Kısa adı
GAP olan Güneydoğu Anadolu Projesi
bir türlü tamamlanamıyor. Yapılan çalışmaların ancak yüzde 40’lar düzeyine ulaştığı belirtilmektedir. 2005 yılı verilerine göre toplam proje maliyeti 28 milyar dolardır.
Fırat ve Dicle nehirlerinin sularından yararlanma kararı Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e aittir. 1920'lerde ve 1930'larda, elektrik enerjisine olan ihtiyaç öncelikli bir konuydu. Elektrik Etütleri İdaresi, ülkedeki nehirlerin enerji üretimi için nasıl kullanılabileceğini araştırmak üzere 1936 yılında kuruldu. İdare, detaylı çalışmalarına "Keban Barajı Projesi" ile başlamış, Fırat'ın akışını ve diğer özelliklerini değerlendirmek için gözlem istasyonları kurmuştur. Bugün yapılandırıldığı haliyle GAP, Fırat ve Dicle'de sulama ve hidrolik enerji üretimi projelerinden oluşan 1970'li yıllarda planlanmış, ancak 80'li yılların başında bölge için çok sektörlü bir sosyal ve ekonomik kalkınma programına dönüşmüştür. Kalkınma programı sulama, hidrolik enerji, tarım, kırsal ve kentsel altyapı, ormancılık, eğitim ve sağlık gibi sektörleri kapsıyordu. 1988–1989'da yeni GAP İdari yapısının gelişmesiyle birlikte, temel hedefleri, bölgesel kalkınma eşitsizliklerini (ekonomik eşitsizliği) ortadan kaldırmak için insanların yaşam standartlarının ve gelir düzeylerinin iyileştirilmesi, sosyal istikrar ve ekonomik büyüme gibi ulusal hedeflere katkıda bulunmaktı. Kırsal sektörde üretkenliği ve istihdam fırsatlarını artırmayı hedefleyen bir projedir.
Türkiye, Suriye ve Irak arasında zaman zaman GAP nedeniyle gerginlik yaşanmıştır. Suriye ve Irak daha fazla suyun serbest bırakılmasını talep ederken, Türkiye baraj rezervuarlarını oluşturmak için reddetmiştir. Bu nedenle GAP, özellikle uçaklara karşı dünyanın en iyi korunan baraj projelerinden biridir. GAP, terör olayları nedeniyle 1990'ların başında neredeyse tamamen durma noktasına gelmişti. PKK, fonlar terörle mücadele çabalarını desteklemek için yönlendirildiği için yalnızca bir dizi fon kesintisinden değil, aynı zamanda çok sayıda baraj ve kanala zarar vermek ve barajlarda çalışan mühendisleri öldürmekle suçlanıyor. GAP’taki gecikmelerde bir dizi ekonomik kriz de çok önemli rol oynadı.
İkinci Körfez Savaşı'ndan sonra kaldırılan Irak'a yönelik BM ambargosu, kalkınma çabalarını ve bölgenin doğal ekonomik ortağı olan Ortadoğu ülkeleriyle ticaretini olumsuz etkiledi. Ayrıca, kamu finansmanındaki dengesizlikler projenin finansman ihtiyacını geciktirmiştir. Son olarak, "Sosyal etki" bölümünde açıklandığı gibi, çeşitli tarihi yerlerin ve yerel konutların su baskını üzerine bir dizi adli sorunun açıklığa kavuşturulması gerekiyordu.
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), "Yukarı Mezopotamya" olarak bilinen ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin, sosyal ve ekonomik kalkınmasını amaçlayan insan odaklı bir bölgesel kalkınma projesidir. Türkiye'yi bölgesel kalkınma konusunda dünyaya örnek konuma getiren GAP; Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yapımı süren baraj ve hidroelektrik santralleri ile sulama tesislerinin yanı sıra kentsel ve kırsal altyapı, tarım, ulaştırma, sanayi, eğitim, sağlık, konut, turizm ve diğer sektörlerdeki yatırımları da kapsayan entegre ve sürdürülebilir bir kalkınma yaklaşımı içinde devam ettirilmektedir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, büyük bir tarım potansiyeline sahiptir. Bölgenin geniş toprakları, makineli tarıma elverişlidir. Ancak tarımda karşılaşılan en önemli sorun, su yetersizliğidir. GAP'ın tamamlanmasıyla sulanabilecek alanlar genişleyecektir. Böylece tarımsal ürün artacak, bazı alanlarda yılda birden fazla ürün alınabilecektir. GAP, Türkiye ekonomisinin kalkınması için büyük önem taşımaktadır. Proje, 25 büyük sulama projesini kapsayan ve tamamlandığında 1,8 milyon hektar tarım alanının sulamasını gerçekleştirecek olan dev bir projedir. Türkiye'de sulanabilir potansiyele sahip olan alanların 8.5 milyon hektar civarında olduğu düşünülürse bu projenin büyüklüğü daha iyi anlaşılır. Projenin toplam tutarı 32 Milyar Amerikan doları'dır. Proje henüz tamamlanmamıştır.
Dünyanın en iddialı kalkınma yatırımlarından Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Dicle Nehri üzerine inşa edilen Ilısu Barajı'nın yüzde 90'ının, Silvan Barajı'nın ise yüzde 50'sinin tamamlandığı belirtilmekte.
GAP kapsamında bölge genelinde irili ufaklı 15 barajın tamamlandığı 7 barajın ise yapım çalışmalarının devam ettiği Karahocagil, Mardin ve Şırnak il sınırları arasındaki Dicle Nehri üzerinde yer alan ve inşa sürecinde birçok kez PKK'lı teröristlerin hedefi olan Ilısu Barajı'nda sona yaklaşıldığı, Ilısu barajının, Atatürk Barajı'ndan sonra Türkiye'nin ikinci büyük dolgu barajı olacağı vurgulanmakta.
Ilısu Barajının ülke ekonomisine yılda 1,5 milyar lira katkı sağlayacağına dikkatler çekilirken, Ilısu Barajı ve HES ile yılda ortalama 4,12 milyar kilovatsaat enerji üretileceği, GAP'ın vizyonu ve can damarı olan Ilısu Barajının aynı zamanda Cizre Barajı'nın da yapımına imkan sağlayacağı, böylece iki baraj tamamlandığında 1 milyon 200 bin dekar arazi sulamaya açılabileceği belirtiliyor. Ilısu Barajı ve HES projesinin GAP'ın en önemli yatırımlarının başında geliyor.
Aralarında Siirt’in de bulunduğu 9 ili kapsayan GAP çalışmalarına hız verilmesi temennisiyle.
TAŞLAMA
(GAP’I KAPTIRMAM) DİYEN
DEMİREL DE GELSE BİR
GAP NASIL ÖKSÜZ, ÖKSÜZ
BIRAKILMIŞ GÖRSE BİR
KANAL İSTANBUL DEĞİL
GAP’I TAMAMLAYINIZ
(OLMAZSA OLMAZ) DERLER
GAP’I UNUTMAYINIZ
HALA YÜZDE KIRKLARDA
GÖRÜNÜYOR ÇALIŞMA
KO KANAL İSTANBUL’U
SAKIN GAP’I KAPTIRMA
KANAL İSTANBUL DEĞİL
GAP GEREKTİR BİZLERE
DOĞULU VATANDAŞLAR
GAP’I İSTER SİZLERE