Ahmet Arıtürk

ELEKTRİK KESİNTİLERİ VE BİR NOSTALJİ

Ahmet Arıtürk

Pazar günü Şehrimizde uzun süreli  elektrik kesintisi uygulandı. Dicle elektrik tarafından gerekli uyarılar yapılmış ve Yangın duvarı çalışması nedeniyle merkez ilçe başta olmak üzere İlimiz genelinde birçok yerleşim yerlerinde belirli süre zarfında elektrik kesintisi uygulanacağı açıklanmıştı. Açıklamada 22 Aralık Cumartesi ve 23 Aralık Pazar günleri "TEİAŞ'ın Siirt TM ve Kurtalan TM'de yangın duvarı çalışmasından dolayı 22 Aralık Cumartesi günü 07: 00 - 12: 00 saatleri arsında Kurtalan ilçesi ve tüm kırsalında, 23 Aralık 2018 Pazar günü de yine 07: 00 - 12: 00 saatleri arasında Siirt merkezi, tüm kırsalı ile Eruh ilçesi merkezi ve tüm kırsalına enerji verilemeyeceği belirtilmişti.

Pazar günü Şehrimiz genelinde saat 07:00’den itibaren elektrik kesintisi uygulandı. Neyse ki, açıklandığı gibi saat 12:00’de kesinti uygulaması kaldırıldı ve Şehre yeniden elektrik verildi.

Bu bir gerçektir ki, elektrik olmayınca hayat adeta duruyor. Çünkü olmayan sadece elektrik değildir. Elektriğe bağlı olarak kaloriferler, asansörler, televizyonlar, bilgisayarlar ve diğer bütün elektronik cihazlar çalışmıyorlar. Gerçi, elektrik kesintilerine karşı tedbirli olanlar ve jeneratör  kullananlar var ama, bunlar tüketicilerin yüzde biri bile değil.

Elektrik, gerçekten büyük bir nimettir. Yaş itibarıyla Şehrimizde elektriksiz yılları yaşadık. Bu açıdan bir nostalji yapalım istedik. 1957’li yıllara kadar Şehrimizin elektriği basit bir motorla karşılanıyordu. Önceleri, Batı mahallesinin

ŞEYH EBUL

MEBUNİ MEZARLIĞININ

kıyısında kurulan elektrik motoru, bilahare, Doğan

(ĞOLANİYE)

Mahallesine Şeyh Musa Mezarlığının yakınına taşınmıştı. Motoru çalıştırmak görevi Belediye tarafından Merhum hemşerimiz

VAHİT ARDA’YA

tevdi edilmişti. Yükümlendiği bu işten dolayı Vahit Arda’nın adı

MOTORCU VAHİT

olarak ünlenmişti. Belki ilkokul mezunu bile değildi ama bir elektrik, bir makine mühendisi kadar işinin ehliydi. Şehre akşam karanlığından başlanarak elektrik verilirdi. Bu bakımdan yaz ve kış mevsimlerinde elektrik verme saatleri değişik olurdu. Ancak yaz mevsiminde de, kış mevsiminde de saat 24:00 oldu mu motor stop ettirilir, elektrik kesilirdi.

O yıllarda, evlerine elektrik çekmiş hemşerilerimizin sayıları parmakla sayılacak kadar azdı. Gaz lambaları, kandiller vardı. Bir de lüks vardı ki, bunu da genelde zengin aileler kullanırlardı. Lüksün en büyük sorunu ise fitilinin sık-sık  yanmasıydı. Bunun için, aydınlatma aracı olarak lüks kullananlar, bol miktarda yedek fitil bulundururlardı. Lüksün bir de pompası vardı. İlk yakıldığı zaman pompayla gaz verilir ve fitil tutuşturulurdu. Özellikle kahveler, berberler (kuaför), hamamlar gibi gece de çalışan iş yerleri aydınlatma aracı olarak lüks bulundururlardı. Düğünlerde ve benzeri etkinliklerde aydınlatma aracı olarak da lüks kullanılırdı. Düğünleri veya benzer etkinlikleri olanların, zengin komşularından ödünç olarak lüks aldıkları ve kullandıkları çok olurdu.

