Ahmet Arıtürk

İSLAM DİNİNİN İŞÇİ HAKLARINA BAKIŞI AÇISI!

Ahmet Arıtürk

Cumartesi günü 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü veya yaygın adıyla

İŞÇİ BAYRAMIYDI.

2021 yılının 1 Mayıs’ı elbette bayram olmaktan çok uzak bir ortamda gerçekleşmektedir. Koronavirüs belâsı yüzünden milyonlarca vatandaşlarımız işlerini kaybetmişlerken ve sırada daha da kaybedecekler varken,

(BAYRAM GELMİŞ İŞÇİNİN NEYİNE)

demekle yetineceğiz.

Biz, bugünkü yorum yazımızda işçi haklarını bir başka açıdan ele alalım istedik. Kimilerimiz zannediyorlar ki, İşçi hakları gerçekten de Batı âleminin ataklarıyla belirlenmiş, İslam dini, işçi hakları konusunu es geçmiştir! Elbette öyle değildir. İşçi haklarıyla ilgili kurallar İslamiyet’in ilk yıllarından beri gündeme getirilmiştir.

Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) bir hadis-i şeriflerinde mealen:

“İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz”

buyurduğu bilinen gerçeklerdendir. Yani, işçi haklarına ilk sahip çıkan da bizzat İslam dinidir ve din-i İslam’ın büyük önderidir. Bu hadis-i şerifle işçinin alın teri adeta kutsanmıştır.

Bir hadis-i kutside:

“Allah Teâlâ buyurur ki: Üç kimse vardır ki, Kıyamet günü ben onların hasmıyım. Ben, her kimin hasmı olursam, onu helak ederim. O üç kimse şunlardır:

1.Bana karşı söz verip, sonra vaadinden dönen,

2.Hür bir kimseyi (köle gibi) satarak parasını yiyen,

3.Bir işçi çalıştırarak ondan istifade edip de ücretini vermeyen kimsedir.”

Bunlardan üçüncü şık, işçi haklarına verilen öneme açıkça vurgu yapmaktadır. Bilinmelidir ki, merkezinde insan ve insanlık olmayan, refahı topluma yayma amacından uzaklaşmış, sadece ülke ekonomisini veya işverenin servetini büyütmesine kilitlenmiş bir iktisat politikasının uygulandığı, vergi yükünün en ağır kısmının emekçilerin sırtına yüklendiği, işçilerin yarısına yakınının asgari ücretle çalışmaya mahkûm edildiği, bir yanda yüksek işsizlik oranları, diğer yanda kadınların ve çocukların ucuz işgücü olarak görülüp sömürüldüğü, yetersiz tedbirler ve elverişsiz çalışma şartları nedeniyle meydana gelen iş kazalarının her yıl arttığı, bu kazalar nedeniyle binlerce işçinin hayatını kaybettiği veya sakat kaldığı bir memlekette sosyal barış tesis edilemez!

Dinimizin kesin hükümlerine rağmen, itiraf etmeliyiz ki, günümüzde hem Müslümanlar, hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak işçi haklarını teslim konusunda Batılıların çok gerisine düşmüş bulunmaktayız. İslamiyet denince mangalda kül bırakmayanlar, her nedense işçi hakları konusunda da oldukça cimridir! Taşeron denilen sistemle, adeta işçileri köle konumuna sokmak peşindedir.

Patronlara destek çıkan, mevcut hakları bile kısmak ve kısırlaştırmak peşinde olanların, İslam dininin işçilere bakış açısından hiç mi haberleri yok! Hesaplarına geldiği zaman mı Müslüman oluyorlar!!!

Milli gelirin dağılımında, işçilere düşen hisse nedir! Bir de bunu irdelemek lazım! 2021 yılı için asgari ücreti zorlamalarla

a

ylık brüt 3.577,50 TL,  net 2.825,90 TL, günlük brüt 119,25 TL

olarak belirlemişler.  Şimdi, ondan bile dönüş yapmanın yollarını arıyorlar. Eğer işçi aylıklarını üretime iştirak oranında belirlemek gerekirse, en müreffeh zümrenin işçiler olması gerekmez mi? Sanayileşmenin dinamosu işçidir. İşçi olmazsa, sanayileşme olmaz. Paylaşımın adil olmadığı düzenlerde, işçi rantabl çalışmaz.

