Dokunulmazlık, seçilmiş milletvekillerine tanınmış bir haktır. Bu hakkın, mümkün mertebe korunması gerekir. Zaten, anayasada da dokunulmazlık hakkının korunması için alınmış tedbirler vardır. Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması ancak Meclis genel kurulunun üçte ikisinin kararıyla gerçekleştirilebilir.
Dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili olarak TBMM’ne sevk edilmiş ç ok sayıda milletvekilinin dosyası bulunmaktadır. Bu dosyalardan ikisi HDP Siirt Milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Sıddık Taş’a aittir. Dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle dosyaları genel kurula sunulan isimlere bir göz atalım:
– HDP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz (4)
– HDP Muş Milletvekili Mensur Işık (3)
– HDP: Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç (1
– HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü (3
– HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun (2
– HDP: Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk (2
– HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz (1)
– HDP Mardin Milletvekili Pero Dundar (1
– HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit (2
– HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık (1
– HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan (2
– HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir (1
– HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca (1
– HDP Van Milletvekili Sezai Temelli (3
– HDP Siirt Milletvekili Sıdık Taş (1
– HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş (1
– HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir (1
– HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş (1
– HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni (1
– CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel (2
– CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker (1
– CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba (1
– CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel (3
– CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır (1
– MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy (1)
– AKP Adıyaman Milletvekili Yakup Taş (1)
Görüldüğü gibi, çoğunluğu HDP Milletvekillerine ait dosyalar. Bunların yanında CHP’li be milletvekilinin dosyaları var. MHP ve AKP’den ise sadece 1’er isim bulunmakta.
Vatandaşlar olarak biliyoruz ki, milletvekillerine dokunulmazlık zırhının verilmesi, seçilmiş olmalarından dolayıdır. Anayasanın 83. Maddesine göre “Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.”
Milletvekillerine bu hakkın tanınması elbette seçilmiş olmalarından dolayıdır. Peki, seçilmiş Belediye Başkanlarına da dokunulmazlık zırhı vermek mümkün değil midir. Tabii, dokunulmazlık enflasyonu yaşanmaması için bir ölçü getirilebilir. Meselâ, en az beşyüzbin ve daha yüksek oyla seçilmiş Belediye Başkanlarına da dokunulmazlık hakkı tanınması kadar doğal ne olabilir. Siirt’ten örnek verelim. İlimizde seçmen sayısı yuvarlak rakam 170 bindir. Siirt’in üç milletvekili vardır. 170’i üçe bölersek yine yuvarlak rakam 57 bin olur. Yani 57 bin oya 1 milletvekilliği düşmektedir. Diyelim ki 60 bin oyla seçilen bir milletvekili dokunulmazlık zırhına bürünürken, en az beşyüzbin oyla belediye başkanı olarak seçilmiş birine dokunulmazlık zırhı verilmesi doğal olmaz mı! Yapılacak olan anayasada bir değişikliktir. Anayasanın milletvekilliği dokunulmazlığı ile ilgili maddesine:
“Yerel seçimlerde en az beşyüzbin oy alarak seçilmiş Belediye Başkanları da milletvekillerine tanınan dokunulmazlık hakkına sahiptirler”
şeklinde bir ilave yapılırsa olur, biter.
Yahu, Allah için söyleyin 50-60 bin oy alarak milletvekili seçilmiş biri dokunulmazlık zırhına bürünürken, mesela 4 milyon 522 bin oy almış bir İstanbul Belediye Başkanının dokunulmazlık zırhının olmaması büyük bir eksiklik değil midir. Adamın aldığı oy, nerdeyse on milletvekilinin aldıkları oy toplamına eşittir. Hatta yasa teklifinde 1 milyon ve üzeri oy alarak seçilmiş Belediye Başkanlarına devlet protokolünde Bakan statüsü öngörülmesi de teklif edilebilir. Ya da bütün büyükşehir belediye başkanlarının devlet protokolünde Bakan düzeyinde yer almaları çıkarılacak bir yasayla sağlanabilir.
