Yarın Arife, ertesi gün ise Kurban Bayramı. Acaba milletçe Bayram atmosferine uygun bir durumda mıyız. Yoksa, Siirt Arapçamızdaki tabirimizle bu yıl da bir
(İD IL HIZEN=
(HÜZÜN BAYRAMI)
daha mı yaşayacağız!
Biz Siirtlilerin geçmişe ait gelenek ve göreneklerimiz çoktur. Zaman içinde bunların çoğu terk edilmiştir. Bu gelenek ve göreneklerimizden biri de
(ID’IL HIZEN)
olarak tabir edilenidir.
Geçmiş yıllarda herhangi bir ailenin Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arasında bir mevtası olursa, o aile için o
KURBAN BAYRAMI (İD’IL HIZEN)
olurdu. Herhangi bir Siirtli Kurban Bayramından sonra ve Ramazan Bayramı önce vefat etse, o aile için de yine o yılın
RAMAZAN BAYRAMI (İD’IL HIZEN)
idi.
(Id’ıl Hızen)in Türkçe karşılığı (HÜZÜN BAYRAMI)
demektir. O yıllarda muhtemelen nüfusu 10-15 bin dolaylarında olan Şehrimizde, Siirtli atalarımız,
(Biz bayram yaparken, falanca komşumuzun, filanca akrabamızın yıl içinde mevtası vardı. Gidelim de, onu teselli edelim)
düşüncesiyle ziyaret ederlerdi. Zaten, mevta sahibi de, böyle ziyaretlere hazırlıklı olur, tıpkı taziyelerde olduğu gibi, evinin kapısını açık tutardı. Neyse ki, nüfusun 150 binlere dayandığı, köylerden Şehre göçenlerle kültür erozyonuna uğrayan Siirt’te bu adet artık unutulmuş ve tedavülden kalkmıştır!
Bu anlamda ele alındığında, maalesef bu yıl idrak edeceğimiz Kurban Bayram da geçen kurban bayramında olduğu gibi sözün tam anlamıyla bir
HÜZÜN BAYRAMIDIR. HEM DE MİLYONLARCA VATANDAŞIMIZ İÇİN!
Koronavirüs Pandemisiyle mücadele devam ederken ve bu belâdan ne zaman kurtulabileceğimiz belli değilken, 15 milyon insanımızın işsiz, bir o kadar insanımızın açlık sınırında bir gelirle yaşamlarını sürdürmeğe çalıştıkları, üniversite mezunu gençlerin garsonluk yaptıkları, KHK’larla çok sayıda vatandaşın işinden, aşından mahrum bırakıldıkları, 2 yıla yakın zamandan beri siftah edemeyen esnaflarımız, kapanan iş yerleri, iflas eden tüccarlarımız, sanayicilerimiz ve her şeyden önce adalete susamış 83 milyon insanımız için
(BAYRAM GELMİŞ NEYİME) TÜRKÜSÜNÜ ÇIĞIRMAYIP DA NE YAPACAĞIZ.
Memleketin ahval-i umumisi bu durumdayken, gerçek anlamda ve bayram havasında bayram yapmanın imkânı var mı.
Sözün özü, bu yıl da geçen yıl olduğu gibi bir
HÜZÜN BAYRAMINI DAHA İDRAK EDECEĞİMİZ GERÇEĞİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ.
ŞEHİT
olan kahramanlarımızın ailelerini düşünün, onlar için bu bayram sözün tam anlamıyla
(HÜZÜN BAYRAMI)
olmayacak mı! Biz Siirtlilerin
(İD’IL HIZEN)
geleneği Türkiye geneline şamil kılınsaydı, ülkemiz genelinde
HÜZÜN
BAYRAMI ÇADIRLARI
kurmamız gerekmeyecek miydi!
Siirtlilerin örf ve adetleriyle değerlendirdiğimiz zaman, bu yıl idrak edeceğimiz Kurban Bayramı, sarayzadeler hariç, bütün milletimiz için sözün tam anlamıyla bir
HÜZÜN BAYRAMI’DIR.
Bu gerçekler karşısında
, (Ya Rabbi, bundan sonra olsun, BAYRAMLARIMIZI GERÇEK BAYRAM SEVİNCİYLE YAŞANACAK BAYRAMLARDAN EYLE!)
diye dua etmekten başka elimizden ne gelir!
ANEKDOT
Nasrettin Hoca Merhum, görmediği bir hatunlu evlendirilmişti. Gerdek gecesi yüzünü gördüğü çirkin kadından bir an evvel kurtulmak için, evinin yanındaki dükkânına gitmişti. O sırada, iş yerine birkaç kadın girerek:
-
Hoca Efendi, mahallede bir taziye evi var. Acaba ev nerede?
diye sormuşlar. Hoca da, kendi evini tarif etmiş. Evin yolunu tutan kadınlar, az sonra geri gelmişler. Hoca’ya çıkışmışlar:
-
Hoca efendi, biz sana taziye evini sorduk, sen bizi düğün evine gönderdin. Bu ne iştir!
demişler.
Hoca dertli dertli cevap vermiş:
-
Ölü evindeki taziye 3 gün sonra bitecek. Gittiğiniz evdeki taziye ise ömür boyu sürecek.
TAŞLAMA
(BAYRAM GELMİŞ NEYİME)
TÜRKÜSÜNÜ DESİNLER
İŞSİZ, GÜÇSÜZ, AÇ YOKSUL,
NASIL BAYRAM ETSİNLER
KORONAVİRÜS VARKEN
NASIL BAYRAM YAPALIM
BAYRAM SONRASI VARYANT
PİK PAPAR MI BAKALIM
ONBEŞ MİLYON İŞSİZ GENÇ
NASIL BAYRAM YAPACAK
YARI AÇ, YARI TOKTUR
ÜLKENİN İNSANI BAK
RABBİM BAYRAMIMIZI
RAHMETİNLE BAYRAM KIL
TAKATIMIZ KALMADI
İFLAS ETMİŞTİR AKIL