Ahmet Arıtürk

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI TARTIŞMALI!

Ahmet Arıtürk

YSK Başkanı Muharrem Akkaya, Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı ve İmamoğlu’na verilen hapis cezasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Akkaya, İmamoğlu’yla ilgili, “Sayın Ekrem İmamoğlu’nun durumu, somut olarak YSK önüne gelirse değerlendirilir” derken, Erdoğan ile ilgili ise “Ben kendime göre bir çalışma yaptırdım. Kurul üyeleriyle paylaşmadım. Konu YSK önüne gelir gelmez, bakacağız. Belki aday olmaz, belki başka bir şey olur” dedi.

İmamoğlu’nun adaylığı ile ilgili yaptığı açıklama için “ihsas-ı rey değil” diyen YSK Başkanı Akkaya, İmamoğlu’na hapis cezası verilmesiyle ilgili ise yorum yapmak istemediğini belirterek, “Dosyada biz şikayetçi değiliz, müdahil de değiliz. Şikâyete bağlı bir suç da değil. Yargı süreci devam ediyor. Dosyayı görmeden bir şey diyemem” dedi.

Akkaya, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığıyla ilgili sorulan soruya: “Şu anda mevcut Sayın Cumhurbaşkanı aday olduğunu söylüyor. Ancak adaylık konusunun bizim önümüze gelme ihtimali var. Benim görev sürem 24 Ocak’ta doluyor. Ancak yerimize gelecek adaylar seçilemezse bizim görevimiz devam eder. Bu nedenle önümüze gelebilecek bir konuda hukuki değerlendirme yapamam. Somut bir şey söylemem mümkün değil. İhsas-ı rey olur” cevabını verdi.

Erdoğan’ın aday olup olamayacağı ile ilgili: “Cumhurbaşkanı, resmen adaylığa başvurmadan bu konuyu değerlendiremiyoruz” yanıtını veren Akka’ya Cumhurbaşkanlığına adaylığın bu takvim içinde yapılacağını, itirazların ve kesin aday listesinin de bu süreçte olacağını kaydetti.

2007 yılında yapılan anayasa değişikliği uyarınca Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 yılında halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı olmuştu. Referandumda kabul edilen bu değişikliğe göre Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 5 yıl olacak ve bir kişi en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilecekti. 16 Nisan 2017’de yapılan anayasa değişikliği referandumunda Başbakanlık kaldırılmış ve Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemine geçilmişti.

Cumhurbaşkanı seçimini düzenleyen Anayasanın 101. maddesinde de bir kimsenin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebileceği hükmü korunmuştu. 101. Maddede, “Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” düzenlemesi yer aldı.

Anayasanın 116. Maddesinin üçüncü fıkrasında ise “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” düzenlemesi getirildi. Bunun için TBMM’nin, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla yani 360 milletvekilinin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerekiyor. AKP ve MHP’nin oyları ise tek başına buna yetmiyor.

2014’te 5 yıllığına seçilen Erdoğan’ın görev süresi 2019’da dolacaktı. Ancak iktidar, 16 Nisan 2017 referandumunda kabul edilen anayasa değişikliklerini hayata geçirme gerekçesiyle seçimleri bir yıl öne çekti. Erdoğan, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerde halk tarafından yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Ancak muhalefet, Erdoğan’ın iki defa Cumhurbaşkanı seçildiğini belirterek, anayasaya göre 2023’te 3. kez Cumhurbaşkanı adayı olamayacağı görüşünü savunuyor. İktidar sözcüleri ise bu görüşe karşı çıkıyor.

İşin gerçeği şu ki, Sayın Erdoğan’ın üçüncü kez aday olup olamayacağı tartışmalı…

İSTANBUL VEYA TAŞI TOPRAĞI ALTIN ŞEHİR!

İstanbul

(Taşı toprağı altın Şehir)

olarak tanımlanır. Bunun öyle olduğu kesindir. Bir şehir düşünün ki, nüfusu birçok devletlerden büyüktür.  Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi sınırları içinde yer alan bu şehir Kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi, doğuda Kocaeli, batıda Tekirdağ iliyle komşudur.

Letüftehannel Konstantiniyye feleni'me'l emîru emîruha feleni'me'l ceyş-i zâlike'l ceyş =

Konstantiniyye elbet feth olunacaktır. Onu feth eden Kumandan ne güzel Kumandan, feth eden asker, ne güzel askerdir."

Hadis-i şerifiyle kutsanan bu Şehir, sadece Türkiye’nin değil, Dünyanın en önemli kentlerinin başında gelir.

Geçmiş yıllardan beri söylenegelen bir tanımlama vardır. Yerel seçimler kastedilerek

(İstanbul’u alan, Türkiye’yi alır)

denilmesi boşuna değildir, gerçeğin ta kendisidir. İstanbul, rantların tavan yaptığı bir yerleşim ünitesidir. Nüfusu, Türkiye karması olarak nitelendirilebilir. Türkiye’nin 81 ilinden, 922 ilçesinden, 20 bine yakın köylerinden muhakkak ama muhakkak İstanbul’da yaşayan birileri vardır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yıllık bütçesinin 50 milyar liraya yakın olduğu belirtilmektedir. İlçeleriyle birlikte bu rakam 200 milyarı rahatlıkla aşar.