Elbette, işçi ücretleri arasında bir fark olmalıdır. Ücretin, verilen emeğe göre olması esastır. Yeraltında çalışan ve çalıştığı müddet zarfında gün ışığı görmeyen işçiyle, resmi bir kurumda çaycı olarak çalışan işçiye verilen ücret arasında fark olmalıdır. Ama ve maalesef bu ülkede tam tersi olmakta, yeraltında çalışan işçiye, işi, kurumunda çay servisi olan işçiden daha düşük ücret verilmektedir. Oysa ücretin emeğin karşılığı olması ve verilen emeğin ölçüsüne uygun olması gerekir.

İşçiyle, işveren arasındaki ilişkilerin kardeşçe ve insani olması, işçinin beden ve ruh sağlığının korunması için işverenin gerekli tedbirleri alması gerekir. İşten ayrılan işçinin haklarının korunması ve kıdem tazminatının ödenmesi esastır.

Unutulmamalıdır ki yaşamımızı, işçilerin alın terlerine borçluyuz. Bunun için Dinimizin büyük önderi, işçilerin alın terlerini kutsamıştır. İşçi haklarının en iyi düzeye geldiği bir ülke olmamız temennisiyle

tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günlerini kutluyoruz.

TAŞLAMA

İŞÇİLER SENDİKASIZ,

SENDİKALAR İŞLEVSİZ

NE DEMEYE KUTLARIZ

İŞÇİ BAYRAMINI BİZ

SENDİKALAR EMRİNE

GİRMİŞLER HÜKÜMETİN

SESLERİ, SOLUKLARI

BUNDAN ÇIKMIYOR BİLİN

İTİBARSIZLAŞTILAR

SENDİKALAR GERÇEK BU

HEPSİ DE HÜKÜMETİN

EMRİNDE UYDU OLDU

BAYRAM DEĞİL ASLINDA

İŞÇİ İÇİN YAS GÜNÜ

TAŞERON ŞİRKETLERDİR

PATRONLARIN DÜĞÜNÜ

İŞÇİLER ASRIMIZIN

MODERN KÖLELERİDİR

KÖLE HER ZAMAN VARDIR

MUTLAK EZİLMELİDİR(!)

İŞÇİ, TAŞERONLAŞTI

YAZIK, GERÇEKTEN YAZIK

İŞÇİ, PATRON EMRİNDE

BİR KÖLE GİBİ ARTIK

ÖZELLEŞTİRMELERLE,

TAŞERONLAŞTIRMAYI

İŞÇİ DENEN SINIFIN

KATİLİ BİL OLAYI

BUNLAR EMEK DÜŞMANI,

BUNLAR İŞÇİ DÜŞMANI

GÖZELTİRLER, KAYIRIP

PARA BABALARINI

BİLİNSİN Kİ KUTSALDIR

ALIN TERİ İŞÇİNİN

EMRİ BUDUR BİZLERE

MUHAMMED-ÜL EMİN’İN

İŞÇİ HAKKINA SAYGI

DUYMALIDIR HER TOPLUM

İŞÇİNİN KİRLİ ELİ

ÖPÜLECEK EL DOSTUM

MEDENİYET İŞÇİNİN

SIRTINDA KURULMAKTA

KARINLIKTA KALIRDIK

İŞÇİLER ÇALIŞMAZSA

İŞÇİNİN ALIN TERİ

MUKADDESTİR BİLİNİZ

KURUMADAN İŞÇİNİN

ÜCRETİNİ VERİNİZ

BİL SÖMÜRÜ DÜZENİ

HALA DEVAM EDİYOR

PATRONLAR, İŞÇİLERİ

SÖMÜRÜYOR, EZİYOR

NASIRLI ELLERİNİ

ÖPELİM İŞÇİLERİN

HAKLARINI VERELİM

YASALAR KOYUP GELİN

BUGÜN 1 MAYIS GÜNÜ

SÖZDE İŞÇİYE BAYRAM

ALIN TERİ SÖMÜRMEK

BİLİN EN BÜYÜK HARAM

ELİ NASIRLI İŞÇİYE

SELAM OLSUN, SELAM OLSUN

YEMEĞİ YAPAN AŞÇIYA

SELAM OLSUN,SELAM OLSUN

FERHAT GİBİ DAĞLAR DELEN

YER ALTINDA TÜNEL KAZAN

ÇALIŞIRKEN YİTİLEN CAN

SELAM OLSUN, SELAM OLSUN

BU KAVGA EKMEK KAVGASI

YÜZÜNDE KÖMÜR KARASI

MEDENİYETİN AYNASI

SELAM OLSUN, SELAM OLSUN

Yazarın Diğer Yazıları