14 Şubat 2024 günü Erzincan’ın İliç ilçesi sınırlarında bir Kanada firması tarafından işletin maden ocağında yaşanan felaket sonucu 9 işçi toprak tarafından yutulmuştu. Yapılan çalışmalara rağmen, işçilerin cesetlerine hâlâ ulaşılamadı. Toprağın yeniden kayma tehlikesi arz etmesi yüzünden, yeni bir felaket yaşanmaması açısından çalışmalar durduruldu. Öyle anlaşılıyor ki, bu gidişle işçilerin mezarı bile olmayacak.
Şirketler, kâr etmek için işçilerinin canlarını pek önemsemezler, bu bellidir. Ancak, insan olarak bizlerin de zaafımız olduğu bir gerçektir. Şirket, çalışmalara başlamasının öncesinde, maden sahasındaki köylülerle yazılı anlaşmalar yapmış, her aileye 130’ar bin lira vererek, hiçbir şekilde şikâyetçi olmayacaklarını taahhüt altına almış. Bir de, her aileden bir kişiye iş verilince, köylüler de tav olmuş.
Doğayı tahrip edercesine çalışan şirket, hiçbir güvenlik önlemi almadan altınları çıkararak ülkesine gönderirken, yerli işbirlikçilerine de sus payı vermeyi ihmâl etmemiş. Yani, toplum olarak kendimizi arındırıp, bu işten sıyrılamayız.
İliç’te, Çöpler Altın Maden'inde siyanürlü yığın liçi sahasındaki çökme sonucu yaşanan felakette, yabancı şirket kadar, yerli işbirlikçilerin de sorumlulukları vardır. ABD merkezli SSR Mining’in yerli işbirlikçisi Çalık Holding'dir.
Çalışmalar sırasında milyonlarca ton sülfürlü, siyanürlü ıslak toprağın Fırat nehrine doğru gittiği, bölgeyi zehirleyen maden tesisinde 2022 yılında da siyanürlü solüsyonun etrafa saçıldığı, bu felaketin ardından maden sahasının kısa bir süre kapalı kaldığı ve kazancı ile kıyaslandığında cüz’i bir para cezasıyla konunun kapatıldığı, ancak, kısa bir süre sonra yeniden işletilmeye açıldığı belirtilmektedir.
Bütün bu gerçekler ortadayken, sadece maden ocağını çalıştıran şirketi suçlamak yeterli olmaz. Bu şirkete olumlu Çed raporu verenler de, sus payı 130 bin TL alan köylüler de suçludurlar. ÇED raporunda imzaları bulunanlara da ceza verilmeli ki, bundan böyle, gelişigüzel raporlar düzenlenmesin…
20 YILDIR, AYNI MASALLARA
NASIL KANIYORUZ!
Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selâm olsun)
sahih olduğu belirtilen bir hâdis-i şerifleri vardır. Hâdis-i şerif hem Buhari’de, hem de Müslim’de yer alır. Meali alisi ise şöyledir:
“Mü’min, aynı delikten iki defa sokulmaz!”
Biri tarafından bir defa aldatılan uyanık mümin, aynı kişi tarafından ikinci defa kandırılamaz. Aklı başında bir Müslüman, gaflete düşmez, özellikle kendisini bir defa aldatmış olanlara karşı uyanık davranır. Artık, doğrularına bile kolay-kolay teslim olmaz.
Bu hâdis-i şerifle ilgili olarak nakledilen bir durum vardır. Ebû İzze adında küfür ehli bir şair, Peygamber Efendimiz ve Müslümanlar hakkında ağır hicivler içeren şiirler yazmaktadır. İşte bu şair, Bedir Savaşında esir düşmüştür. Peygamber Efendimizin huzurlarına çıkarılır. Serbest bırakılması için yalvarır, yakarır. Bir daha Hazret-i Peygamberi ve Müslümanları hicvetmeyeceğine dair söz verir. Peygamber Efendimiz de kendisini serbest bırakır. İşte, bu melun kişi söz verdiği halde, sözünde durmaz. Serbest bırakılıp Mekke’ye dönünce yeniden Peygamberimizi, ashabı kiramı ve Müslümanları hicvetmeğe başlar. Uhud savaşında da, kâfirlerin arasında yer alan ve yine yakalanarak Peygamber Efendimizin huzuruna çıkarılan Şair, utanmadan, sıkılmadan, tekrar özür dileyerek serbest bırakılması için yine yalvarır, yakarır. İşte, Peygamber Efendimiz,
“Mümin, aynı
delikten iki defa ısırılmaz”
hâdis-i şerifini bu sebeple buyurmuş ve affetmemiştir.
Evet, mümin kişi, aynı delikten iki defa sokulmaz. Aynı şahıslar tarafından devamlı olarak aldatıldıklarını söyleyenleri, bu bakımdan ibretle izliyoruz.
Mümin kişinin, aynı delikten iki defa ısırılmayacağını bir yana bırakın,
EŞEK
bile, bir yolda bir defa batağa saplandı mı, o yolu ne kadar temizlemiş olursanız olunuz, yine de onu bir daha o yoldan geçiremezsiniz. Bu durum, tecrübelerle sabittir.
Müslüman uyanık olur. Kolay kolay aldanmaz, ama bir defa kandırıldığı kişiye ikinci defa mümkün değildir, kanmaz…
Peki, 20 yıldır aynı masallara biz nasıl kanoyoruz.
TAŞLAMA
GÜNDEMİ UNUTTURMAK
BUNLARIN GAYELERİ
İŞSİZLİK VE SEFALET
HAD SAFHADA BİLMELİ
MİLLET FERYAT EDERKEN
İŞSİZLİKTEN, AÇLIKTAN
DOLAR MİLYARDERLERİ
ARTMAKTA DİĞER YANDAN
ORTA SINIF SİLİNDİ
ÇOK ZENGİN, ÇOK FAKİR VAR
ORTA DİREK ÇÖKMÜŞTÜR
YIĞIN-YIĞIN ENKAZLAR
İŞSİZLİKTİR EN BÜYÜK
SORUNU BU ÜLKENİN
TERÖR BİLE İĞRETİ SORUN
GERÇEK BU BİLİN
KARNI TOK VE SIRTI PEK
OLURSA İNSANIMIZ
TERÖRE HİÇ BULAŞMAZ
GERÇEK BU İNANANIZ
AÇ VE İŞSİZ OLANLAR
KANDIRILIR ÇABUKÇA
KOLAY-KOLAY KANAR MI
KİŞİLER TOK OLDUKÇA
“İŞSİZLİK SANAL” DERLER
İNANALIM MI BUNA
BU DURUMDA SANALDIR
AÇLIK VE YOKSULLUK DA
ON MİLYON İŞSİZ VARKEN
HALÂ “SANAL” DİYORSA
“PES YANİ” DEMEK GEREK
GETİRİLEN YORUMA
İŞSİZLİK VE YOKSULLUK
GERÇEĞİN TA KENDİSİ
AMA MÜNEZZEH BUNDAN
KENDİSİ VE ÇEVRESİ