18 Kasım Cuma günü Siirt’i şereflendiren AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen son 2 ayda partisinin oy oranının arttığını iddia ederken, gençlerin oy oranına ilişkin de çalışma yaptıklarını anlatarak AKP'nin gençlerden büyük destek gördüğü iddiasında bulunmuş…
Sayın Şen’e sormak isterdik:
*20 milyona yakın işsizin bulunduğu Türkiye’de, bunların en az yüzde 50 oranını teşkil eden işsiz gençler mi AKP’yi destekliyor.
*KPSS’de 90 puan aldıkları halde, 60 puan alan torpillilerin kazandırıldıkları mülakat sınavlarının mağduru gençler mi AKP’ye oy verecek!
*Yıllardan beri yüksek tahsillerini tamamladıkları halde göreve atanmayan çayhanelerde, lokantalarda garson olarak çalışmak durumunda bıraktığınız öğretmenler mi, mühendisler mi ve benzeri yüksek tahsilli gençler mi AKP’nin kervanına katıldılar!
*“30 yaşına gelmiş, hala evlenmemiş” diyerek dalga geçilen, işsiz oldukları için evlenemeyen gençler mi AKP’nin yanında yer aldılar!
*“Her üniversite mezununa iş vereceğiz diye bir şey yok” diyerek, bir kadroya atanmak umuduyla 20 yıl boyunca okuyup üniversitelerden mezun oldukları halde harçlık için hala ailelerine muhtaç bırakılan gençler mi AKP’li oldular da haberimiz yok!
*Bazı televizyon kanallarının yaptıkları sokak röportajlarında “imkânım olsa, Türkiye’den kaçar, bir Avrupa ülkesine giderim” diyen gençler mi AKP’ye girdiler.
*Yoksa, yüksek tahsil yaparlarken, mezun olduktan sonra iş bulamadıkları için aldıkları bursu ödeyemeyen ve bunun için icralık duruma düşen gençler mi, AKP’li oldular da haberimiz yok!
Sonuç olarak belirtelim, 18-35 yaş arası gençlerden tamamen ümidinizi kesiniz. Tabii, aralarında koruyup kolladığınız yandaş bir avuç mutlu azınlık hariç…
AKP’NİN ADALETİ!!!
Birileri ortaya bir söylenti yayıyor, söylenti döne dolaşa gerçek gibi algılanmağa başlanıyor. Şimdilerde, ortalıkta dolaşan söylenti şudur ki, güya AKP yapılacak seçimi kaybetmemek için her türlü seçim hilesine başvuracak, seçimi kaybetse bile iktidarı teslim etmeyecekmiş! Bu söylentileri kim yayıyor, hangi amaçla yayıyor bilemeyiz ama, elbette AKP’nin öyle bir niyetinin olmadığını ve olamayacağını gönül rahatlığı içinde söyleyebiliriz!
AKP gibi, dini bütün kadrolardan oluşan, hak ve hakikat yolunda
MÜCAHİT,
dini bilgiler açısından
MÜÇTEHİT
hükmünde bireylerin oluşturduğu bir siyasi partinin bu düşüncelerde olabileceğini düşünmek gerçekten inandırıcı gelmemektedir! Düşünün ki, seçim hilesi demek, Türkiye açısından 85 milyonun hukukuna tecavüz etmek demektir. AKP gibi dini bütün kadrolardan oluşan bir siyasi parti, 85 milyon vatandaşın haklarına hiç halel getirir mi! Bu ne kadar sakat bir düşüncedir!
Hem, 2002 yılından beri bunca seçimler oldu. AKP’nin seçim hilesi yaptığı hiç görülmüş şey midir! Yok efendim, mühürsüz oylar geçerli sayılmışmış da, yok efendim, İstanbul seçimlerinde seçimi kaybettiği halde, Belediyeyi teslim etmek istememişmiş de. Bu konuda kararı veren Yüksek Seçim Kuruludur. Yüksek Seçim Kurulunun tarafsızlığından şüphe duymak mümkün mü! O Yüksek Seçim Kurulu Üyeleri ki, görevlerini adalet üzerine yapacaklarına vicdanları üzerine yemin etmişlerdir! Karar verirlerken AKP için vicdanlarını mı satacaklardı! Haşa, sümme haşa! Bu söylentilerin hepsi tevatür! İstanbul seçimlerinde ne oldu. fark 10 binden 800 bine çıkınca neden seçimi iptal etmediler. Ya da, neden kedileri trafoya sokmadılar!
Hiç kimsenin asla ve kat’a bir şüphesi olmasın ki, AKP, seçimde kaybettiği takdirde, TIPIŞ-TIPIŞ GİTMEYİ bilecek karakterde bir siyasi partidir! Bunun aksini iddia etmek, yaymak, eşyanın tabiatına aykırıdır. Bu millet, ülkede tıkır-tıkır işleyen adalet mekanizmasına inandığı kadar, AKP’nin adaletine ve dolayısıyla söylediklerimin doğruluğuna inansın!
DÖVİZ İLE BORÇLANMAK!
Bu bir gerçektir ki, kimse, kimseye TÜRK LİRASI CİNSİNDEN BORÇ PARA VERMİYOR. En yakını bile, borç verdiği zaman ya döviz olarak, ya da altın olarak borç vermekte. Kardeş, kardeşine borç TL vermez. Hakkı da yok değil. Borç TL verdin mi, enflasyon şartları içinde parayı geri aldığın zaman alım gücü yarı-yarıya inmiş olmakta.
En yakın akrabasına, dostuna bile borç veren, önce parasını dövize veya Cumhuriyet altınına dönüştürerek vermekte. Alacağı zaman da döviz veya altın olarak almakta.
Enflasyonun yüzde yüzler düzeyinde seyrettiği bir ülkede yaşadığımızı unutarak,
FAİZ İÇİN (NAS
VAR)
demek kolay da, asıl olan enflasyonu indirmek.
İnanır mısınız, özel bankalar bile yıl içinde enflasyonun yüzde 186’lar düzeyine çıkacağını öngörselerdi, kredi vermez, mevcut sermayeleri ile döviz satın alarak bekletirlerdi. Böylece, kredi ile iş görmüş olmaktan çok daha kârlı çıkarlardı. Örnek olması açısından belirtelim. 1 Ocak 2022 tarihinde 1 ABD doları 13 TL idi. Bugün 18 TL. Hesaplayın bakalım, parayı kredi olarak dağıtsa mı, dolara çevirip bekletse mi daha karlı olurdu…
TAŞLAMA
PENÇE/KILIÇ CEVAPTIR
SATILMIŞ HAİNLERE
ÖRGÜTLERİN BAŞINA
YIKILDI İNLERİ DE
TERÖR BELÂSI EN ÇOK
TERÖRİSTİN BAŞINDA
ASIL BELÂYI ÇEKEN
TERÖRİSTTİR ASLINDA
HER AN YAKALANMAK VE
ÖLDÜRÜLMEK KORKUSU
TERÖRİST UNSURLARA
AZ BİR KORKU MUDUR BU
TERÖR YAVRULARINI
BOĞAN KEDİYE BENZER
ASLINDA ACINACAK
OLANLAR TERÖRİSTLER
ÜLKEYİ KİMLER-KİMLER,
ELE GEÇİRMEK İSTER
DAĞ BAŞINDA DEĞİLMİŞ,
MEĞERSE TERÖRİSTLER
TERÖR KOL GEZMEKTEDİR
BİL ÜLKENİN İÇİNDE
CEMAATLER, ÇETELER,
CİRİT ATAR ÜLKEDE