Hakimler ve Savcılar Kurulu, 2023 Yılı Adli ve İdari Yargı Kararnamesi'ni yayımladı. Kararnameyle 3 bin 36'sı adli, 387'si idari yargı olmak üzere
3 bin 423
hakim ve savcının görev yeri değiştirildi. Peki, bu atamalar yapılırken, Hâkimlik Teminatına ne derece uygun hareket edildi. Bilindiği gibi yasalarımızda (HÂKİMLİK TEMİNATI) diye bir kavram vardır. Hâkimlerin/savcıların sadece bağımsız olması yeterli değildir. Görevlerini huzurlu bir ortamda sükun içinde, maddi ve manevi baskılardan uzak olarak yapabilmeleri gerekir. Bunun sonucu olarak da hâkimlere aylık ve emekliden yoksun kılınamama, emekliye sevk edilmeme ve azledilmeme gibi "hâkimlik teminatları" verilmiştir.
Hiçbir organ, mevki, merci ve kişi mahkemelere ve hâkimlere yargılama yetkisini kullanmasında emir, talimat ve tavsiye veremez; genelge gönderemez. Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya ve kanuna uygun olarak kendi vicdani kanaatlerini kullanarak karar verebilir. Yasama ve yürütme organları mahkemenin vermiş olduğu karara uymak zorundadır. Yasama ve yürütme organları mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremez ve bu kararları değiştiremez. Var olan ve görülmekte olan bir dava için Yasama Meclisinde yargılama yetkisinin kullanılması ile ilgili görüşmeler yapılamaz, soru sorulamaz ve beyanda bulunulamaz.
Peki, Türkiye’de bu kurallara uyulduğu kanaatinde olan vatandaşların oranı nedir. Gerçekten hâkimler ve savcılar, yasal teminat altına alınmış hakları çerçevesinde mi muamele görüyorlar. Tayinlerinde ve terfilerinde siyasetin etkisi yok mu!
Hâkimler ve savcılar görevden çıkarılamaz. Anayasamızda belirtilen yaştan önce kendileri istemediği sürece emekliye sevkedilemezler. Mahkemenin ve kadronun kaldırılmasıyla ödenek, aylık ve diğer özlük haklarından yoksun bırakılamazlar.
Türk milleti bağımsız ve tarafsız mahkemelerde yargı yetkisini kullanır. Hâkimler hüküm verirken özgür olmalı, baskı ve tesir altında bulunmamalıdırlar. Dolayısıyla hâkim görevini ifa ederken bağımsızdır. Hâkimler hem yargı, yasama ve yürütme organlarına karşı hem de bulunduğu çevre karşısında da bağımsız olmaları gerekiyor.
Hâkimlerin bağımsızlığını korumak ve sağlamak için Anayasamız "Hâkimler ve Savcılar Kurulu"nu kurmuştur. Hâkimlerin atanması, yükselmeleri, nakilleri, denetim ve disiplin gibi özlük işleri konusunda Hâkimler ve Savcılar Kurulu görevli ve yetkilidir. Kurulun, üç üyesi adlî yargı hâkim ve savcıları arasından seçilir. Bir üyesi idarî yargı hâkim ve savcıları arasından seçilir. Toplam dört üye
Cumhurbaşkanı
tarafından seçilir. TBMM tarafından seçilen üyeler ise toplam 7 üyedir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu başkanlığını Adalet Bakanı yapar. Peki, siyasi bir partinin görüşleri doğrultusunda hareket eden Adalet Bakanının tarafsız olması mümkün müdür…
İlimizde hizmet görürken, başka illere atanan hâkim ve savcılara yeni görev yerlerinde başarı dileklerimizle..
SİİRT’İN ESKİ HANLARI
Çok değil, bundan 50-60 yıl öncesine kadar Şehrimizde Hanlar vardı. İş bu hanlar, özellikle köylerden, Şehre emtia getiren köylülerin konakladıkları bir nevi otel görevi görürlerdi. Şehrimizdeki hanlar, genelde önlerinde açık alan bulunan zemin üstü bir katlı binalardan oluşurlardı. Nakliye işlerinin hayvanların sırtında gerçekleştirildiği o yıllarda, yaz ve bahar mevsimlerinde, hayvanlar adına HAVŞ denilen üstü açık alanda bırakılırdı. Mevsim kışsa veya hava yağışlıysa, hayvanlar zemin kattaki kapalı ahırlara çekilir, böylece yağışlardan korunurlardı. Hayvanların sahipleri ise hanların zemin üstündeki katında, asker koğuşu gibi yan yana dizilen eski, hurda karyolalarda yatarlardı. Yaz mevsiminde ve havaların sıcak olduğu dönemlerde, genelde, hanların damlarında yatılırdı. Yani hanlar, o yılların taşıtları hayvanlar için bir nevi garaj, sahipleri için de otel konumundaydılar.
