Ahmet Arıtürk

ERDOĞAN-BİDEN GÖRÜŞMESİ!

Ahmet Arıtürk

NATO Liderler Zirvesi dolayısıyla Brüksel’e gitmiş olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu satırlar yazıldığında henüz görüşmemişti ama bu satırlar okunduğunda büyük bir ihtimalle ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmüş olacak. ABD ve AB ülkelerinin Erdoğan-Biden arasında yapılacak görüşmeye büyük önem atfettikleri anlaşılmaktadır. Bunun böyle olduğunu yabancı medyanın konuyla ilgili yorumlarından anlamaktayız. Nitekim ABD'de yayın yapan Bloomberg, Biden-Erdoğan görüşmesi öncesinde bir başyazı yayınladı. Makalede, "Batı, Türkiye'nin saldırganlığına toleransın sonuna gelindiğini göstermeli" yorumu yapıldı.

ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg’in yayın kurulu da internet sitesi üzerinden yayınladığı başyazıda Biden’a çağrıda bulunarak, Bloomberg’in yayın kurulu da internet sitesi üzerinden yayınladığı “Biden, Türkiye ile olan Gordiyon düğümünü kesmeli” başlığı kullanıldı.

Makalede, Erdoğan’ın uzun bir süredir Batı ile dostluğu geri plana attığına dikkat çekilirken, “Türkiye Batı’yı uzun bir süredir terk etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkesini Batı’nın isteklerine karşı olan bir güç eksenine yaklaştırdı, bu ülkeler de Çin, Rusya ve İran. Ülkenin seçilmiş lideri olarak bu onun kararı. Fakat Erdoğan aynı zamanda Batı’nın askeri ortaklığı ve ekonomik birliklere üyelikleriyle korumayı da istiyor. Erdoğan Türkiye’nin NATO üyesi olarak kalmasına devam etmesini istiyor fakat aynı zamanda birliğe zarar verebilecek silah sistemlerini satın alıyor ve diğer üye ülke liderlerine hakaret ediyor. AB ile karşılıklı güven ararken, milyonlarca mülteciyi Avrupa’ya salmakla tehdit ediyor” denildi.

İşin doğrusu şu ki, Türkiye’nin dış politikada nerede durduğu pek belli değil. Bir bakıyorsunuz, Avrupalı olmuşuz, bir bakıyorsunuz, Rusya’nın, Çin’in, İran’ın yanında yer almışız. Bir bakıyorsunuz Avrupa Birliği üyesi olmakla övünüyoruz, bir de bakıyorsunuz, (Avrupa Birliğinin kararları bizi bağlamaz) diyoruz. İşin gerçeği, güvenilir bir ortak olmak durumundan çıkmışız. Hani, bir deyim vardır,

(NE İSA’YA, NE MUSA’YA

YARANDIK)

deriz, ya! Bizim dış politikadaki durumumuz da sözün tam anlamıyla budur!

Hiç gereği yokken, kalktık, Rusya’dan füze sistemi aldık. Depoya koyduk, kapısını kilitledik. Buna tepki olarak ABD, parasını ödediğimiz F-35’leri vermediği gibi,  paramızı da iade etmiyor. İşin doğrusu, paramızı geri almaya da gücümüz yetmiyor! Kendimizi, İslam âleminin lideri olarak vehmederken, Müslüman ülkelerin hiç biri de ne liderliğimizi kabul ediyor, ne de dostluğumuzu. Kala-kala tek başımıza kaldık mı şimdi!

Dış politikadaki yanlışlar, hep (MONŞER) zihniyetine takılı beyinlerin ürünü. Dış politikada maharetli büyükelçilerimizi (MONŞER) diye öteledik, yerlerine iş bilmezleri getirdik, İşte halimiz budur.

Erdoğan-Biden görüşmesinden, Türkiye lehine bir karar çıkacağına hiç mi, hiç ihtimal vermiyoruz. Sonuç olarak biz vereceğiz, onlar alacaklar, onlar isteyecek, biz vereceğiz!

ANEKDOT

ABD’de yayın yapan Bloomberg yayın kurulunun internet sitesinin yayınladığı “Biden, Türkiye ile olan Gordiyon düğümünü kesmeli” başlığı, GORDİYON DÜĞÜMÜNÜN ne anlama geldiği konusunu anımsattı. “Gordion” kim ve bu “Gordion Düğümü” efsanesi nerede geçiyor? Anımsatalım, istedik.

“Gordion” ya da diğer yazılışı ile “Gordiyon”, tarihte yer almış olan Frigya’nın (Phrygia) başkentidir. Şu an bu höyüğün kalıntıları Ankara Polatlı’nın 30 km kadar yakınlarında yer almaktadır.

