Ahmet Arıtürk

(İD IL MİLLİ)

Ahmet Arıtürk

Biz kadim Siirtliler, milli bayramlara

(İD IL MİLLİ)

derdik. Bu deyim erezyona uğradı, unutuldu. Biz yaştakiler bu deyimi kullansalar da, yeni nesilin bu deyimden haberleri bile yok! Siirt Şehir merkezi son yıllarda o kadar göç aldı ki, bir zamanlar nüfusun yüzde 95’ini teşkil eden kadim Siirtliler azınlık duruma düştüler. Şehir merkezinde SİİRTLİ olarak tesmiye edilen kesim, yüzde 25’ler düzeyine düşmüş bulunmakta. Yaşanan terör olayları sonucu köylerden şehre akın hızlanırken, Siirt’in kadim yerlilerinden de büyük şehirlere göç hızlandı. Bunun sonucu başta İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Bursa, Yalova olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında Siirtliler bulunmakta.

Geçmiş yılları anımsıyorum da, biz Siirtlilerin

MİLLİ BAYRAMLARA

verdiğimiz değer gerçekten bir başkaydı. O yıllarda öyle polisiye tedbirler almak diye bir durum da yoktu. Millet çoluğuyla, çocuğuyla törenlerin düzenleneceği alanları tıka-basa doldururdu. Okullarda çocukları olanlar, çocuklarına bayram kıyafeti almak için adeta yarışırlardı. Her okulun bir izci takımı, bir spor ekibi, gelinlikler giyinen kız çocukları olurdu. DİNİ BAYRAM günleri gibi Milli Bayram günlerinde de seyyar satıcılar prim yapardı. Dondurmacılar, limonatacılar, ayran satanlar, çocuklar için allı-pullu oyuncakları sergileyenler ve aklımıza gelmeyen daha neler neler.

Kadim Siirtliler Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü çok severlerdi. O yıllara ait fotoğraflar incelendiğinde fötr şapkalı gençler yanında yaşlı Siirtlilerin de FÖTR ŞAPKA giydikleri, takım elbiseli, kravatlı oldukları görülecektir. Yani, sözün tam anlamıyla birer beyefendiler. Mustafa Kemal’den söz ederlerken özellikle (GAZİ PAŞA) deyimini kullanır, adını rahmetle anarlandı.

Terör olaylarından bu yana, MİLLİ BAYRAMLARIN da tadı-tuzu kalmadı. Kurulan kontrol noktalarında görevli güvenlik görevlileri, kutlama alanlarına girmek isteyenlere kimlik soruyor, üst-baş araması yapıyorlar. Hatta, protokol mensuplarından başkalarının alana girmelerine müsaade etmiyorlar. Bu yılın 30 Ağustos gününde de yine böyle bir durumla karşılaştım. Kontrol noktasında (NEREYE AMCA) diyen görevliye BASIN KARTIMI göstererek, tören alanına girebildim.

Hani, (GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ, HAYALİ CİHAN DEĞER) denilir ya, geçmiş yıllardaki MİLLİ BAYRAM NOSTALJİSİ SÖZÜN TAM ANLAMIYLA BU GERÇEĞİ VURGULAMAKTA

ANEKDOT

Şehrimizde, Siirt Lisesinin kurulduğu ilk yıllarda, çarşaflı bir kadın, okulun önüne gitmiş. Her ne içinse, okulda okuyan oğlunu görmesi ve konuşması gerekiyormuş. Kendi aralarında sohbet eden bir grup Siirtli genç görmüş. Türkçe bilmediği için onlara Arapça olarak sormuş. Biz, sorduğunun Türkçe tercümesini vermekle yetinelim:

-Çocuklar, Mehmet nerede? Onu bana çağırır mısınız?

demiş.

Gençler, kadının bahsettiği Mehmet’in hangi Mehmet olduğunu kestirememişler.

-Teyze, bizim okulda bir çok Mehmet var. Senin oğlun hangisi, soyadını söyle, çağıralım

diye cevap vermişler. Kadın, oğlunun soyadını vereceği yerde büyük bir gururla ve Arapça olarak cevap vermiş:

-EŞEM MO TIRIFO MEMEDİ. AYNALLA U EYNIL NEBİ ELE MEMET U ISEM MEMET! DEVM U DEİM BAYRAK IT TÜRKİYE UVE BİT MEMET.

Türkçe olarak kadının söylediklerini şöyle tercüme edebiliriz:

-Nasıl Mehmet’imi tanımazsınız. Allah ve Peygamber nazardan korusun. Devamlı olarak Türkiye Bayrağını taşıyan benim oğlum Mehmet’tir.

Meğer, kadının oğlu, milli bayramlarda, Okulun

BAYRAĞINI

taşıyan öğrenciymiş. Tabii, kadının bu tarifi üzerine, arkadaşları Mehmet’i tanımış ve hemen çağırmışlar. Ama, lise hayatı boyunca da Mehmet’e, hep Annesinin sözleriyle takılırlarmış:

-AYNALLA ELE MEMET U ISEM MEMET, DEV U DEİM BAYRAK IT TÜRKİYE UVE BİT MEMET!

Bu anekdotun en önemli vurgusu, Türkçe dahi bilmeyen Siirtli Annenin, bir okul adına dahi olsa, Türk Bayrağını taşımanın ne büyük bir şeref olduğunu idrak etmesi ve oğlunun Bayrağı taşımakla görevlendirilmesinden duyduğu gurur olsa gerek…

TAŞLAMA

YÜZBİRİNCİ YILINI

KUTLUYORUZ ZAFERİN

ADI BAŞKOMUTANLIK

SAVAŞIDIR BİLİNSİN

BAŞKOMUTAN ELBETTE

MUSTAFA KEMAL PAŞA

SANA MUHTAÇ BU MİLLET

ASKERİNLE BİN YAŞA

BU MİLLETİN HAREM-İ

İSMETİNDEN DÜŞMANI

KOVAN BÜYÜK KUMANDAN

KEMAL PAŞA'DIR, TANI

MUSTAFA KEMAL'E NEDEN

(ATATÜRK) DENİLMİŞTİR

TÜRKLERİN ATASIDIR

BU GERÇEK BİLİNMİŞTİR

MUSTAFA KEMAL ELBET

TEK BAŞINA DEĞİLDİ

YOLDAŞI FEVZİ, İSMET,

KAZIM KARABEKİR'Dİ

BÜYÜK MİLLETİN BÜYÜK

ZAFERİ KUTLU OLSUN

KANLA YAZILMIŞ BÜYÜK

DESTANDIR ADI BUNUN

ATATÜRK İÇİN AYYAŞ

DİYEN YOBAZLARA BAK

BU MİLLETİN KANINI

İÇENLERLE DOST MUTLAK

TÜRK GENCİ ATATÜRK'ÜN

İZİNDE YÜRÜMELİ

YOBAZLARIN İZİNDEN

YÜRÜMEK TEHLİKELİ

Yazarın Diğer Yazıları