Zannedilir ki, işçi hakları ilk olarak batı dünyası tarafından gündeme getirilmiştir. Oysa, İslam dini 15 asır öncesinden işçi haklarını gündeme taşımış, yasalarla olmazsa bile inanç ve iman kurallarıyla tatbik ederek uygulamıştır. “HAK” kelimesi gerçek ve adalet manalarına gelmekle beraber, insanın bir şey üzerindeki mâlikiyetini ve iktidarını da ifade etmektedir.
Unutulmaması gereken bir husus da (HAK) kelimesinin, YÜCE ALLAH’IN sıfatlarından biri olduğudur. Yani, bütün hukukun hakiki sahibi Cenâb-ı Hakk'tır. Ne var ki O, bu hakları, bir kısım yetkili makamlar vasıtasıyla bazı kimselere menfaat, bazılarına salâhiyet, bazılarına da o menfaatlerden yararlanma ve o salâhiyeti kullanma hakkı olarak bahşetmiştir. Yüce ALLAH’IN, kulları üzerinde bir takım hakları olduğu gibi, insanların da biribirlerine karşı hakları, hukukları, sorumlulukları vardır. İşçiler ve işverenler arasında da bu böyledir.
Nitekim, Peygamber Efendimizin (VEDA HUTBESİ) olarak tanımlanan hitabeti, insanların her türlü haklarına vurgular içermektedir.
Hutbelerinde “İnsanlar! Rabbiniz birdir, hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktandır.” Buyuran Yüce Peygamber, bütün insanların eşit hak ve hukuklara sahip olduklarının vurgusunu yapmış olmaktadır.
Kur'ân-ı Kerim'de, Hazreti Musa'nın, kendisine peygamberlik verilmeden önce Mısır'dan ayrılarak Medyen yöresine gittiği, orada davarlarını suvarmaya çalışan iki kızkardeş gördüğü, onlara yardım ettiği ve kızlardan birinin, bir Peygamber olduğu bilinen Babası Hazret-i Şuayb’e:
“Babacığım! Bunu işçi olarak tut! Zira senin çalıştıracağın en iyi adam, böyle kuvvetli ve güvenli biri olmalıdır.” diyerek, babasından Musa aleyhisselamı işçi olarak almasını istediği hikaye edilir. Burada verilmek istenen mesaj, işçilerin de yükümlendikleri görevi yapacak ehliyet ve kabiliyette olmaları yanında emin ve güvenilir olmalarıdır. Yani, İslam Dini işçinin haklarını korumak yanında, iş verenin de haklarını korumayı hedef edinmiştir.
Nitekim Ayet-i Kerime’de mealen: “Artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların haklarını ve ücretlerini eksiltmeyin, halka haksızlık etmeyin!” buyurulur.
Başka bir âyet-i kerimede ise, Yüce Rabbimiz bütün kullarını hem bu dünya hem de ahiret için çalışmaya davet etmekte ve: “İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez.” Buyurmaktadır. Dinimizde, kişilerin kendilerinin ve ailelerinin maişetlerini sağlamak için çalışmaları ibadet olarak kabul edilmiştir.
Peygamber Efendimizin bir hadis-i şeriflerinde “Allah Teâlâ, çalıştırdığı işçiden azami verim aldığı halde, onun ücretini tam ödemeyenin öteki hayatta hasmı olacaktır!” buyurdukları da rivayet edilmiştir.
İslam'a göre; bir işçiye, onun gücünü aşan bir iş yüklememek gerekir.
Ayet-i Kerime’de mealen: “Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz.” Buyurulmaktadır.
Hadis-i şerifte: “Yanınızda işçi çalıştırıyorsanız, yediğinizden onlara da yedirin, giydiğinden giydirin. Onlara güçlerini aşan bir iş teklif etmeyin; eğer zor bir işi yapmalarını isterseniz, siz de onlara yardım edin!” uyarısı vardır.
İslam fıkıhçıları, fertler çalışacak iş bulamazlarsa, devletin onlara iş bulmak ve geçimlerini sağlayabilecekleri imkânlar hazırlamak zorunda olduğunu belirtirler.
Günümüzde işçiler devlet tekelinde ya da büyük sermaye sahiplerinin güdümünde olduğundan, işçinin, kendi ücret standardını belirleme hususunda tercih şansı builunmamaktadır.
Ücret miktarı tesbit edilirken, işçinin kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin barınma, yeme-içme, giyim-kuşam ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde olmasına dikkat edilmelidir.
Hadis_i şeriflerde:
“Şâyet, bir kimse bizim işçimiz olarak vazifelendirilirse, barınacak yeri yoksa kendisine bir ev edinsin; bekarsa evlensin; hizmetçiye ihtiyacı varsa o iş için birini tutsun ve eğer biniti yoksa bir binit edinsin.” “Çalıştırdığınız kimsenin ücretini henüz teri kurumadan veriniz!” Buyurulmaktadır.
Sözün özü İslam dini, işçi ve işveren arasında muvazeneyi kuran, kısacası “Ne ezilen, ne ezen, insanca, hakça bir düzen” kurulmasını amirdir.
Bütün işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günleri kutlu olsun…
TAŞLAMA
BUGÜN 1 MAYIS EMEK
VE DAYANIŞMA GÜNÜ
TAŞERONLAŞAN İŞÇİ
NASIL KUTLASIN BUNU
BİLİNSİN Kİ KUTSALDIR
ALIN TERİ İŞÇİNİN
EMRİ BUDUR BİZLERE
MUHAMMED-ÜL EMİN’İN
İŞÇİ HAKKINA SAYGI
DUYMALIDIR HER TOPLUM
İŞÇİNİN KİRLİ ELİ
ÖPÜLECEK EL DOSTUM
MEDENİYET İŞÇİNİN
SIRTINDA KURULMAKTA
KARINLIKTA KALIRDIK
İŞÇİLER ÇALIŞMAZSA
NASIRLI ELLERİNİ
ÖPELİM İŞÇİLERİN
HAKLARINI VERELİM
YASALAR KOYUP GELİN
TAKSİM’DE Mİ YAPILIR
İSTANBUL’DA KUTLAMA(!)
FERYADI VAR İŞÇİNİN
KUTLAMA DEME BUNA
İŞÇİLER ASRIMIZIN
MODERN KÖLELERİDİR
KÖLE HER ZAMAN VARDIR
MUTLAK EZİLMELİDİR(!)