İslam tarihinde adaletiyle meşhur olan elbette ikinci Halife Hazret-i Ömer’dir (Allah ondan razı olsun.) Hazret-i Ömer’in adaletine vurgu yapan çok sayıda anekdotlar vardır.
“Dicle’de bir kurt, bir kuzuyu kaparsa, İlahi adalet onun hesabını Ömer’den sorar” zihniyetiyle devlet yöneten, gece vakti kendisiyle sohbete gelen bir sahabeyle konuşmaya başlamadan önce önündeki hazineye ait mumu söndürerek, cebinden çıkardığı parasıyla aldığı mumu yaktıktan sonra sohbete başlayan, evini zorla istimlak etmek isteyen bir Valisini şikayet için giden Yahudi’nin yamalı elbiseler içinde görerek, “bu mu valiye ceza verecek” diye iç geçirerek geri dönecekken, durumdan agah olarak yanına çağıran ve kemik parçası üzerine bahse konu Valiye “Ene adilun min Nuşireven = Ben Nuşirivan’dan daha adilim” cümlesi yazarak götürmesini söyleyen, kemikle gönderilen mesajı okuyan Vali’nin tirtir titrediği anekdotlar ve daha niceleri.
İşte bu Hazret-i Ömer sık-sık yaptığı gibi halkın durumunu aynel yakin müşahede için bir gün yine gece vakti Medine’nin varoş yörelerinde gezerken bir ışık görür. Beraberinde olan Hazret-i Esleme ile oraya doğru yönelir. Gittikleri evin içinden ağlayan çocuk sesleri gelmektedir. Bir kadıncağız, ocağın başında oturmuş, yanan ateşin üzerindeki tencereyi karıştırmakla meşguldür. Hazret-i Ömer müsaade istiyerek kadının yanına yaklaşır, kadının müsaade etmesi üzerine çocukların neden ağladıklarını sorar. Kadın, mahcubiyet içinde çocuklarının aç olduklarını bunun için ağladıklarını söyler. Hazret-i Ömer, ocağın içindeki tencereye bakar, içinde taş olduğunu görür. Meğer kadıncağız, çocukları avutmak için tencereye taş koyarak karıştırmakta ve çocuklar uyusunlar diye yemek yapıyor gibi davranmaktaymış. Hazret-i Ömer, kadının söylediklerini duyunca, içi yanarak söylenmiş:
-Neden gidip durumunu Halife Ömer’e söylemiyorsun?
Kadın, bütün devlet başkanlarına ders olması gereken şu cevabı vermiş:
-Ömer, Medine’nin varoşlarında bir dul kadının çocuklarıyla birlikte aç olduklarını bilmeyecek idi ise niçin Halife oldu…
Anımsatalım! Gençler işsiz oldukları için evlenemiyorlar. Emeklilerin yüzde yetmişinin tencerelerinde TAŞ KAYNATILIYOR!
Hani bunlar, ÖMER’İN ADALETİNİ GETİRECEKLERDİ!!!
TAŞLAMA
ŞUBAT KISA ÖMÜRLÜ
BİR AYDIR BU GERÇEKTİR
HUYU DAHİ HUYSUZLUK
BUNU BİLMEK GEREKTİR
GAH AĞLAYAN, GAH GÜLEN
BİR AY ŞUBAT GERÇEKTE
BİR BAKARISIN GÜNEŞLİ
BİR BAKARSIN KAR YERDE
ANASINI DOKUZ KEZ
ÇAMAŞIRA GÖTÜRMÜŞ
ÇAMAŞIR YIKATMADAN
YİNE GERİ GETİRMİŞ
ŞUBAT’A HİÇ HAVAYA
GÜVENMEMEK GEREKLİ
ALDATMASINLAR SENİ
ŞUBAT’IN CEMRELERİ