Bizde bir söz vardır.
(Her gördüğün
kubbeyi ZİYARET ZANNETME)
deriz. Gerçekten de bu böyledir. İslam dininde türbeleri mekruh, hatta haram kabul eden âlimler bulunmaktadır. Ama her ne hikmetse türbelere büyük zaafımız vardır. Türbelere gider, çaput bağlar, adakta bulunur, yana yankıla yalvarırız. Oysa türbelerde yatanlar bizden de acizdirler.
Her görülen kubbenin ziyaret sayılmaması gerektiği ile ilgili anlatılan bir Siirt anekdotu vardır. İşte o anekdot:
Geçmiş yıllarda, uzun süre ortaklık yapan iki Siirtli, önce çok kazanmışlar, ancak, bilahare bütün mal varlıklarını kaybetmişler. Ellerinde kala-kala bir kısrakla, yavrusu kalmış. İşlerinin ters gittiğini anlayan ve birlikteliğin bir anlamı kalmadığını kavrayan ortaklar, ayrılmağa karar vermişler. Ellerindeki son mal varlıkları olan kısrak ve yavrusu için kura çekmişler, birisine kısrağın kendisi, diğerine de yavrusu düşmüş.
Yolları ayrılan iki ortaktan, kısrağı alan, az bir yol aldıktan sonra, zaten hayli yaşlı olan kısrağı ölmüş. Zavallı, çok sevdiği kısrağı için bir çukur kazarak hayvanı içine gömmüş ve derdinden oturup başucunda ağlamağa başlamış. O esnada, oradan bir kervan geçiyormuş. Kervandakiler, adamcağızın bir mezarın başında oturup ağladığını görünce sormuşlar:
-Hayrola, neden ağlıyorsun?
Kısrağının öldüğünü ve kendi çaresizliğine ağladığını söylemeğe utanan birinci ortak:
-Şeyhim öldü, onu gömdüm. Başucunda ağlıyorum!
demiş
. “ŞEYH”
kelimesini duyan kervandakiler, adamı teselli etmişler. Çok büyük bir şeyh olarak empoze edilen
KISRAK İÇİN TÜRBE yapmışlar.
Türbeye de para ve eşya atmışlar. Bu durumu gören birinci otak, kendi kendisine karar vermiş ve oranın
TÜRBEDARI OLMUŞ!
Gelen giden bütün kervanlar, oradan geçerlerken, Türbeye bir şeyler bırakıyor, o da bu sayede geçimini sağlıyormuş.
Aradan bir süre geçmiş, türbedar bakmış ki, türbenin yanından geçen kervanlar azalmış. Sebebini araştırmış, meğer aynı yol üzerinde çok daha ünlü bir türbe olduğu için, kervanlar da artık o yöreden geçiyorlarmış. Merak edip, işini bozan bu türbeye gitmeğe ve durumu öğrenmeğe karar vermiş. Gelmiş ve görmüş ki, bu türbede, türbedar olan eski ortağı değil mi. Birbirlerini görünce sarılıp, kucaklaşmışlar. Tenha bir yere çekip dertleşmişler. Birinci ortak gelişinin sebebini anlatınca, ikinci ortak demiş ki:
-Vallahi, benim türbemde yatan da, senin kısrağın yavrusu!
"
Enayiler olmazsa, iş kalmaz açıkgözlere” diyerek ortaklar tekrar bir araya gelmişler. Ama, bu seferki işleri ticaret değil. Türbedarlık olmuş. Türbelerine gelen ziyaretçilere, öbür türbeyi de ziyaret etmelerinin gerekli olduğunu söyleyerek ziyaretçileri birbirlerine paslamaya başlamışlar. Bunun için bizim Siirtçede söylenegelen bir deyim vardır.
-Kıl kıbbe let hassıbe ız yara=Her kubbeyi ziyaret zannetme!
TAŞLAMA
MÜSLÜMANLAR UYANIN
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
GÖZÜ KÖR MÜ DÜNYANIN
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
İSTİBDAT VE TAHAKKÜM
VAHŞET, ŞİDDET VE ZULÜM
ÖLÜM YAĞIYOR ÖLÜM
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
ABD HİMAYESİ
VE YAHUDİ FİTNESİ
ZULMÜN MÜŞTEREK SESİ
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
“METİL VELET” FERYADI
HALÂ UNUTULMADI
ZULÜMDÜR BUNUN ADI
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
ESİR MESCİDİ AKSA
KAN SEBİL OLUP AKSA
EĞER DİNİMİZ HAKSA
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
İŞTE HAZIRDIR BURAK
HEM FİLİSTİN, HEM IRAK
EY MÜSLÜMAN UYAN, BAK
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
UTANALIM MİRAÇ’TAN
O RAKİB-İ BURAK’TAN
UYAN MÜSLÜMAN, UYAN
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
“UTANÇ DUVARI”NI YIK
BURAK’LA Mİ’RACA ÇIK
YETER BU ZULÜM ARTIK
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
YİNE BİR SELAHATTİN
GELSİN BU ZULÜM BİTSİ
EY EYYÜBİ BİR SİLKİN
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
BİR YANDA ASHAB-I FİL
BİR YANDA AKSA VAR BİL
GELSİN “TAYRAN EBABİL”
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR
ÂBİD, ALLAH’A YALVAR
AKSA HÜR OLSUN TEKRAR
UYANIN MÜSLÜMANLAR
FİLİSTİN KAN AĞLIYOR