Başka bir işleri kalmamış gibi, NOEL VE YILBAŞI KUTLAMALARI İÇİN (HARAMDIR) FETVASI VERENLERE İNAT, NOELİ DE, YILBAŞINA DA KUTLARIM!
NOEL niçin kutlanır!
Ululazm Peygamberlerden Hazret-i İsa’nın (Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed’e, O’na ve cümle Peygamberlere salat ve selam olsun)
doğum tarihi 25 Aralık olarak belirlendiği için. Hazret-i İsa’nın unvanı (RUHULLAH)tır. Doğumu ile birlikte nice mucizeler göstermiş, ölüleri diriltmiş, doğuştan körlerin gözlerine mübarek ellerini sürerek, görmelerini sağlamış, abras ve daha bir çok hastalıklara karşı insanlara şifalar bahşetmiştir. Tabii bütün bunları
YÜCE ALLAH’IN İZİN VE İRADESİYLE GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR. Kur’an-ı Kerim’de hakkında şanını yücelten çok sayıda ayet-i kerimeler vardır. Şimdi, böyle bir Peygamberin doğum gününü kutlamak neden HARAM OLSUN.
Ha, denilse ki NOEL’DE, (yılbaşında içki içmek haramdır) eyvallah derim. Bir ululazm Peygamberin doğumu kutlanacaksa, bunun neresi haramdır, benim aklım almıyor.
Evet, 2021 yılının bitmesine ve 2022 yılının idrak edilmesine şunun şurasında saatler kaldı. 31 Aralık günü gecesi
(YILBAŞI)
olarak kutlanacak. Diyanet İşleri Başkanlığı Milli Piyango’nun bütün çekilişlerini bir kalemde
HARAM
ilân edince, milli piyango bileti alalım mı, almayalım mı diye tereddüde düştük. Gerçi, milli piyango çekilişleri birçok eylemlerimizden çok daha masum! Ama insan yine de tereddüde düşüyor.
Milli Piyango çekilişlerinin haram olduğu ile yetinilse yine de iyi! Bizim sözde sofularımız her yılın klasik lâflarını tekrarlayarak ve
(GÂVUR İŞİ)
diyerek
YILBAŞI
kutlamalarını
HARAM
ilan etmektedirler. Yılbaşı kutlamalarını külliyen
HARAM
ilân etmek yerine:
“İÇKİ İÇMEK, DANSÖZ OYNATMAK, İÇKİ İÇİLEN, DANSÖZ OYNATILAN YERE GİTMEK, İSRAFA GİRMEK HARAM”
denilirse
“AMENNA”
diyeceğiz! Adı üzerinde, yeni bir yıl idrak ediliyor. Hazret-i İsa’nın
(Peygamberimize, O’na ve cümle Peygamberlere salat ve selam olsun)
doğum tarihini esas alan takvime göre yapılan bu kutlamanın neresi haram. Hazret-i İsa, Hıristiyanlardan çok bizim Peygamberimizdir. Dini inanışlarımıza göre beş
ULULAZM PEYGAMBER
vardır. Bunlardan biri de Hazret-i İsa’dır. Hazret-i İsa’nın doğumunu kutlamak neden haram olsun ki! Birçok din adamları ve tasavvuf büyükleri için bile
(Veyselkarani, Hacı Bayram-ı Veli, Mevlana, Yunus Emre
vesaire)
doğum veya ölüm günlerinde anma törenleri düzenlenmiyor mu?
Hem
“Deveye ‘neden boynun eğri’ diye sormuşlar! Nerem doğru ki diye cevap vermiş”
şeklinde söylenegelen bir deyimimiz vardır. Yılbaşı için
(GAVUR
İŞİ)
diyenlere sormak gerekmez mi,
GAVUR İŞİ VEYA GAVUR İCADI OLMAYAN NEYİMİZ VAR!
