1900’lü yıllara kadar elektrik yoktu. 1970’li yıllar öncesinde televizyon yaygınlaşmamıştı. İnternet derseniz, 2000’lı yıllarda yaygınlaştı. Bizim nesil elektriksiz, televizyonsuz, internetsiz yılları yaşadı. Çocukluğumuzda gaz lambası, lüks, kandil ve benzeri aydınlatma araçlarını çok gördük, çok kullandık. Siirt, 1940’lı yıllarda elektriğe kavuştu. O da, gecenin belli saatlerinde ve saat 24:00’e kadar verilirdi.
Evimizde neredeyse 72 ekran televizyon büyüklüğünde lambalı bir radyo vardı. Elektrik olduğu saatlerde açar dinlerdik. Siyah-Beyaz televizyonla 1975’li yıllarda tanıştık. Sonra, renkli ve uzaktan kumandalı televizyonlar devreye girdi. İnternet 2000’li yıllarda hayatımıza girmeğe başladı.
Gerilere dönüp baktığımızda son 50 yıl içinde teknolojide büyük mesafeler alındığına şahit olmaktayız. Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi buzdolabı, elektrik süpürgesi gibi günümüzün vazgeçilmezlerinin yaygın olarak insanların hizmetlerine girmeleri 50 yıldan öteye gitmez.
Günümüzde elektriksiz, televizyonsuz, internetsiz bir hayat düşünülebilir mi. Buzdolabının, çamaşır makinesinin, bulaşık makinesinin, elektrik süpürgesinin zaruri ihtiyaç maddeleri listesinden çıkarılmaları gündeme getirilebilir mi. 70-80 yıl öncesinin Siirt’inde bir tek Valilerin makam aracı vardı. Başka da taksi yoktu. Bugün Şehrimizdeki taksilerin sayılarını bilemiyoruz. Çünkü başka illere ait plakalar da yaygın bir şekilde kullanılıyor. Şehrin ana caddeleri ve sokakları otoparklara dönüşmüş durumda. Uçakların, helikopterlerin, hızlı trenlerin insan hayatına gireli hep 20/21 yüzyılda oldu.
Evet, 20. yüzyıl teknolojik gelişmeler açısından gerçekten çok büyük aşamaların yaşandığı dolu-dolu bir yüz yıl oldu. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde ise
“Daha icat edilecek ne kaldı!” derken, şimdilerde (YAPAY ZEKA) kavramı giderek yaygınlaşıyor. İnsanların hayatlarında ROBOT’LAR yer aldı.
Yapay zeka, “
bilgisayar sisteminin öğrenme ve sorun çözme gibi insan benzeri bilişsel işlevleri taklit edebilme becerisi” olarak tanımlanır.
ROBOT ise
“canlılara benzeyen işlevleri olan ve onlara özgü davranışlar sergileyebilen makineler” olarak
tanımla
nmaktadır.
İnsanın evrim sürecinde bir hızlı değişim var. Bunun adına da
“Sıçramalı Evrim Teorisi”
diyorlar.
İnsanlar, taş devrinden YAPAY ZEKA
dönemine geçiş yaptılar.
Bugünün çocukları, gençleri 40-50 yıl sonra kim bilir hangi bilimsel kavramlarla karşılaşacaklar. Biz, bugünün yaşlıları, Dünyaya erken mi geldik, ne dersiniz…
Akıl Vergisi!!!
Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek, bütçeye katkı sağlayacak yeni vergilerin arayışı içinde, “Acaba, halkı gücendirmeyecek yeni vergiler neler olabilir” diye kara-kara düşünmektedir.
Naçizane, kendilerine bir önerimiz var. En iyisi AKIL VERGİSİ ihdas etmesi olacak. Bu ülkede yaşayan her vatandaştan AKLININ SEVİYESİNE GÖRE vergi alınsın. SÜPER AKILLILAR, ÜSTÜN ZEKALILAR, ORTA AKILLILAR VE GERİ ZEKALILAR olarak sınıflandırma yapılsın. Nasıl olsa, herkes kendisini en azından ÜSTÜN ZEKALI kabul etmektedir!
Sadece, kendilerini GERİ ZEKALI olarak beyan edecekler, BU VERGİDEN MUAF TUTULSUNLAR!!!
Nasıl öneri ama!!!
TAŞLAMA
TASMALI KÖPEKLERDEN
KORKMA ZARAR YOK ONDAN
SAHİBİNİN SESİDİR
SADECE HAVLAR İNAN
KÖPEK YALTAKLANMASI
MEŞHUR OLAN HAYVANDIR
YALTAKLANAN KİMSELER
KÖPEK MEŞREPTİR BUNDAN
YALTAKLANANA TEŞBİH
HAKARETTİR KÖPEĞE
KÖPEĞİN FITRATINDA
YALTAKLANMAK VAR İNAN
KÖPEKLER FITRATLARI
GEREĞİ YALTAKLANIR
KÖPEKLERDEN EDNADIR
BELLİ HER YALTAKLANAN
HAYVANSEVERLER BİZE
SİTEM ETSE HAKLIDIR
NE İSTERİZ ADLALARI
(KÖPEK) OLAN HAYVANDAN
KENDİ ADINI BİLMEZ
BİZ (KÖPEK) DERİZ ONA
(KÖPEK) DİYE ÇAĞIRSAK
HİÇ GÜCENMEZ O BUNDAN
GAYETLE ÖFKELENİR
SENİ DÖVMEYE KALKAR
LÂKİN TABASBUSÇUYA
(KÖPEK) DEDİĞİN ZAMAN
KÖPEK BİLE AŞIRI
ZİLLET GÖRSE DAYANMAZ
SAHİBİNİ ISIRIR
FARKI BU İNSANLARDAN