Ey âlemdeki tüm mahlukatı rızıklandıran YÜCE RABBİMİZ! Duyduk ve okuduk ki, Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı Yüksek Fetva Kurulu, ülkemizi yakıp kavuran pahalılığın, senin takdirinin eseri olduğunu,
Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun) “Fiyatları tayin eden, darlık ve bolluk veren Allah’tır” hadis-i şerifine dayanarak açıklamıştır.
Peygamber Efendimiz için (LA YANTAK ENİL HEVA = O BOŞ YERE SÖYLEMEZ)
buyrulmuştur. Zikredilen bu Hâdis-i şerif, SAHİH ise doğuracağı sonuçları da olacaktır. Ancak, yine Peygamber Efendimizin
“Önce tedbir, sonra tevekkül”
olarak yorumlanacak bir hâdis-i şerifleri daha vardır. Her ne hikmetse Diyanet İşleri Başkanlığı birbirine bağlantılı hâdis-i şeriflerden birini görürken, diğerini görmezden gelmektedir.
Ey Yüce Rabbimiz, âciz kulların olarak fiyatları tayin ederken, biz fakir ve kimsesiz kullarına rahmetini dilemekteyiz.
LÜTFEN, FİYATLARI İNDİR! Nurun ile bu pahalılık ateşini söndür.
Tedbir almaya gelince, biz âciz kullarının ellerimizden gelen bir şey yok. TEDBİRİ ALANLAR DA, ALMAYANLAR DA BİZLERİ YÖNETENLERDİR. Sen onlara akıl ver, idrak ver, Taş gibi kalplerini, toprak gibi yumuşak eyle, Yumuşak eyle ki, halden, dilden ve sözden anlasınlar. (Haşa), suçu sana yüklemesinler!
Halimizi böylece arz ettikten sonra, tüm insanlık adına bolluk, bereket, ucuzluk diliyoruz,
YÜCE RABBİMİZ!
İŞLERİ ALLAH’A HAVALE ETMEK!
Biz çok mütevekkil, itikat sahibi insanlarız! Bütün işlerimizi
HAZRET-İ ALLAH’A
havale eder,
(GÖRELİM MEVLAM NEYLER)
diyerek bekler dururuz.
Aslında biz MÜTEVEKKİL ile MÜTEEKKİLİ birbirine karıştırmışız. MÜTEEKKİL olmayı MÜTEVEKKİLLİK zannediyoruz! “Deveni Bağla Sonra Tevekkül Et” anlamına gelen bir hâdis-i şerif vardır. Bedevinin biri
Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’E (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun)
gelip, sorar:
-Ya Resulallah, devemi salıp da mı Allah’a tevekkül edeyim, bağlayıp da mı?
Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki:
-Deveni bağla ve Allah’a tevekkül et!
Şimdi biz bunu ne demeye getirdik. ABD namusuz, ABD şerefsiz, ABD haysiyetsiz! Bize kumpas kurarak döviz kurunu yükselterek bizi ekonomik anlamda çökertmek peşinde! Ama ABD’nin doları varsa bizim de ALLAH’IMIZ VAR! Diyerek kendimizi avutuyoruz ya! İyi de kardeşim, biz bu oyuna gelmemek için zamanında gerekli önlemleri aldık mı, kurallarına uygun bir ekonomi yöntemi uyguladık mı! Borç aldığımız paraları sanayi tesislerine mi, üretime mi, betona mı yatırdık. Bir de bunun muhasebesini yapmamız gerekmez mi! Dövizle ve yüksek faizlerle borçlanan biziz, borç aldığımız parayı, betona gömen biziz, üretim adına hangi tesisler varsa, kapısına kilit vuran biziz! Şimdi diyoruz ki,
ONLARIN DOLARI VARSA, BİZİM DE ALLAH’IMIZ VAR!
Kusura bakılmasın ama sağlam kazığa bağlamayan bedevi gibi, deveyi (ekonomiyi) şerefsizlere kaptırırsak, bu tamamıyla bizim gafletimizdendir. Elbette, işleri YÜCE ALLAH’A HAVALE ETMEK GÜZELDİR. Ancak, bütün tedbirleri aldıktan sonra bunu yapmamız gerekir. Bir anekdot daha naklederek yorum yazımızı noktalayalım.
Hazret-i Ömer (Allah ondan razı olsun) devamlı olarak camide gördüğü, hiç mescitten ayrılmayan ve sürekli ibadet yapan birini tespit ederek sormuş:
-Seni hep camide ibadet ederken görüyorum. Peki, geçimini nasıl sağlıyorsun!
Adam cevap vermiş:
-Geçimimi, kardeşim sağlıyor. Ben bir MÜTEVEKKİL olarak kendimi ibadete vermişim.
Hazret-i Ömer biraz da hiddetlenerek söylenir:
-Hayır, sen MÜTEVEKKİL değil, MÜTEEKKİLSİN (Hazır yiyici.) Haydi kalk git, geçimini sağlayacak bir iş yap. Kardeşine daha fazla yük olma!
İşte, YÜCE ALLAH’A tevekkül etmek, aslında öyle bir şeydir!
HİCRİ YILBAŞI
“Miladi takvime göre 30 Temmuz 2022 Cuma günü, Hicri takvime göre 1444 Hicri takviminin 1 Muharrem günüdür. Yani, Hicri YILBAŞIDIR. Muharrem kelimesinin mânası hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber (O’na al ve ashabına salat ve selâm olsun) tarafından Allah’ın ayı diye nitelendirilmiştir
Resûlullah (s.a.s.), bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Yine bir hâdis-i şerifte (Muharrem Allah’ın, Şaban benim, Ramazan ümmetimin ayıdır) buyurulmuştur. Bu arada, hatırlatmakta yarar var. Muharrem’in onuncu günü AŞURE GÜNÜDÜR.
Muharrem ayı, Kur’an-ı Kerim’de savaşılması yasaklanan aylardan biridir. Savaşın yasak olduğu aylara (EŞHHÜRÜ’L HURUM = HARAM AYLAR) tabir edilir. Bunlar
Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve
Recep
aylarıdır.
Peygamber Efendimiz, Muharrem ayının dokuzuncu, on ve on birinci günleri oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Hazret-i Ömer’in halifelik döneminden itibaren Peygamber Efendimizin Mekke’den, Medine’ye hicretti İslami takvimin başlangıcı, Muharrem ayı da hicri yılın ilk ayı kabul edilmiştir.
Bütün okuyucularımızın, Siirtli hemşerilerimizin, Müslüman Türk Milletinin, tüm İslam âleminin Hicri 1444. Yılını tebrik ediyor, insanlığa barış, dostluk ve bereketler vesilesi olmasını CENAB-I ALLAH’TAN NİYAZ EDİYORUZ.
TAŞLAMA
YAĞMUR DUASI GİBİ
DUAYA ÇIKMALIYIZ
ENFLASYON DÜŞSÜN DİYE
HAK’KA YALVARMALIYIZ
MEĞER HAZRET-İ ALLAH
ENFLASYONU YÜKSELTMİŞ
TAKATIMIZ KALMADI
RABBİM İMDADA YETİŞ
TEDBİRE NE GEREK VAR
HÜKÜM ALLAH’IN HÜKMÜ
MEDET DİLİYOR HAK’TAN
MAHLUKATLARIN TÜMÜ
ÇALIŞMAYA NE GEREK
TEVEKKÜL ET VE BEKLE
BİR YERLERDEN RIZKINI
VERİR REZZAK ELBETTE