Yine 50-60 yıl öncesinde Şehrimizde 4-5 han vardı. Bunlardan biri, evimizin bitişiğindeydi. Özellikle damlarda yattığımız yaz aylarında, evimizin bitişiğindeki handan gelen hayvan sesleri yüzünden uyuyamadığımız olurdu. Evimizin damı, hana göre çok yüksek olduğu için, hanın içini, hayvanları (at, eşek, katır) damda yatan köylüleri olduğu gibi görürdük. Hanlardaki Köylüler genelde oturur sohbet eder, ancak, gece geç vakitlerde yataklarına çekilirlerdi.
Handa geceleyen köylülerin hemen hepsi, sabah namazıyla birlikte uyanır, camilere giderek, namazlarını kılarlardı. Tabii, Siirt’teki hanlar, Batı Bölgelerindeki hanlarla pek mukayese edilemez. Hani Meşhur Şâir Faruk Nafiz Çamlıbel’in
“HAN DUVARLARI”
adlı şiirinde anlattığı hanlardan çok daha basit hanlardı, Siirt’tekiler. Hem, öyle tahmin ediyorum ki, o hanlarda yatıp kalkan hiçbir köylü, okuma yazmak bilmezdi. Bunun için de Siirt’teki hanların duvarlarına:
“GARİBİM, NÂMIMA KEREM DİYORLAR”
“ASLI’MI EL ALMIŞ HAREM DİYORLAR”
“HASTAYIM, DERDİME VEREM DİYORLAR”
“MARAŞLI ŞEYHOĞLU SATILMIŞ’IM BEN”
Veya:
“ON YILDIR AYRIYIM KINA DAĞINDAN
”
“BABA OCAĞINDAN YÂR KUCAĞINDAN”
“BİR ÇİÇEK DERMEDEN SEVGİ BAĞINDAN”
“HUDUTTAN HUDUDA ATILMIŞIM BEN”
Gibi dörtlükler döktüren şâirler de hiç olmamıştır. Amma, muhakkak olan bir şey varsa, bu hanlar sayesinde nice dostluklar kurulmuş, nice birliktelikler, güzellikler sergilenmiştir.
Benim anımsadığım ve çalıştıklarını hatırladım Şehrimizdeki hanların bazılarının adları şöyleydi:
Ğen Sabri Ğarpo, Ğen Ali Şekkıro, Ğen Şıkro Hındo, Ğen Beyt-ıl Nelebent, Ğen Beyt Gelo…
Hayvanlarının sırtlarında Şehre buğday, arpa, mercimek, pirinç, üzüm, pekmez, peksimet ve çeşitli meyveler taşıyan o güzel insanlar da, hanlarla birlikte yok oldular. İnanır mısınız, zaman-zaman geçmişte rahatsızlık veriyor gibi olan Siirt’in eski hanlarını, o saf ve temiz ruhlu köylülerini, hatta, hayvanlarının anırmalarını bile özlediğim olmakta…
TAŞLAMA
YENİ YÜZYILA ZAMLAR
KERVANI İLE GİRDİK
BAYRAM GÜNÜYDÜ GÜYA
GERİLDİKÇE GERİLDİK
DOĞALGAZ, AKARYAKIT
VE KDV ZAMLARI
ÜMÜĞÜMÜZÜ SIKTI
AH, SARSA YARALARI
MAAŞ FARKINI BİLE
ALMAMIŞKEN EMEKLİ
YAŞANAN ZAMLAR İLE
BİR DARBE DAHA YEDİ
MEHMET ŞİMŞEK MİLLETE
(TASARRUF EDİN) DİYOR
BELLİ Kİ AÇ OLANIN
TOK, HALİNİ BİLMİYOR
BÜTÇEDE REKOR AÇIK
İKİYÜZYİRMİ MİLYAR
VERGİLERLE, HARÇLARLA
KAPANACAK AÇIKLAR
BİR SİHİRLİ DEĞNEK YOK
ŞİMŞEK’İN DE ELİNDE
NASIL TOPARLANACAK
HAZİNE- İ MALİYE
YÜK DÖNÜP DOLAŞACAK
VATANDAŞIN SIRTINA
BİNDİRİLECEK İNAN
HAZIRLANALIM BUNA
SUUDİ ARABİSTAN,
KATAR VE DE BAE’YE
GİDECEĞİZ BESBELLİ
MERHAMET DİLENMEYE
NE DE OLSA MÜSLÜMAN
KARDEŞLERİMİZ ONLAR
DÜŞTÜĞÜMÜZ DURUMA
ELBET ACIYACAKLAR
KIYILARI SATARIZ,
HAVA LİMANLARINI
KANAL İSTANBUL İLE
KANDIRIRIZ ONLARI