Ahmet Arıtürk

ELEKTRİKSİZ YILLAR NOSTALJİSİ!

Ahmet Arıtürk

Bugün şehrimizde uzun süreli  elektrik kesintisi uygulandı. Dicle elektrik tarafından gerekli uyarılar yapılmış ve çalışmalar nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacağı açıklanmıştı.

Bu bir gerçektir ki, elektrik olmayınca hayat adeta duruyor. Çünkü olmayan sadece elektrik değildir. Elektriğe bağlı olarak kaloriferler, asansörler, televizyonlar, bilgisayarlar ve diğer bütün elektronik cihazlar çalışmıyorlar. Gerçi, elektrik kesintilerine karşı tedbirli olanlar ve jeneratör kullananlar var ama bunlar tüketicilerin yüzde biri bile değil.

Elektrik, gerçekten büyük bir nimettir. Yaş itibarıyla Şehrimizde elektriksiz yılları yaşadık. Bu açıdan bir nostalji yapalım istedik. 1957’li yıllara kadar Şehrimizin elektriği basit bir motorla karşılanıyordu. Önceleri, Batı mahallesinin ŞEYH EBUL MEBUNİ MEZARLIĞININ kıyısında kurulan elektrik motoru, bilahare, Doğan (ĞOLANİYE) Mahallesine Şeyh Musa Mezarlığının yakınına taşınmıştı. Motoru çalıştırmak görevi Belediye tarafından Merhum hemşerimiz VAHİT ARDA’YA tevdi edilmişti. Yükümlendiği bu işten dolayı Vahit Arda’nın adı MOTORCU VAHİT olarak ünlenmişti. Belki ilkokul mezunu bile değildi ama bir elektrik, bir makine mühendisi kadar işinin ehliydi. Şehre akşam karanlığından başlanarak elektrik verilirdi. Bu bakımdan yaz ve kış mevsimlerinde elektrik verme saatleri değişik olurdu. Ancak yaz mevsiminde de, kış mevsiminde de saat 24:00 oldu mu motor stop ettirilir, elektrik kesilirdi.

O yıllarda, evlerine elektrik çekmiş hemşerilerimizin sayıları parmakla sayılacak kadar azdı. Gaz lambaları, kandiller vardı. Bir de lüks vardı ki, bunu da genelde zengin aileler kullanırlardı. Lüksün en büyük sorunu ise fitilinin sık-sık yanmasıydı. Bunun için, aydınlatma aracı olarak lüks kullananlar, bol miktarda yedek fitil bulundururlardı. Lüksün bir de pompası vardı. İlk yakıldığı zaman pompayla gaz verilir ve fitil tutuşturulurdu. Özellikle kahveler, berberler (kuaför), hamamlar gibi gece de çalışan iş yerleri aydınlatma aracı olarak lüks bulundururlardı. Düğünlerde ve benzeri etkinliklerde aydınlatma aracı olarak da lüks kullanılırdı. Düğünleri veya benzer etkinlikleri olanların, zengin komşularından ödünç olarak lüks aldıkları ve kullandıkları çok olurdu.

Yine o yıllarda sokak elektrikleri hiç yok denecek kadar azdı. Geceleri sokakların çoğu zifiri karanlık olurdu. Bir yerlere misafirliğe gideceğimiz zaman yolumuzu görebilmemiz için beraberimize kandil alırdık. O yıllarda, kandiller bütün evlerin demirbaşları arasında mutlaka yer alırdı.

Anımsatmakta yarar var. Bazı vakfiyelere ait senetlerde sokakların aydınlatılması için harcamalar yapılabilmesi konusunda maddeler konulması elektriksiz yıllar için çok isabetliydi. Gerçekten büyük bir sevaptı.

Evlerde bir de adına ŞEM’ dediğimiz bal mumundan yapılmış, helezoni olarak sarılmış pratik bir aydınlatma aracı vardı. Bugünkü mum görevi görürdü. Ancak, bir helezon ŞEM, bir ay kadar uzun süreyle kullanılabilirdi. Aktarlarda, bakkallarda satılırdı. Hemen her evde mutlaka bulunurdu. Lambada kullanmak için her evde gaz tenekeleri ve gaz dökmek işinde kullanılan huniler vardı. Teneke halinde gaz alamayan fakir ve orta halli vatandaşlar, şişelerle gaz alırlardı. Yine o yıllarda şişe halinde gaz satmak başlı başına bir iş koluydu. Helvacılar Çarşısında bir ara sokak vardı ki, o sokağın esnafının tümüne yakının işleri şişe usulü gaz ve benzin satmaktı.