Türkiye’deki büyükşehir belediye başkan adayları bile genelde bakanlık, hatta başbakanlık yapmış kişilerdir. Bu da gösteriyor ki, seviye olarak gerçekte milletvekillerinden bir gömlek üstündürler. Tabii, böyle bir yasa çıkartmak milletvekillerinin ve de onların üstünde olan siyasi parti yetkililerinin hesaplarına pek gelmeyebilir. Dokunulmazlık zırhını başkalarıyla paylaşmak istemeyebilirler!
Bir örnek daha verelim. Bugün Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı olduğu zaman dokunulmazlık zırhı olsaydı, okuduğu bir şiirden dolayı hakkında soruşturma açılıp, mahkûm edilebilir miydi!
Hem böyle bir yasa çıkarsa, seçilmiş belediye başkanlarının, ancak yine seçimle gitmeleri sağlanmış olur! Bizden önermek. Bakalım, bu düşüncemizi sahiplenerek, TBMM Genel Kuruluna kanun teklifi olarak sunacak babayiğit bir milletvekili çıkacak mı!
DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASINA KARŞIYIM!
AKP, millet ittifakını zora sokmak için HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak istiyor. Bir nevi aba altından sopa gösteriyor.
Milletvekilleri, milletin temsilcileridir. Adi suçlar dışında siyasi tavırlarıyla yargılanamazlar, yargılanmamalıdırlar. Hırsızlık, zimmet, irtikap, taciz gibi olaylardan dolayı haklarında dosyalar bulunan milletvekillerinin sayılarının bir hayli kabarık olduğu biliniyor. TBMM’nde, milletvekilleriyle ilgili çok sayıda dosyanın bulunduğu ifade edilmekte.
Dağdaki teröristlerle kucaklaştılar diye HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıracaksanız, önce Habur’un hesabını verin. Orada da aynı kucaklaşmalar, sarılıp koklaşmalar yaşanmadı mı. Böyle bir çifte standart olur mu!
AKP gerçekten HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıracaksa (ki kaldırabileceğini zannetmiyorum) önce Habur’u bu millete yaşatanları cezalandırsın!
Ben, teröristlerle kucaklaşan HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşıyım. Çünkü böyle bir durum Bölgemizde mevcut kargaşayı daha da büyütmekten başka bir işe yaramayacaktır. Hem, Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması söz konusu olacaksa öncelikle haklarında yolsuzluk, taciz, zimmet, irtikap gibi yüz kızartıcı suçlardan dosyalar bulunan milletvekillerinden başlansın ki, kimselerin itiraz hakkı kalmasın…
TAŞLAMA
MİLLETVEKİLLERİNE
DOKUNMAMAK GEREKİR
BİZE ÖZGE DEĞİL BU
EVRENSEL KAİDEDİR
HIRSIZLIK, YOLSUZLUK VE
YÜZ KIZARTICI SUÇTAN
SUÇU VARSA KALKMALI
DOKUNULMAZLIK O AN
SİYASİ SUÇ OLAMAZ
OLMAMALI ELBETTE
SİYASİ SUÇ YÜKLENMEZ
MİLLETVEKİLLERİNE
DOKUNULMAZLIK KALKSIN
KALKMASINA KALKSIN DA
GİZLİ HESAPLAR VAR MI
BU TAKTİĞİN ARDINDA
DOKUNMAZLIK GÜVENCE
MİLLETVEKİLLERİNE
CAN SİMİDİ OLMASIN
VATAN HAİNLERİNE
KALKSA DA SAKINCALI
KALSA DA SAKINCALI
ADALETE GÜVENİP
ORTA YOLU BULMALI
ADALETE GÜVENİN
YÜZDE YİRMİ OLDUĞU
ÜLKEDE (KALKSIN) DEMEK
RİSKLİ BİR DURUMDUR BU
DOKUNULMAZLIK YALNIZ
FİKİR İÇİN OLMALI
FİKRİ NEYSE HER İNSAN,
AÇIKÇA ANLATMALI
EYLEME DÖNÜŞMEYEN,
HER FİKİR SERBEST OLSUN
KİM NE DÜŞÜNÜYORSA,
AÇIK, ORTAYA KOYSUN
FİKİR YASAĞI BELLİ,
İKi YÜZLÜ OLMAYA
SEBEPTİR BİLİNMELİ,
MALUM ADIYLA “RİYA!”