AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Hazretlerinin çok güzel bir taktiği var. Önce, kendi meşrebine uygun hareket edeceklerine inandıklarını tek imzalı bir kararname ile bakanlık görevine getirir, miatlarını doldurduklarında ise (görevlerinden aflarını istemeleri) telkininde bulunur. Görevden alınmak ile görevden affını istemek arasında ince bir çizgi vardır. Belediye başkanları seçimlerini anımsayınız. Başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları olmak üzere bazı Belediye Başkanlarının üzerini çizen Sayın Erdoğan, görevlerinden affedilmelerini talep etmelerini dolaylı olarak iletmemiş miydi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken Kadir Topbaş’ı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı iken İbrahim Melih Gökçek’i ve değiştirmek istediği AKP’li diğer Belediye Başkanlarına görevlerinden aflarını istemeleri konusunda telkinde bulunan kim! Belediye Başkanlığı koltuğunu bırakmak istemeyenlerin nasıl ağlayarak görevlerinden aflarını istediklerini anımsayalım.
Ayni taktik, Bakan atamalarında da uygulanmaktadır. Sayın Erdoğan, birinin biletini kesti mi, (Görevden affını istemesi) telkininde bulunur. Reisin emir hükmündeki telkini kendilerine iletilen Bakanlar da görevden aflarını isterler. Yerlerine zaten kurgulanmış senaryo içindeki isimler atanırlar.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi içinde Bakanlar da zaten birer sekreter hükmünde. Atanmaları doğrudan Reisin tensibiyle olduğu gibi, görevlerden afları da yine Reisin tensibine bağlıdır. Bakan atamalarında parlamenter sistemde olduğu gibi güven oyu sorunu da yoktur. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde ipler tamamen Reisin elindedir. (ATADIM) der, Bakan göreve başlar. (AZLETTİM) deyince muhatap kimse kuzu-kuzu kenara çekilir.
Ancak, belirtmekte yarar var. Sayın Erdoğan özellikle bir bakanı görevden alacaksa, dolaylı olarak görevden affını istemesi yolunda telkinlerde bulunur. İlgili Bakan da, verilen telkin doğrultusunda görevden affını ister…
Akıl var, mantık var. Hiçbir sayın bakan sıcak koltuğunu bırakarak görevden affını ister mi. Hele günümüzde, ellerinde bunca yetkileri olan ve sorumlu oldukları tek makam Cumhurbaşkanı iken. Bir elleri yağda, bir elleri balda bakanlarımızın kendi arzularıyla görevden aflarını istediklerine inanmak için ya çok aptal olmak, ya da hiç attan inip, eşeğe binmemiş olmak gerekir.
2 Temmuz 2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan kararnameye göre görevden aflarını isteyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin görevden af taleplerini kabul eden Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tek imzalı kararnamesiyle Sağlık Bakanlığına İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına da Murat Kurum atanmış bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde atanan bakanlar (sekreterler) için güven oylaması sorunu yok. Görevlerinden aflarını isteyerek köşelerine çekilen Fahrettin Koca ile Mehmet Özhaseki’ye görevleri süresince gösterdikleri yüksek performans ve gerçekleştirdikleri üstün hizmetlerinden dolayı teşekkür ederken, Bakanlık görevine yeni atanan Sayın Kemal Memişoğlu ile Murat Kurum’a göstereceklerine inandığımız yüksek performans ve üstün hizmetlerinden dolayı peşinen teşekkür ediyoruz!!! Reisin emirleri çerçevesinde hareket ettikleri sürece bizim de, milletimizin de baş tacıdırlar!!!
TAŞLAMA
HAZİRAN ENFLASYONU
BUGÜN AÇIKLANACAK
HOKUS-POKUS’ÇU TÜİK
NASIL İNDİRECEK BAK
EMEKLİLER, MEMURLAR
TÜİK’E HAKLARINI
HELAL ETMEZ, AHRETTE
TUTAR YAKALARINI
HOKUS-POKUSLA DÜŞÜK
GÖSTERMEK ENFLASYONU
AF KAPSAMI DIŞINDA
KUL HAKKINA GİRER BU
TÜİK KARARLARINDA
KİMİN VARSA İMZASI
(NE OLACAK) DEMESİN
AHİRETTE CEZASI
BUNCA EMEKLİ, İŞÇİ,
MEMUR ETKİLENMEKTE
TÜİK HESAP VERECEK
AHİRETTE, ELBETTE
KUL HAKKINA TECAVÜZ
DİNDE EN BÜYÜK SUÇTUR
TÜİK’İ YÖNETENLER
BU SUÇU UNUTMUŞTUR