Kullandığımız internet, televizyon, otomobil, cep telefonu, radyo, elektrik, tren, uçak, çamaşır makinesi, buzdolabı ve aklınıza benzeri daha neler geliyorsa hepsi gavur işi,
GAVUR İCADI
değil mi!
(Gavur icadı)
diyerek, matbaayı bile 300 yıl Osmanlı Devletine sokmadılar. Bu yüzden de
(AT’I ALAN, ÜSKÜDARI GEÇTİ!)
Batı’da, matbaanın nimetleri sayesinde ilim inkişaf ederken, biz 300 yıl olduğumuz yerde saydık. Çünkü aklı evvel dindarlarımız
(Gavur icadı)
diyerek matbaanın Osmanlı Devletine girişini engellemişlerdi.
Bu ülkede yaşayan insanların yüzde 99’u bugün tabiri caizse
GAVURLAR GİBİ
GİYİNİYORUZ!
Yani, haşa gavur mu olduk! Helali, haram; haramı, helal etmek küfürdür. Helal olan da, haram olan da
YÜCE ALLAH’IN KİTABINDA
beyan edilmiştir. Bunların dışında haram ve helal aramaya gerek yoktur.
Bizim sözlerimiz sadece Yılbaşı kutlamalarıyla ilgili değildir. Globalleşen dünyada, bütün insanların ortak değerleri vardır.
Kur’an-ı Kerim’in
haram etmediği ortak değerleri bilmek ve uygulamak da insanlar için bir vecibedir.
(Gavur icadı)
diyerek dünyanın ortak değerlerine sırt çevirmeyelim.
Yeni Yılı kutlayalım amma, haram olan uygulamalarla değil, sofular Mevlit okusunlar, okutsunlar, bizim gibi olanlar televizyon izlesinler! Çekirdek çıtlatsınlar, Milli Piyangonun yılbaşı çekilişini izlesinler.
Yeter ki helali haram, haramı helal göstermesinler…
Her yeni yıl kutlamasında gündeme gelen klasik sorulardan biri budur. (Yeni yıl kutlamaları caiz mi, değil mi!) Gerçi Diyanet İşleri Başkanlığı Yılbaşı kutlamalarını ve Milli Piyango çekilişlerini haram ilan etti ama bazı din adamlarının değişik görüşte oldukları da biliniyor.
Doğrusunu isterseniz, kimi din adamlarının
(Yılbaşı kutlamaları caizdir)
derken, bazı din adamlarının da, Yılbaşı kutlamalarının, kutlayanları küfre götürecek kadar tehlikeli olduğunu iddia etmeleri gerçekten çelişki oluşturmaktadır. Öyle ya! Bir şey ya helaldir, ya haramdır. Ha ikisi arası bir de
MERKUH
denilen bir kavram vardır. Doğrusunu söylemek gerekirse, Yılbaşı kutlamalarını küfür olarak nitelendirmek, gerçekten çok aşırı bir tepkidir. O zaman Türkiye’de yaşayan en az 50 milyonun kâfir oldukları gibi bir sonuç ortaya çıkar ki, durum oldukça vahim bir hâl alır.
Diyanet İşleri Başkanlığının fetvasına rağmen, yılbaşı kutlamalarının caiz olup olmaması konusu, yine de ucu açık kalırken, bir anekdottan yola çıkarak cevabını verelim.
Dost olan bir Müslüman, bir Hıristiyan ve bir Yahudi Yılbaşını birlikte kutlamayı tartışıyorlarmış. Yahudi olan:
-“Biz yeni yıla ‘Roş Aşana bayramı’ deriz. Her yıl en erken 5 Eylül’de, en geç 5 Ekim’de kutlarız. Noel kutlaması Hıristiyan işi. Bu bakımdan tereddütteyim” demiş.
