Dün, bu sütunlarda sözde bazı ulemaların(!) fetvalarını konu edinerek,
(İŞSİZLİK, AÇLIK, YOKSULLUK, ENFLASYON VE DEPREMLER AÇIK-SAÇIK GİYİNEN KADINLAR VE NAMAZ KILMAYANLAR YÜZÜNDENMİŞ!!!)
başlığı altında bir yorum yazısı kaleme almıştık. Tabii, bundan amacımız başkaydı. Ülkede yaşanan sıkıntılara kılıf uydurmak konusunda gayet mahir olan ve iktidara yaltaklanmak için dini referans alan sözde ulemaların tespitlerine karşı bir tepkiydi. Öncelikle belirteyim ki, kendimi bildim bileli, dini kuralları mümkün mertebe tatbik etmekteyim. 15 yaşımdan beri namaz kılar, oruç tutarım. Hac farizasını 1975’li yıllarda yerine getirdim. Rahmetli Annem de, Eşim de tesettürlüydü. Yani, asla İslâm dininin kurallarına karşı olmak gibi bir tutum ve davranış içinde değilim. Ancak, meydanı din simsarlarına bırakmamak açısından acı da olsa, gerçekleri dile getirmekte yarar vardır.
Gerçekten de enflasyonun yükselmesi, halkın sefalet içinde olması namaz kılmayanlarla, açık-saçık giyinen kadınlar yüzünden olsaydı, o zaman
(GÂVUR)
dediğimiz devletlerin durumlarına bir bakınız. Amerika Birleşik Devletlerinde, İngiltere’de, Fransa’da, Almanya’da, İsviçre’de ve diğerlerinde kadınlar kapalı ve insanlar namaz kılıyorlar mı ki, refah içinde yaşıyorlar!
(DEVLETLERİN DİNİ ADALETTİR)
buyruğunun Hazret-i Ali’ye ait olduğu bilinir. Yani, esas olan
ADALETİ İKAME ETMEKTİR.
Gavur dediğimiz ülkeler, adaleti büyük bir titizlikle uygulamaktadırlar. İşleri, ehillerine vermekte, vatandaşlarının refahları için gerekli tedbirleri almaktadırlar. Gavur dediğimiz ülkelerde
NE BEŞLİ ÇETELER VAR, NE LİYAKATSİZ
YÖNETİCİLER.
Ehline verilince, işler tıkır-tıkır yürümekte. İhaleler, birilerini zengin etmek için kotarılmaz, rüşvet, hile, hurda olmaz. Vatandaşlar
(DİN-İMAN)
saikiyle kandırılmaz. İşe alınacak adama
(DAYIN KİM)
diye sorulmaz! Haksız vergilerle vatandaşlar soyulmaz.
(Ölen ölür, kalan
sağlar bizimdir)
mantığıyla hareket edilmez. İşte adlarına
(GAVUR)
diyerek küçümsediğimiz ülkelerin refah içinde olmalarının sebebi budur. Onların davranışları, gerçekte, İslam dininin emrettiği davranışlardır. Bizim davranışlarımız ise
(GAVUR)
dediklerimize uygun olandır.
Rüşvet alan, rüşvet veren, ihalelere hile-hurda karıştıran, haksız mal iktisap eden, vurgun, talan peşinde olan, namaz kılmış, kadınsa türban takmış ne yazar!
Sözde ulemalarımız, namaz kılmayanlarla, kadınların kılık kıyafetleriyle uğraşacakları yerde, öncelikle
DEVLETİN DİNİ OLAN ADALETİN TESİSİNE AĞIRLIK VEREN KONUŞMALAR
YAPSINLAR.
Liyâkati ön plâna çıkarsınlar. Rüşvet alanı-vereni tel’in etsinler.
(Devletin malı deniz,
yemeyen domuz)
anlayışına sahip yöneticileri uyarsınlar.
Türkiye’nin DAR-ÜL HARP DEĞİL, DAR-ÜL İSLÂM OLDUĞUNU ANIMSATSINLAR!
Maalesef, son 20 yılda ADALET, SÖZÜN TAM ANLAMIYLA GÖĞE ÇEKMİLMİŞ, KAF DAĞININ ARKASINA GİZLENMİŞTİR. ADALET GERİ DÖNMEDEN, NAMAZ KILMAKLA VE KADINLARI ÖRTMEKLE NE ENFLASYON İNER, NE DE ÜLKEYE RAHAT VE HUZUR GELİR! İŞİN GERÇEĞİ BUDUR.
SÖZÜN ÖZÜ, HER KONUDA: ADALET, ADALET VE YİNE ADALET DİYORUZ!!!
TAŞLAMA
DEVLETLERİN ÖZ DİNİ
ADALETTİR, ADALET
HER BELAYA MÜSTAHAK
ADALET YOKSA ŞÂYET
YİRMİ YILDIR ADALET
GÖĞE ÇEKİLMİŞ GİBİ
BUDUR GERÇEKTE BUDUR
YOKSULLUĞUN SEBEBİ
BİR DE BEŞLİ ÇETE VAR
BU MİLLETİ SÖMÜREN
BEYNAMAZA BAĞLAMA
BUNCA YOKSULLUĞU SEN
İŞLER NÂ EHİLDEDİR
BUNDANDIR BU OLANLAR
GAVUR DEDİKLERİMİZ
ADALETİ UYGULAR
ENFLASYON YÜKSELSEYDİ
BEYNAMAZLAR YÜZÜNDEN
GÂVUR DEVLETLERİNDE
ZİRVE OLURDU İNAN
GÂVUR DEDİKLERİMİZ
ADALETİ UYGULAR
BÜTÜN VATANDAŞLARA
EŞİT BAKARAK ONLAR