Ahmet Arıtürk

EMEKLİ AMİRALLERİN, MONTRÖ BİLDİRİSİ!

Ahmet Arıtürk

103’mü, 104’mü fark etmez emekli amiral 4 Nisan günü gece yarısı Montrö Antlaşmasıyla ilgili bir bildiri yayınlamış ve kamuoyuna deklare etmişlerdi. Tabii, bildirinin yayınlanmasının ardından bir kıyamettir koparıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hemen harekete geçti ve bildiriye imza atan emekli amiraller hakkında resen soruşturma başlattı. İş, soruşturma başlatmakla da kalmadı, imzacı emekli amirallerden bazıları gözaltına alındı.

Önce Montrö sözleşmesinin ne olduğuna bir bakalım. Sonra asıl konumuza dönelim. 20 Temmuz 1936 tarihinde imzalanan sözleşme Türkiye’nin İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki hâkimiyetini perçinleyen, Lozan Antlaşmasından sonra imzalanan en önemli anlaşmadır. Bu sözleşmede Türkiye’nin yanı sıra Birleşik Krallık (İngiltere), Fransa, Japonya, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (Rusya), Bulgaristan ve Avustralya devletlerinin imzaları vardır.  İsviçre’nin Montrö kentinde imzalandığı için bu isim ile tesmiye edilmiştir. Türkiye’nin Karadeniz, Marmara ve Akdeniz üzerindeki haklarının tescil edildiği en önemli uluslararası sözleşmedir. Bu sözleşme sayesindedir ki, Türkiye Çanakkale ve İstanbul Boğazları üzerinde tam bir hakimiyet tesis etmiştir.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin jeolopolitik konumu açısından oldukça önemli bir yer tutan İstanbul Boğazı ile Çanakkale Boğazı'nın kontrolü hakkında kararları içeren Montrö Boğazlar Anlaşması,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesinden çıktığımızın ilan edilmesine duyulan tepkilere karşı TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un

(Cumhurbaşkanı isterse Montrö anlaşmasından ve diğer uluslararası anlaşmalardan da bir kararnameyle çekildiğimizi açıklayabilir)

demesi üzerine ortam alevlenmiş ve Montrö sözleşmesi üzerinden açıklamalar yapılmıştı.

Sözleşmenin maddelerini bilen her Türk vatandaşının,  1936'da imzalanan, Türkiye'ye İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinde kontrol ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkı veren uluslararası Montrö sözleşmesini sahiplenmesi kadar doğal ne olabilir. Bu Sözleşme sayesindedir ki Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam kontrol hakkı elde etmiştir. Barış zamanı sivil gemilerin özgürce geçişini garanti altına alan  Sözleşme, Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkelere ait savaş gemilerinin geçişini sınırlamakta ve kontrol yetkisini Türkiye’ye bırakmaktadır. Bu sözleşmeden sıkıntısı olan ülkeler elbette vardır ve bunların başında ABD gelir. Çünkü bu sözleşmede Sovyetler Birliği donanmasına Akdeniz’e erişim hakkı tanınırken, ABD donanmasının Karadeniz’e çıkmasına izin verilmez. Bundandır ki, Montrö Anlaşmasına en çok karşı çıkan ve yürürlükten kalkmasını isteyen ülkelerin başında ABD gelmektedir. 9 Kasım 1936'da yürürlüğe giren sözleşme  Milletler Cemiyeti Sözleşme Serisi'ne ise 11 Kasım 1936'da kaydedilmiştir.

20 yıl süreli olan ve 20 Temmuz  1956’da süresi sona eren sözleşmenin değiştirilmesi istenmişse de, değiştirmek isteyenlerin talepleri kabul görmemiş ve imzalandığı ilk şekliyle devam ettirilmiştir. Başlangıçta Türkiye’nin boğazlar üzerindeki üstünlüğünü kabul etmeyen İtalya da daha sonra sözleşmeyi imzalamak zorunda kalmıştır. Bu sözleşme 29 madde ve 3 ek protokolden meydana gelmiştir.

Montrö sözleşmesinin Türkiye açısından ne kadar önemli olduğunu en iyi bilenler, elbette ömürlerini denizlerdeki hukukumuzu korumakla görevli olarak geçiren amirallerdir. Bu bakımdan, TBMM Başkanı Şentop’un

(gerekirse Cumhurbaşkanının bir imzasıyla Montrö antlaşmasından ve diğer uluslararası  antlaşmalardan da çıkılabilir)

demesi üzerine endişelerini dile getiren bahse konu bildiriyi kaleme almışlardır. Üzerlerinde üniformaları varken darbe yapamayan, çoğu kumpas davalarının mağdurlarından oluşan emekli amirallerin kaleme aldıkları bildiri üzerinden

MAĞDUR EDEBİYATI YAPMAK ELBETTE TUTMAYACAKTIR.

Gerçekte, Montrö üzerinde en çok konuşmaya hakkı olanlar, bu emekli amirallerdir. Çünkü, Montrö Sözleşmesinin Türkiye açısından ne kadar önemli olduğunu görevleri gereği en çok onlar bilirler. Gerçekte, Montrö Sözleşmesi, Denizcilerin

AMENTÜSÜ

gibi olmalı, emekli-muvazzaf deniz kuvvetleri personellerinin sözleşmenin bütün maddelerini bilmeleri, hatta ezberlemiş olmaları gerekir!

Kaldı ki, emekli amirallerden önce 126 eski büyükelçi Montrö sözleşmesinin kaldırılamayacağına ilişkin bildiri yayınlamışlardı. Emekli Amirallerden sonra çok sayıda eski milletvekili de konuyla ilgili bildiri yayınladılar.

Emekli amirallerin bir hataları varsa o da şudur. Zaten, Meclis Başkanı sözünden çark etmiş ve yanlış anlaşıldığını beyan ederek, Montrö’yü kastetmediğini söylemişti. Bu gün için Türkiye’nin en yoğun gündemi

İŞSİZLİK, AÇLIK VE KORONAVİRÜS PANDEMİSİDİR.

Yani, böyle  bir bildirinin yayınlanmasına  zaman da, zemin de müsait değildi. Birilerinin ellerine fırsat geçti.

(YAHŞİ CAZİBE)

adlı dizide rol adı

(SİMGE)

olan Bayan gibi

(MAĞDURUM DA MAĞDURUM)

edebiyatını başlattılar bile…

TAŞLAMALAR

ÇOĞU KUMPAS MAĞDURU

EMEKLİ AMİRALLER

BİLDİRİ YAYINLADI

VE DERDEST EDİLDİLER

MONTRÖ’NÜN İÇERİĞİ

NEDİR EN ÇOK KİM BİLİR

BUNA ÖMÜRLERİNİ

VEREN AMİRALLERDİR

MAĞDUR EDEBİYATI

OYNAMAKTIR İŞLERİ

BÖYLE GELDİ HEP AMA

ARTIK ÖYLE GİDER Mİ

İŞSİZLERDİR MAĞDURLAR

AÇ YOKSUL, VATANDAŞLAR

SEMİRDİKÇE SEMİRİR

DALKAVUKLAR, YANDAŞLAR

Yazarın Diğer Yazıları