Müslüman da:
-Bizim Diyanet İşleri Başkanlığı Yılbaşı kutlamalarını haram ilân etti. Bu bakımdan ikilem içindeyim
diye konuşmuş. Hıristiyan cevap vermiş:
-(Hadi, Yahudi’yi anladım. Peki, Müslüman kardeşim, sen Hazret-i İsa’yı hak Peygamber kabul etmiyor musun?)
diye sorunca Müslüman ikna olmuş.
Müslüman ve Hıristiyan, kutlama kararını vermişler. Bir de bakmışlar ki, Yahudi arkalarından gelmiyor mu.
Sormuşlar:
-Hani sen gelmeyecektin.
Yahudi cevap vermiş:
-Kutlama için yapılacak masraflar sizdense, neden gelmeyeyim ki…
Bir de
YILBAŞI
geleneklerinin değişmez bir siması vardır.
NOEL BABA!
Gerçekte, ne Hıristiyanların deyimleriyle
NOEL BABA
ve ne de Müslümanların deyimiyle
NAİL BABA
diye adlandırılan kimseler yoktur. Geçmişte de yoktular, günümüzde de yoklar. Bunlar hayalden ve fanteziden ibarettir. Noel Babanın bacadan girip, altın dolu torbayı evimize getirmesini beklemek ise boş bir tesellidir. Noel Baba bugüne kadar bacamızdan girmedi, bundan sonra da girecek değildir!
Günümüz Türkiye’sinde sadece bir baba vardır.
O da Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’dır.
Dilediğini başkan yardımcısı, bakan, bakan yardımcısı, vali, milletvekili, belediye başkanı, paşa, rektör, anayasa mahkemesi başkanı (ve aklınıza yüksek makamlardan ne geliyorsa sıralayınız) yapabilen tek kişi
ERDOĞAN BABADIR.
Bu bakımdan, umutlarımız ne
NOEL BABA’DA, NE NAİL BABADA, Bütün umutlar ERDOĞAN BABA’DA!
Evet, 2021 yılının bir daha dönmemek üzere gitmesine ve tarihin sayfalarına gömülmesine artık saatler kaldı. Ne NOEL BABA’DAN, NE DE NAİL BABA’DAN bir beklentimiz yok. Bütün beklentilerimiz önce YÜCE ALLAH’TAN, sonra da SEVGİLİ KULU ERDOĞAN BABA’DAN!
2022 yılında öncelikle bütün insanlığın KORONAVİRÜS PANDEMİSİNDEN KURTULMASI, Dünyaya ve Türkiye’mize barış, kardeşlik, huzur, bolluk, bereket getirmesi dileklerimizle…
Hem, o kadar çok günahlar işliyoruz ki, NOEL ve YILBAŞI KUTLAMALARI yanlarında sivrisinek kanadı bile olmaz.
TAŞLAMALAR
İKİBİNYİRMİBİRİ
UĞURLADIK, GİDİYOR
İKİBİNYİRMİİKİ
KAPIDADIR BEKLİYOR
YENİ YIL KUTLU OLSUN
SAVAŞSIZ, KANSIZ GEÇSİN
AKILLANIP İNSANLAR
BİRBİRİNİ EZMESİN
VERGİSİZ, ZAMSIZ BİR YIL
OLSUN YENİ YILIMIZ
SALGINLARDAN, DEPREMDEN
KORU BİZİ RABBİMİZ
NOEL BABA BAKALIM
BİZE NE GETİRECEK
BACALARDAN MI YOKSA
KAPIDAN MI GİRECEK
NOEL BABA’YA NAİL
BABA DER KİMİLERİ
NOEL OLMUŞ, HA NAİL
İYLİK MELEĞİ BELLİ
NE NOEL NE DE NAİL
BABADIR UMUDUMUZ
BABAMIZ ERDOĞAN’DIR
DİLEĞİMİZ EKMEK-TUZ
BİR PARÇA DEMOKRASİ
KATSINLAR ÇORBAMIZA
ÇORBAYA DA RAZIYIZ
DEMOKRASİ OLURSA