İlimizde ve Türkiye genelinde intihar olaylarında bir artış gözlemlenirken, konuya dikkatleri çekmek açısından Siirt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından basın mensuplarına
‘İntiharı Önleme Konusunda Farkındalık Oluşturulması ve İntiharın Azaltılması’
konusunda bir sunum gerçekleştirildiği belirtilmekte.
Edindiğimiz bilgilere göre İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür konuşmasında "geçen yıl 34 vatandaşımız intihar etti ve bunların hepsi de ölümle sonuçlandı. Her ay 3 çocuğu kaybettik. Toplumun bütün kesimlerinin bu konuda hassas olması gerekiyor. Öncelikle ailelerin, okulda öğretmenlerin, psikolojik rehber ve danışmanların, sağlık çalışanlarının mutlaka bu konuya çok dikkat etmesi ve bilinçlendirilmesi gerekiyor" derken Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ömer Öz, “İntihar edecek kişi aslında sana bir şey de anlatmak istiyor. 'diyor ki ben zaten gitsem bir yerde intihar etsem kimse bilmese ben hiçbir şey anlatmamış olacağım ama beni haber yapsalar ben zaten ölümümle bir şeyler kanıtlamış olacağım, haber olacağım ve benim ne yapmak istediğimi ailem anlayacak" şeklinde intiharın arkasında yatan sebeplere dikkat çekti.
Siirt Halk Sağlığında görevli Psikolog Gazal Göztepe’nin
“Eğer haber yapılacaksa yalnızca gerekli bilgilerle yetinilmeli, yönteme değinilmemeli, en basit bilgilerle ayrıntılara değinilmeden haber yapılmalı
ve hiçbir zaman intiharı yüceltmemek
gerekli”
şeklinde özetlenebilecek konuşması da elbette gerçeği yansıtmaktadır. İntihar etmenin, İslam dini açısından en şeni bir ölüm tercihi olduğu ayet-i kerimelerle ve hâdis-i şeriflerle açık bir şekilde vurgulanmıştır. Fıkıh bilginleri intihar eden kişinin cenaze namazının kılınıp-kılınmayacağı yolunda ikilem yaşamış, kimileri
(RABBİNE KARŞI ASİ GİTTİ, NAMAZI
KILINMAZ)
derlerken, kimileri de
(İNTİHAR EDEN KİŞİNİN O AN İÇİN AKLININ
BAŞINDA OLMADIĞI)
hükmünden hareketle namazının kılınmasını caiz görmüşlerdir.
YÜCE ALLAH,
her ne sebeple olursa olsun, kişileri kendi öz canlarının katili olmak durumuna düşürmesin. Kendi kendisinin katili yapmasın. Maddi ve manevi her türlü sıkıntılara karşı
Hazret-i Eyyüp sabrı ihsan eylesin…
(DÜNYA KANSER GÜNÜ) DEMİŞKEN!
Yıl içinde 4 Şubat günleri, Dünya Kanser Günü olarak belirlenmiştir. Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) ve ortak kuruluşların birlikte yürüttüğü, milyonlarca ölüme neden olan ve pek çoğu önlenebilir bu hastalığa karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla tüm dünyada kampanyalar düzenlenmektedir.
Dünya Kanser Günü ilk kez 2005 yılında Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) tarafından düzenlenmiştir. Aynı yıl ülkemizde de Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği tarafından başlatılmış, Dünyada ve ülkemizde kanser konusundaki en büyük kampanyalardan biri olmuştur. Kansere karşı artık her zamankinden daha uyumlu ve koordineli bir mücadeleye ihtiyaç vardır.
Dünya kanser gününde, 150‘ye yakın ülkede gerçekleşen binlerce kampanya, milyonlarca tweet, çok sayıda sivil toplum örgütünün ve devletlerin katıldığı kampanyalarla bu sinsi hastalığa dikkatler çekilmektedir.
(KANSERDEN KORKMA, GEÇ
KALMAKTAN KORK)
deyimi çok gerçekçidir. Kansere yol açan etkenlerin büyük çoğunluğu tanımlanmıştır. Bu etkenlerden uzak kalırsanız, menhus hastalığa düşme riskini büyük ölçüde azaltmış olursunuz.
Kanser illeti, maddi ve manevi açıdan bir yıkımdır. Rahmetli eşim bu hastalık sonucu genç sayılacak bir yaşta yaşamını yitirdi. 10 yıla yakın süre tedavi için hemen-hemen ayda bir Adana’daki Balcalı hastanesine gittik, geldik. Ameliyatlar, ışın tedavileri sonuç itibarıyla fayda vermedi. Bütün hastalıklar ızdırap vericidir ama kanser hastalığı çok daha vahimdir. Refakatçi olarak kaldığım Onkoloji servisinde ızdırap içinde kıvranan hastaların durumlarına şahit oldum. Allah, kimseleri düşürmesin. Sözün özü olarak diyeceğim şudur. (KANSERDEN KORKMA, GEÇ KALMAKTAN KORK) deyimi gerçeğin ifadesidir. Kanserle mücadelenin en geçerli yolu, kansere yol açtığı bilinen etkenlerden mümkün mertebe korunmaktır. Bu menhus hastalık, musallat oldu mu, kurtuluş ihtimali yüzde 10 bile değildir. Yapılan tedaviler, tam anlamıyla bir iyileşme sağlamaz. Ancak, ızdırabı hafifletir ve ölümün gecikmesini sağlar.
Bütün hastalara acil şifalar dileyerek yazımı noktalarken, bu vesile ile kanser illetine mağlup olarak vefat eden Eşim
Leyla Arıtürk’ü
rahmetle anıyorum.
TAŞLAMA
HDP VE MHP
BİR ARAYA GELMEZSE
BU ÜLKEDE HUZURU
BEKLEMESİN HİÇ KİMSE
IRKÇILIK ZİHNİYETİ
EN KÖTÜ ZİHNİYETTİR
İNSANLARA YAKIŞAN
BU ZİHNİYETİ RETTİR
MİLLET İTTİFAKI DA
CUMHUR İTTİFAKI DA
HDP’YLE GÖRÜNTÜ
VERMEKTEN BİL KORKMAKTA
SEÇİMLERİN SONUCU
HDP’YE BAĞLIDIR
HANGİ İTTİFAK İLE
OLSA KAZANAN ODUR