Ahmet Arıtürk

İŞİ EHLİNE VERMEK!!!

Ahmet Arıtürk

(İşi ehline vermek) bir yerde YÜCE ALLAH’IN EMRİ GİBİDİR. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyrulur:

“Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder.”

Peki, emaneti ehline vermek ne demektir. Elbette, işlerin başına ehil olanları getirmektir. Türkiye’de, son on gündür meydana gelen

ORMAN YANGINLARI,

haklı olarak zihinlerde istifhamlara yol açmaktadır. Birileri araştırmış ve orman yangınlarının bir türlü önlenemeyişinin en önemli sebebinin işlerin ehlinde olmayışından kaynaklandığına kanaat getirerek bu konuya vurgu yapmış.

Maalesef, başta Tarım ve Orman Bakanı olmak üzere, Bakan Yardımcılarının hiç birinin de ormanlarla ilgili bir deneyimlerinin olmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli İşletmeci-İktisatçı, Bakan Yardımcılarından Halil Tunç Ziraat Mühendisi. Yine Bakan Yardımcılarından Akif Özkaldı Sulama Mühendisi, Bayan Bakan Yardımcısı Ayşe Işıkgece İktisatçı ve yine Bakan Yardımcısı Fatih Metin Avukat. Allah için aralarında Orman Fakültesinden mezun olmuş tek kişi yok!

Diyelim ki, Bakanlık makamı siyasi bir tercih işidir. Peki, Bakan Yardımcıları seçilirken olsun, ehil olan birileri bulunamamış mı. Orman Mühendisi olsun da, varsın yine AKP’li olsundu!

Her işin bir uzmanlık alanı vardır. Türkiye’nin bu hale gelmesinin en önemli nedeni, işlerin nâehillerde olmasından kaynaklıdır. Emanete riayet edilse, işler, ehillere verilse, ehil olanların inisiyatiflerine müdahale edilmezse bu duruma gelinir miydi!

Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’E (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) “Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sormuşlar.

Cevaben:

(İşler, ehil olmayana

verilince!)

buyurmuşlar.

Tarım ve Orman Bakanlığında işler ehlinde olsaydı, on gündür devam eden yangınlar çoktan söndürülmüş olurdu. Hatta, yangın olayları bile yaşanmamış olabilirdi. Önceden alınan tedbirler sayesinde

(ÇAKMAK BİLE ÇAKILSA)

gerçekten de yetkililerin ve etkililerin haberleri olurdu. Bakanlık, kendisine verilen ödeneklerle makam araçları alacağına ve helikopter alımı için harcama kalemi olarak

(BİN LİRA)

koyacağına, makam araçları için koyduğu ödeneği koysaydı, rahatlıkla helikopterler alır, ormanlık alanları sürekli olarak kontrol altına alabilirdi. Bin lira ile oyuncak helikopter bile alınamaz!

Diyeceğimiz şu ki, işleri ehline vermek lâzım. Sadece bu kurala uygun hareket edilseydi, işler tıkırında olurdu…

ANEKDOT

Sadrazam, damadını Vali olarak atamak istemiş.

Damadı:

-Aman efendim, ben böyle sorumluluğu ağır bir görevi nasıl yapabilirim

diyecek olmuş.

Sadrazam cevap vermiş:

-Senin iş yapmana gerek yok ki. İşleri Müdürlerin, memurların yapar, sana imza atmak kalır. Tabii, caddelerde yürürken, arkanda erkanın olacak. Ağır ağır yürüyeceksin, etrafına yan-yan bakacaksın ki

(İşte Vali dediğin böyle olmalı)

denilsin…

TAŞLAMA

EMANETİ EHLİNE

VERİN BUYURUR KUR’AN

NA EHİLE İŞ VEREN

BİL Kİ NADANDIR, NADAN

İŞİ EHLİNE VERMEK

BİL Kİ ALLAH’IN EMRİ

NA EHİLDE OLURSA

AKIBETİ DE BELLİ

İŞ NA EHİLDE OLSA

KIYAMETİ BEKLEYİN

BUYURMUŞTUR PEYGAMBER

KUR’AN, HÂDİS BELLEYİN

HANİ MÜSLÜMANSINIZ

HEDEFİNİZ ŞERİAT

KUR’AN’A VE HADİSE

UYDUĞUNUZ YOK FAKAT

Yazarın Diğer Yazıları