Araştırmalar Gordion’da var olan yaşantının Frig devri öncesine dayandığını gösteriyor. Fakat höyükte yapılan araştırmaların hiçbirinde “Gordion” adını belirten bir kanıt bulunmuyor. Bu duruma rağmen höyüğün adının “Gordion” olarak tanımlanması doğru olarak kabul ediliyor. Şehrin adının “Gordion” adını almasının da kral Gordios’tan geldiğini düşünülüyor. İşin ilginç kısmı, o döneme ait belgelerde de bu kraldan hiç bahsedilmiyor. Fakat Gordion’daki yerleşimin, Friglerin bu bölgeye gelişinden öncede var olduğunu gösteriyor. Bu nedenle belgelerde yer almayan “Gordios” adlı bir kralın varolma durumuda mümkün hale geliyor. Frig zamanında yapılan höyüğün altında daha önceki bir çağa ait başka bir höyükte yer alıyor. Eski çağlardan Frig zamanına kadar olan yerleşmelere ait toplam ok sekiz adet tabaka bulunuyor. Bu tabakaların bronz çağından başlayıp Hitit zamanına kadar uzandığı düşünülüyor.

Friglerin bu bölgeye zamanında Trakya ya da Balkanlardan geldiği düşünülse de bu durum sadece kazılarda Makedonyalılarınkine benzeyen çömlek işleri bulunmasından ileri geliyor. Ayrıca Gordion Kral Yolu üzerinde yer aldığı için önemli bir ticaret ve konaklama yeri olmuş ve MÖ 333 yılında Pers İmparatorluğuna geçmiştir. MÖ 200 yılında ise terk edilmiş ve harabe haline dönüşmüştür. İşte “Gordion Düğümü” hikayesinin tam olarak burada geçtiği düşünülüyor..

Gelelim Efsaneye…

Frigler yeni bir lider arayışına girmiştir ve ortaya çıkan bir kahin, şehre öküz arabası ile ilk giriş yapan kişiyi kral ilan etmelerini söyler. Bunun üzerine Gordios adlı yoksul bir köylü kağnısı ile kente giriş yapar ve ardından Gordios kral ilan edilir. (Bu efsanede adı geçen Kral Gordios aynı zamanda Midas’ın da babası oluyor) Krallığının ilanından sonra Gordios, öküz arabasını Friglerin tanrısı olan Sabazios’a adak olarak sunar. (Sabazios Yunanlılar tarafından Zeus olarak adlandırılıyor) Kral arabasını tapınağa bağlarken kızılcık dallarından yapılmış özel bir düğüm atar. Sonrasında ise bu düğüm halk tarafından “Gordion Düğümü” olarak adlandırılır ve “Düğümü çözecek kişinin tüm Asya’nın hakimi olacağı” söylentisi ile ünlenmeye başlar. Büyük İskender seferi sırasında M.Ö. 334 yılında Gordion’a ulaşır ve burada anlatılan “Gordion Düğümü” ile karşılaşır. Düğümü çözmeye çalışır ama bir türlü başaramaz. Sonrasında sabrı tükenip kılıcını çekip düğümü keser. Efsane haline gelmiş olan Gordion Düğümü bu şekilde çözülür ve sonrasında Büyük İskender seferlerine devam eder. Anadolu, Mezopotamya, Kuzey Afrika, Pers ve Hindistan’a uzanan büyük bir alanı fetheder. Fakat 32 yaşında uzun bir eğlencenin ardından hastalanır ve on gün sonra M.Ö. 323 yılında Babil’de (Irak) ölür.

Bu zamansız ölüm o dönemin bilgelerince, Büyük İskender’in Gordion düğümünü çözmek yerine sabırsız davranmasının cezası olarak yorumlanmıştır.

TAŞLAMA

ERDOĞAN, BİDEN İLE

GÖRÜŞMÜŞTÜR ELBETTE

NE ALDILAR, NE VERDİK

BUNU BİLSEYDİK BİZ DE

BİDEN’DEN GOORDİON

DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZMESİ

İSTENMİŞTİ, NE OLDU

DÜĞÜM ÇÖZÜMLENDİ Mİ

DÜĞÜMÜ KILIÇ İLE

ÇÖZMÜŞTÜ YA İSKENDER

BİDEN DE KILIÇ İLE

ÇÖZSÜN MÜ DENİR BEYLER

DIŞ POLİTİKADA İFLAS

BAYRAĞINI ÇEKMİŞİZ

İŞ BİLEN EKİPLERE

BİZLER (MONŞER) DEMİŞİZ

Yazarın Diğer Yazıları