İlimizde göreve başladıklarından bu yana dikkat ediyoruz, aynı zamanda Belediyle Başkanlığına Vekalet eden Vali Sayın Dr. Kemal Kızılkaya adeta halkla iç-içe. Esnaflarla, sivil toplum örgütleriyle, güvenlik güçleriyle, öğretmenlerle, her kesimden bürokratlarla, sabah namazlarında camilerde cemaatle ve hatta sabahın erken saatlerinde Belediye temizlik işçileriyle bir araya gelerek, halkın nabzını tutmaya, sorunları halkın kendisinden almaya özen göstermektedir.
Söz, halkla iç-içe valilerden açılmışken adı
(SÜPER VALİ)
olarak anılan merhum Recep Yazıcıoğlu ile ilgili bir anekdotu anımsatalım, istedik:
Tokat Valisi iken adından çok söz ettiren, tebdili kıyafetle köylülerin traktörlerine binip Niksar dört yol mevkiinde köylü traktörcülerden haraç isteyen polisleri görevden alan, içki satan yol kenarındaki büfelerde içki satışını ve kahvelerde kumardan sayılan oyunları yasaklayan Yazıcıoğlu, Tokat’tan, Aydın Valiliği'ne atanır.
Henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır. Hiç vakit kaybetmeden hastaneye Tebdil-i kıyafetli kıyafetle gider. Acil bölümünden görevli bir hemşireye:
-Başhekimin odası nerede?
diye sorar.
Hemşire küçümseyici bir ses tonuyla:
- Üst kata çık, koridorun sonundan sağa dön, sondaki oda
diye cevap verir.
Yazıcıoğlu üst kata çıkar. Başhekimin odasını bulur. Kapısı açıktır ama başhekim odasında yoktur. İçeri girer. Tam o sırada başhekim gelir.
-Buyurun ne istiyorsunuz ?
diye sorar.
Yazıcıoğlu, rahatsız olduğunu, tedavi olmak istediğini ama parası olmadığını söyler. Başhekim kendisine
-Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın
diye cevap verir.
Yazıcıoğlu:
-Devletin görevi vatandaşına bakmak değil mi doktor bey ?" der.
Başhekim sinirlenir ve Yazıcıoğlu'nu odasından kovar. Yazıcıoğlu sessizce aşağı iner, hastanenin iki sokak arkasında bekleyen makam aracına biner, arabada onu bekleyen yardımcısına:
-Gerekli yazışmalar hemen bugün yapılsın yarın görevden alınma yazısını kendisine bizzat ben vereceğim
diye talimat verir.
Ertesi gün bu sefer resmi giyimli, kravatlı, takım elbiseli olarak gider hastaneye...
Elinde rulo halinde bir kağıt...
Bu sefer makam aracı hastane girişine kadar gelir...
Herkes şaşkındır...
Dün gördükleri yamalı pantolonlu, kasketli, yırtık gömlekli adam meğerse yeni atanan Aydın valisiymiş...
-Vay be!
der görevliler...
Hiç vakit kaybetmeden başhekimin odasına çıkar. İçeri girer.
Başhekim dona kalır...
-Siz? Ama siz? der...
Yazıcıoğlu:
-
Evet ben!
diyerek sözlerine şöyle devam eder:
-Bugün itibariyle başhekimlik unvanından azledilmiş bulunmaktasınız.
***
İşte, halkla ve halkın yaşadığı sorunlarla iç-içe olmak budur. Halkla ilişkiler konusuna gösterdikleri duyarlılıktan dolayı Sayın Valimize, halktan biri olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.
TAŞLAMA
EMEKLİLER, MEMURLAR
BEKLEYİŞ İÇİNDEDİR
“BABA BİLDİK DEVLETİ
VERECEĞİ ZAM NEDİR”
BABA, ÇOCUKLARINI
MAĞDUR ETMESİN GEREK
SEFALETTEN KURTARSIN
BEKLENEN BİL BUDUR TEK
TÜİK’İN TESPİTİYLE
ZAM VERMEK ALDATMACA
GERÇEK ENFLASYON İÇİN
ENAG’A BAK, ENAG’A
EMEKLİYE SEYYANEN
ALTI BİN VERİLMELİ
YİRMİ BİN LİRA ALSIN
EN ALT DÜZEY EMEKLİ
REİSİN OLACAKTIR
ZAMDA SON SÖZ ELBETTE
TÜİK İMİŞ, MECLİSMİŞ
BUNLAR HEP FORMALİTE
ÇAY-SİMİT HESABIYLA
HESABI YAPSIN YİNE
BİR ZAMANLAR YAPMIŞTI
GÜNÜMÜZDE DEĞİŞEN NE