Yıl içinde 10 Aralık günleri sanki dünyada hak, hukuk, adalet varmış gibi
(İnsan Hakları Günü)
olarak kutlanır. Buna sebep, 1948 yılının 10 Aralık günü İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin yayınlanmasıdır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin yayınlanmasından 76 yıl geçti. Peki,
ALLAH
için söyleyin, dünyanın hiçbir köşesinde gerçek anlamda insan haklarının uygulandığını iddia edebilir miyiz. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde durum budur.
Günümüzde de kuvvetliler, zayıfları eziyor; kapitalistler, yoksulları sömürüyor; insanların çok az bir kısmı refah içinde yüzerlerken, büyük çoğunluk sefilleri oynuyor.
Bu durum toplumların her kademesinde vardır. En küçük bir köyde dahi, toprak sahibi ağalar, ırgat olarak çalışan köylüler bulunmakta. Kasabalarda, ilçelerde aynı durum yaşanıyor. Para sahipleri, güç sahipleri, yoksulları, güçsüzleri eziyor.
Dünya genelinde de durum aynıdır. Güçlü devletler ve zayıf devletler vardır. Güçlü devletler, zayıf devletleri eziyor, yağmalıyor, yer altı ve yerüstü zenginliklerini talan ediyorlar. Filistin’de ve Gazze’de yaşanan SOYKIRIM delil olarak yeter!
Dünyada
(5 BÜYÜKLER)
olarak adlandırılan ülkeler vardır. Bu beş büyükler, dünyanın haracını alan
MAFYA
BABALARIDIR.
Güçsüz ülkelerin petrollerini, madenlerini, her çeşit zenginliklerini talan etmek hakkına sahip gibiler! Bizim ülkemizde de
(BEŞLİ ÇETE)
var ya!
Her kim ki Dünyada İnsan Haklarının olduğunu iddia ediyorsa, yalan söylüyor. Bu sorun, günümüzün de sorunu değildir. Dünyanın işleri böyle gelmiş, böyle gidiyor. Hep çok fakirler, çok zenginler. Ezenler, ezilenler vardır. Sömürenler olmuş, sömürülenler olmuştur.
İşin gerçeğini söylemek gerekirse, 21.yüzyılın sözde medeni dünyasında da değişen bir şey yok. Ama insan hakları konusunda farklılıklar yaşandığı bir gerçektir. İnsan haklarının ihlali konusunda kimi ülkeler daha toleranslı, kimileri daha katıdırlar. En demokratik ülkelerde bile hak ihlallerinin olduğu gerçeğini inkâr edemeyiz.
(Hakkını değirmende aramak)
şeklinde söylene gelen bir deyim vardır. Maalesef, insanların büyük kısmı haklarını değirmende aramak durumunda bırakılmaktadırlar. Bu deyimin yorumu, hakların güçlülerin değirmeninde öğütüldüğü şeklindedir.
Dünyanın hiçbir ülkesinde insanların eşit olarak haklarına, hukuklarına sahip çıkıldığı inancında değiliz. Şu kadar ki yine de bir nispet vardır. Kimi ülkelerde hak ihlalleri yüzde 10 düzeylerindedir, kimi ülkelerde yüzde 90. İşte, asıl çaba gösterilmesi gereken durum hak ihlallerinin yüzdesini düşürmektir. Yoksa insan haklarının ihlali dün de vardır, bugün de var, yarın da var olacaktır. Kim aksini söylüyorsa, yalan söylüyor! Türkiye’de hak ihlallerinin hangi kategoride olduğuna varın siz karar veriniz.
Evet, İnsan Hakları Evrensel beyannamesi 10 Aralık 1948 tarihinde yayınlanmıştır. Şimdi, Türkiye’nin de kabul ettiği İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine Ülkemizde, ne kadar riayet edildiği konusunu okuyucuların takdirine bırakalım. Ve sonuç olarak konuya uygun meşhur bir şarkıdan bir dörtlük alıntıyla yazımızı noktalayalım:
“MADEM YAŞAMAYA GELDİK DÜNYAYA
BENİM DE HER ŞEYDE BİR HAKKIM VARDIR
SEVMİYORSAN BENİ HOR GÖRME BARİ
BENİM DE SENİN GİBİ ALLAH'IM VARDIR”
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine uygun, yaşanır bir dünya umuduyla…
TAŞLAMA
BU BÜYÜK ORTADOĞU
PROJESİ İNANIN
BU GAFLET UYKUSUNDAN
SİLKİNİN VE UYANIN
ÖNCE SADDAM HÜSEYİN
SONRA KADDAFİ GİTTİ
ŞİMDİ DE SURİYE’DE
DEVİRDİLER ESED’İ
ARAP BAHARI DİYE
SUNUM YAPTILAR ÖNCE
DEMOKRASİ DİYEREK
YUTTURDULAR MİLLETE
IRAK’A VE LİBYA’YA
DEMOKRASİ Mİ GELDİ
IRAK, SADDAM’I ARAR
LİBYA’DA, KADDAFİ’Yİ
SIRADA KİM VAR DERSEN
ONU BEN SÖYLEYEMEM
EŞ BAŞKANA SORUNUZ
CEVAP VERİR Mİ BİLMEM