Bütçe büyüdükçe, rant imkânının artması da normaldir. Bütçe dışında YEŞİL ALANLARIN, imara açıldığını düşünün. Kat irtifakıyla yapılabilecek vurgunların haddi hesabı yoktur. Geçmişte, İBB’nin yüzlerce BANKAMATİK elemanlarının olduğu iddiaları oldukça yaygındı.

Şöyle düşünün İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’li Ravza Kavakçı’ya burs adı altında ayrı ayrı zamanlarda 155 bin ve 59 bin dolar TL’lik

‘BURS’

vermiş. Yani, bir servet! İş sadece Ravza Kavakçı ile sınırlı olsa hadi neyse diyeceğiz ama kim bilir kaç AKP’li burs adı altında servet sayılacak miktarda paralar almış.

EVET, TAŞI TOPRAĞI ALTIN İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN ETRAFINDA KOPARILAN FIRTINANIN SEBEBİ İŞTE BUDUR. RANT, VURGUN, TALAN. GERİSİ HEPTEN YALAN!!!

KOOPERATİFÇİLİK VE SİİRT!

Bilindiği gibi 21 Aralık tarihi (Dünya Kooperatifçilik Günü) olarak kutlanır, bugün dolayısıyla etkinlikler düzenlenir. Üzüntüyle belirtelim ki, İlimizin en zayıf halkalarından biri de KOOPERATİFÇİLİK ANLAYIŞIDIR. Maalesef, İlimizde KOOPERATİFÇİLİĞİ gerektiği gibi yaygınlaştıramadık, önemini yeterince anlatamadık. Oysa gelişmekte olan illerin her şeyden çok, kooperatifçilik anlayışını benimsemeleri ve ortak hareket etmeleri çok önemlidir.

(Bir elin nesi var, iki elin sesi var)

deyiminde olduğu gibi, kişilerin yalnız başlarına yapamayacakları, altından kalkamayacakları birçok işler, hizmetler kurulacak kooperatifler aracılığıyla çok rahat gerçekleştirilebilirler. Kooperatiflerin temel dayanakları dayanışmadır, güçlerin birleştirilmesidir. Bu arada, Kooperatifleşmenin güven işi olduğunun altını çizmekte yarar var.

İlimiz genelinde bulunan kooperatif sayısı maalesef bir elin parmak sayısı kadardır. Zaman içinde kurulan ve hiçbir hizmet üretmeden veya yarım yamalak hizmetler ürettikten sonra kapanan kooperatifler de olmuştur.

Şehrimizde adı

(KOOPERATİF)

olan bir mahalle vardır. Bu Mahallenin temeli kurulan bir kooperatif yoluyla gerçekleştirilmişti. Yıllar öncesinde bir araya gelen karayolları işçilerinin kurdukları bu mahalle, bugün Siirt’in en kalabalık ve en değeri yüksek mahallelerinden biridir. Demek oluyor ki, bir kooperatif sayesinde, bu Şehre bir mahalle kazandırılabilmiştir.

Tarımda, sanayide, tüketimde, pazarlamada, eğitimde, sağlıkta ve daha birçok alanlarda kooperatifleşmeye gitmek, illerin de, ülkelerin de kalkınmalarının dinamosu olabilir.

(Az olsun, benim olsun)

zihniyetinden vazgeçerek,

(çok olsun, herkes yararlansın)

zihniyeti ön plâna çıkmadan, kooperatiflerin yaygınlaşması mümkün değildir. Unutmayalım, bir toplumun müreffeh olabilmesi için, bütün katmanlarının refah seviyelerinin yükselmesi gerekir. Bunun da en önemli yollarından biri kooperatifleşmenin yaygınlaşmasıdır.

Geçmişte, kötü niyet kurbanı kooperatiflerin battıkları, üyelerini de zarara soktukları bir gerçektir. Ancak, kötü örnek, örnek değildir. Türkiye genelinde öylesine başarılı hizmetlere imza atan kooperatifler var ki, işte asıl örnek alınması gereken de bunlardır. İyi niyetli üyeler tarafından yönetilen kooperatiflerin başarısız olmaları mümkün değildir.

İnanıyoruz ki, iyi yöneticilerin ellerinde kurulacak kooperatifler, İlimizin de kalkınmasının dinamosu olabilirler.

21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü’nü kutlarken, İlimizde de kooperatifleşme sürecinin hızlandırılması dileklerimizle…

TAŞLAMA

TAŞI-TOPRAĞI ALTIN

DENİR İSTANBUL İÇİN

GERÇEKTEN DE İSTANBUL

RANTIN MERKEZİ BİLİN

BİR-BİR YOK EDİLMİŞTİR

İSTANBUL’UN TARİHİ

YEŞİL ALANLARINA

KIRAN DÜŞTÜĞÜ BELLİ

YAĞMA EDİLMİŞ İKEN

YEŞİL ALAN VE TARİH

SERVETLERİNE SERVET

KATMIŞTIR EHL-İ KABİH

İSTANBUL, TÜRKİYE’NİN

KALBİ HÜKMÜNDEDİR BİL

TALAN EDİLMİŞ OLAN

TÜRKİYE’NİN KALBİDİR

BU TALANA DUR DEDİ

İSTANBULLU VELAKİN

YAĞMACILAR KABULE

YANAŞMIYORLAR BİLİN

Yazarın Diğer Yazıları