15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden yıllar geçti. Ancak,
FETÖ
tehdidi, milletin başında Demoklesin Kılıcı gibi sallandırılmaya devam ediliyor.
Muhalif Gazeteciler
FETÖCÜ
yaftasıyla yaftalanarak (
FETÖ’nün mensubu olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, destek vermek)
suçlamasıyla haklarında 10 yıla kadar hapis cezası istenenler bile oldu.
Anlaşılan
FETÖ
soruşturmalarının sonu gelecek gibi değil! Kim ağzını açsa
(FETÖCÜ)
damgası yiyecek,
DARBECİ
muamelesi görecek!
Kamuoyu, asıl
FETÖCÜLERİN
kimler olduklarını gayet iyi biliyor ama kimse sesini çıkaramıyor. Turgut Özal, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, hatta Bülent Ecevit bile Fethullah Gülen Hocaefendiyi(!) kollayıp gözettiler! Cemaat mensuplarının, kamunun kadrolarında önemli mevkilere yükselmelerinin önünü açtılar.
Abdullah Gül tarafından kurulan 58. Hükümette ise çok sayıda
FETÖCÜ
Bakanın olduğu bugün için artık biliniyor.
FETÖ,
her zaman açık bir şekilde dillendirdiği gibi adliyeyi, askeriyeyi ve mülkiyeyi ele geçirmeyi bu hükümetler zamanında başardı.
Sahte deliller üreten emniyet teşkilatı mensupları sayesinde Ergenekon, Balyoz, Odatv, KCK gibi kumpas davaları başlatıldı,
FETÖCÜ
savcılar ve hâkimler sayesinde de Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin haremi ismetine
(KOZMİK
ODA)
bile girildi. Sahte deliller üreten, yasa dışı dinleme-gözleme faaliyeti gösteren polislerin cemaat mensubu ya da sempatizanı olduğu bilahare ortaya çıkacaktı ama iş işten geçmiş olacaktı. Kumpas davalar sürecinde görev alan savcı ve hâkimlerin de cemaat üyesi oldukları, ancak darbe sonrası ortaya çıkacaktı.
Geçmiş yılları anımsayalım. Cemaatin uluslararası organizasyonu olan Türkçe Olimpiyatlarına bakanlar düzeyinde katılımlar oluyor, kürsüye çıkan bakanlar Fethullah Gülen’e övgüler yağdırmakta adeta yarışıyorlardı.
Fethullah Hoca’ya
(ARTIK HASRET
BİTSİN)
diye seslenerek Türkiye’ye dönmesini isteyenler,
“Hocaefendiye iftira atanlar yarın çiçeklerle karşılayacaklar!” diyenler Hocaefendiyi(!) “BARIŞIN SİMGESİ” olarak takdim edenler, Abant Platformu adı altında düzenlenen etkinliklere katılanlar kimlerdi!
FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü)
damgası yemek korkusu milletimizin başında adeta
(Demokles’in Kılıcı)
gibi sallandırılmaya devam ediliyor. İnsanları karalamanın ve rakipleri saf dışı bırakmanın en kolay ve geçerli yolu
FETÖCÜLÜKLE
itham etmekten geçmekte!
31 Mart yerel seçimlerinin sonuçları bile döndürüp, dolaştırılıp
FETÖ’YE
bağlamışlardı ya! Özellikle muhalefet partilerine mensup olup seçimleri kazananların çoğuna
FETÖCÜ
damgası yapıştırılmadı mı! Sadece onlara mı, il ve ilçe seçim kurullarında görev yapan hâkimler, sandık başkanları, sandık kurulu üyeleri bile istenilen doğrultuda karar vermedikleri takdirde
FETÖCÜ
damgası yemekten korkar hale düşürülmüşlerdi.
FETÖCÜ
damgası yiyenlerin başlarına nelerin gelebileceği ise malum! Haksız yere böyle bir duruma düşürülmekten korkmayan yok gibi! Hem, nasıl korkmasınlar ki kendileri için olmasa bile
(VİRAN OLASI HANEDE
EVLAD-Ü İYAL VAR)
deyimini unutmayalım! Haklı olarak çoluk-çocuklarını, ailelerini düşünüyorlar! Maazallah, birinin alnına
FETÖCÜ DAMGASI
yapıştırsalar ve
(FETÖCÜ OLMADIĞINI İSPAT ET!)
deseler, nasıl ispat edebilecek!
Maalesef,
FETÖCÜ DAMGASI
ile damgalanmak korkusu, bu ülkede yaşayanların başlarının ucunda adeta
(DEMOKLESİN KILICI)
gibi sallandırılıp durmakta! Birisinin kafasını kesmek istedikleri zaman
(SENİ FETÖCÜ SENİ!)
diyerek hayatını karartırlar. Oysa hayatı boyunca
FETÖ
ile hiç iltisakı olmamış, kapısından girmemiş, hatta maskenin altındaki çirkin suratını görüp, hep düşmanlık beslemiştir.
Evet, gerçekten de millet FETÖCÜLÜKLE DAMGALANMAK KORKUSUYLA SİNDİRİLMİŞTİR. FETÖ BELASI, MİLLETİMİZİN BAŞININ UCUNDA ADETA DEMOKLESİN KILICINA DÖNÜŞMÜŞTÜR. RABBİM, MASUM KULLARINI KURU İFTİRALARDAN KORUSUN, AMİN!
ANEKDOT
Merhum Süleyman Demirel ile ilgili anlatılan bir anekdot vardır. (NURCULAR) olarak bilinen cemaatten bir heyet ilk Başbakan seçildiğinde kendisini ziyaret ederek “Kabinede, ağabeylerden bakanlar isteriz” demişler.
Merhum Demirel gülümseyerek cevap vermiş:
-Kabinenin Başa (yani kendisi) NURCU, daha ne istersiniz!
Bu anekdottan yola çıkarak asıl fethullahçıların kim olduklarını anlamışsınızdır, herhalde…
Not: Bütün seçimlerde Demirel’i destekleyen Nurcu cemaati Demirel için (NURLU SÜLEYMAN) derlerdi.
TAŞLAMA
HER GÜN ANNELER GÜNÜ
YILIN TEK GÜNÜ DEĞİL
ANNELERİN AYAĞI
ALTINDADIR CENNET BİL
VEYSELKARANİ GİBİ
OLMALI HER MÜSLÜMAN
ANNESİNİ SEVMEYEN
BİL Kİ İMANI NOKSAN
(ÖF BİLE DEMEYİNİZ)
EMRİ VERİLMİŞ BİZE
NE KADAR DEĞER VERSEK
YİNE AZ ANNEMİZE
“ANA GİBİ YÂR OLMAZ”
NE GÜZEL BİR DEYİM BU
ALLAH’TAN, PEYGAMBERDEN
SONRA SEVELİM ONU