Yine o yıllarda sokak elektrikleri hiç yok denecek kadar azdı. Geceleri sokakların çoğu zifiri karanlık olurdu. Bir yerlere misafirliğe gideceğimiz zaman yolumuzu görebilmemiz için beraberimize kandil alırdık. O yıllarda, kandiller bütün evlerin demirbaşları arasında mutlaka yer alırdı.

Anımsatmakta yarar var. Bazı vakfiyelere ait senetlerde sokakların aydınlatılması için harcamalar yapılabilmesi konusunda maddeler konulması elektriksiz yıllar için çok isabetliydi. Gerçekten büyük bir sevaptı.

Evlerde bir de adına

ŞEM’

dediğimiz bal mumundan yapılmış, helezoni olarak sarılmış pratik bir aydınlatma aracı vardı. Bugünkü mum görevi görürdü. Ancak, bir helezon ŞEM, bir ay kadar uzun süreyle kullanılabilirdi. Aktarlarda, bakkallarda satılırdı. Hemen her evde mutlaka bulunurdu. Lambada kullanmak için her evde gaz tenekeleri ve gaz dökmek işinde kullanılan huniler vardı. Teneke halinde gaz alamayan fakir ve orta halli vatandaşlar, şişelerle gaz alırlardı. Yine o yıllarda şişe halinde gaz satmak başlı başına bir iş koluydu. Helvacılar Çarşısında bir ara sokak vardı ki, o sokağın esnafının tümüne yakının işleri şişe usulü  gaz ve benzin satmaktı.

Elektrik yokken, haliyle yüksek katlı binalar da yoktu. O yıllarda en yüksek ev üç katlı olurdu. Asansör yoktu ki yüksek katlı evler olsun, inilip, çıkılabilsin…

21’inci asırda elektrik kesintisi artık çok abes bir iş. Elektrik olmayınca, hayat adeta durmakta. İki üç dakikalık kesintiler bile yaşamımızı alt-üst etmeğe yetiyor. Dileriz ki, bir daha böylesine uzun süreli kesintiler yaşanmaz.

ANEKDOT

Siirtli iki arkadaş İstanbul’a gezmeye gitmiş ve 15 katlı bir otelin en üst katında yer ayırtmışlardı.

Gece vakti otele döndüklerinde bir de bakmışlar ki elektrik yok. Otelin jeneratörü de arızalı. Haliyle asansörler çalışmıyor.

Arkadaşlardan biri diğerine söylenmiş:

-Birbirimize fıkralar anlatarak merdivenlerden çıkarız, zamanın nasıl geçtiğini bile bilmeyiz!

demiş. Öyle yapmışlar. Fıkralar anlata anlata merdivenlerden çıkmağa başlamışlar. 14’üncü kata vardıklarında, arkadaşlardan biri söylenmiş:

-Ben sana şimdi öyle bir fıkra anlatacağım ki, ömür boyu unutmayacaksın.

Ve devam etmiş:

-Odanın anahtarını resepsiyondan almayı unuttuk!

TAŞLAMALAR

KAR TOPRAĞIN MAYASI

ÇİLESİDİR KÖYLÜNÜN

HER ZAHMETİN SONUNDA

BİR RAHMET VARDIR BİLİN

YİNE BİRÇOK KÖY YOLU

ULAŞIMA KAPANMIŞ

(YOL YAPTIK) DİYENLERE

KARŞIDIR BU SERZENİŞ

DUBLE YOLLAR İYİ DE

KÖY YOLLARINI İHMAL

ETMEK NEDEN SÖYLEYİN

YANLIŞ İŞLERDİR BUNLAR

KÖY YOLUNDAN BAŞLAYIN

HİZMET GERÇEK HİZMETSE

MİLLETİN EFENDİSİ

GERÇEKTEN DE KÖYLÜYSE

Yazarın Diğer Yazıları