Elektrik yokken, haliyle yüksek katlı binalar da yoktu. O yıllarda en yüksek ev üç katlı olurdu. Asansör yoktu ki yüksek katlı evler olsun, inilip, çıkılabilsin…

21’inci asırda elektrik kesintisi artık çok abes bir iş. Elektrik olmayınca, hayat adeta durmakta. İki üç dakikalık kesintiler bile yaşamımızı alt-üst etmeğe yetiyor. Dileriz ki, bir daha böylesine uzun süreli kesintiler yaşanmaz.

KENTSEL DÖNÜŞÜM, DEPREMLER VE SİİRT

Kentsel dönüşümün ne kadar yararlı olduğu yaşanan depremlerden de anlaşılmaktadır. Depremle ortaya çıkan bir gerçek vardır. Depremlerde yıkılan evlerin tamamı eski binalardır. Kentsel dönüşümün gerçekleştiği yörelerde yapılar denetlenerek yapıldığı için ayakta kalırken, eski binalar yerle bir olmaktadır.

Kentsel dönüşüm çerçevesinde yeniden ve denetim altında inşa edilen binalar depremde hasar görmezler, şiddetli depremlere karşı bile dayanırlar. Eski veya kontrolsüz yapılan inşa edilmiş binalar ise 5 şiddetinde bir depremde bile yıkılırlar.

Meşhur bir deyim vardır (Deprem öldürmez, çürük yapı öldürür) deriz. Ayni ile vakidir. Japonya’da 9 şiddetinde deprem bile yıkımlara ve ölümlere yol açmıyor, çünkü yapılar sağlam, depreme dayanıklı bir şekilde inşa edilmişler. Depremlerde, salıncak gibi salınırlar ama yine de yıkılmazlar.

Şehrimizin özellikle eski kesimi mail-i inhidam yapılarla doludur. Bu bakımdan bir an evvel kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmeleri şarttır. 10 Ocak günü Belediye salonunda yapılan toplantıda Vali Osman Hacıbektaşoğlu’nun kentsel dönüşüm konularında verdiği ümit verici sözler iyi de, bir an önce kuvveden fiile çıkarılmaları gerekir. Allah korusun, 5-6 şiddetinde bir deprem yaşanması durumunda bile özellikle şehrin eski kesimi yerle bir olacak. İnsanlarımız, enkazların altında kalacaklar. Durum böylesine tehlike arzederken, Şehrimizde yıllardan beri başlatılacağı söylenen Kentsel Dönüşüm neden böylesine gecikti. Çünkü, rant yok. Uygulamalardan anlaşıldığı kadarıyla Kentsel Dönüşüm, RANTSAL DÖNÜŞÜM olarak telakki ediliyor. Rant varsa, kentsel dönüşüm var. Rant yoksa, enkazın altında kalanların canları çıksın!!!

Evet, bir kere daha uyarıyoruz. 5-6 şiddetinde bir deprem halinde şehrimizin eski kesimindeki yapıların yüzde 90’ı yıkılacaktır. Bunun vebali çok ağır olur. Kentsel dönüşüm projesini uygulayacaksanız, bir an önce başlatın. Aksi takdirde, çok geç kalınmış olacak…

TAŞLAMA

YİRMİBİRİNCİ ASIR

HALÂ ELEKTRİK GİDER

AFRİKA DEVLETİ Mİ

DEVLETİMİZ EL NEDER

DÜN BEŞ SAAT KESİNTİ

UYGULANDI SEBEP NE

ELEKTRİK DEDİĞİNİZ

MEDENİYET ELBETTE

BÜTÜN İŞLER DURMUŞTU

ELEKTRİK YOKTU BUNDAN

ARTIK ELEKTRİKSİZ

BİR İŞ YÜRÜMEZ İNAN

NEDEN AÇIKLANMIYOR

KESİNTİLER ÖNCEDEN

SEBEBİNİ SÖYLEYİN

BİLELİM BİZ DE NEDEN

HİÇ BİR MEDENİ ÜLKE

BÖYLE BİR REZALETİ

YAŞATMAZ MİLLETİNE

BİZDE OLUR BU BELLİ

ELEKTRİK OLMAYINCA

HAYAT, BAYAT OLURMUŞ

MEĞER ELEKTRİK İLE

İNSANLIK HAYAT BULMUŞ

Yazarın Diğer Yazıları