiyorlar, susuz bırakıyorlar. Üstelik ‘Allah sahibinin canını alsın’ diyerek sana da beddua ediyorlar!

diyerek eşeği vermeyeceğini söyleyince, komşusu:

-Hoca, hiç eşek konuşur mu!

diyecek olmuş.

Hoca cevap vermiş:

-İşte, sen konuşuyorsun ya!

***

Siirt’ten, Eruh’a giden bir kamyonun şoförü, yolun ortasında duran

EŞEĞİN,

yoldan çıkması için korna çalmış, çalmış ama eşek bir türlü yoldan çıkmamış. Şoför, kamyonu eşeğe sürtünecek kadar yakına getirdikten sonra, yine korna üstüne korna çalmış. Eşek yine mıhlanmış gibi durduğu yolun ortasından bir adım bile atmamış.

Bunun üzerine

“DERDİYOK”

lâkabıyla bilinen merhum şoför hemşerimiz kamyondan inmiş, önce eşeği alnından öpmüş, sonra yularından tutarak yolun kenarına çektikten sonra kamyona binmiş.

Şoför mahallinde yanında bulunan arkadaşı sormuş:

-Hadi indin eşeği yoldan çektin. Peki, neden alnından öptün?

Rahmetli Şoför gülerek cevap vermiş:

-Bu hayvanın adı ne! “EŞEK” değil mi! Biz, iki ayaklılardan kimleri eşeklere benzetiriz! Dengesiz hareket eden, yanlış iş yapanlar! Korna çaldığım zaman, bu eşek yoldan çıksaydı, o zaman EŞEK OLMAZDI, AKILLI OLURDU. Eşek, eşekliğinin gerektiği gibi davranacak ki, gerçekten EŞEK OLDUĞU belli olsun. Ben de, ASALETİNİ İNKÂR ETMEDİĞİ VE BU SURETLE EŞEKLİĞİNİ TESCİL ETTİĞİ İÇİN ALNINDAN ÖPTÜM!

***

Eşeklerle ilgili anlatacak çok anekdotlar var amma,

İKİ AYAKLI EŞEKLERE BU KADARI DA YETER!

Bu arada, sürç-ü lisan ettikse, affoluna…

TAŞLAMA

BİR ZAMANLAR  (CEMEVİ,

CÜMBÜŞ EVİ) DEMİŞTİ

NE OLDU DA ERDOĞAN

BÖYLESİNE DEĞİŞTİ

YAKLAŞIRKEN SEÇİMLER

ALEVİ KARDEŞLERE

BİR ÖPÜCÜK YOLLADI

YER Mİ ALEVİLER DE

ALEVİLERİN ÇOĞU

ZİYARETTEN TEDİRGİN

OLMUŞLAR TEYİT EDER

BUNU DEDELER BİLİN

HAZRETİ ALİ İLE

HACI BEKTAŞI VELİ

ATATÜRK PORTRELERİ

NEDEN ALINDI, BELLİ

Yazarın Diğer Yazıları