Ahmet Arıtürk

DİYANETİN FETVALARI!!!

Ahmet Arıtürk

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, zaman-zaman muhatap olduğu bazı sorulara cevap vermek zorunda kalmakta ve konuları dini açıdan ele alarak fetvalar vermektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun verdiği fetvalardan toplumu ilgilendirenlerden bazılarını dikkatlere sunalım:

Haram yollardan elde edilen gelirle hayır işlerinin yapılamayacağını, yapılsa bile bu hizmetlerden sevap beklenilmemesi gerektiğine hükmeden Kurul kararında, "Dinimize göre Müslüman, kazancını dinin meşru saydığı yollarla elde etmekle yükümlüdür. Allah Müslüman'ın malını nerelerde harcadığını soracağı gibi, nerelerden kazandığını da soracaktır. Dinin haram saydığı maddelerin ticareti, hırsızlık veya gasp, kumar, faiz ve fuhuş dinin yasakladığı kazanç yollarından bazılarıdır. Bu yollarla elde edilen kazanç haramdır. Müslüman'ın bu mallardan yararlanması caiz değildir. Bir kimsenin elinde bu yollardan birisi ile elde edilen bir mal varsa, onu; 'haram yolla elde edilen kazancın sarf yeri yoksula vermektir' kuralı gereği, yoksullara vermesi gerekir. Ancak bundan bir sevap beklemek doğru değildir. Çünkü haram yolla elde edilen kazanç, kişinin malı olmaz. Malı olmayan bir şeyi hayri bir hizmette kullanması karşılığında sevap beklenmez.

Diyanet İşleri Fetva Kurulunun tesettür ile ilgili fetvası belli. Tesettür, Kur’an-ı Kerim ile emredilmiştir. Kadınların tesettürlü olmaları gerektiğini belirten fetvalar yanında, tesettürlü olsun, olmasın kadınlarla, erkeklerin aynı ortamda çalışmalarını da caiz görmez.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Banka promosyonu caiz midir?” sorusuna da “Hayır” cevabını vermiş bulunmaktadır. Konu ile ilgili fetvada aynen şöyle denilmektedir.

“Bankaların, kamu veya özel sektörde çalışanlara, çalıştığı kurumlar tarafından maaşlarını kendilerinden almayı tercih etmeleri karşılığında vermiş oldukları promosyonlar, işleyiş bakımından faize tam olarak benzememekle birlikte faiz şüphesinden de tümüyle uzak değildir. Bu itibarla, temel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olanların bu parayı kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları yakınları için kullanmamaları; bilakis ihtiyaç sahibi fakirlere vermeleri uygun olur.”

Türkiye Emekliler Derneği Ankara Şube Başkanı Fahri Iravul ise, emeklilerin herkesten çok daha fazla ihtiyaç sahibi konumunda olduğunu söyledi. Asgari ücretin altında emekli maaşı alan milyonlarca insan olduğunu hatırlatan Iravul, “Asıl ihtiyaç sahibi olan emeklilerdir” dedi.

“Promosyonu almayın, ihtiyaç sahibine verin” gibi bir yaklaşım doğru olmadığını söyleyen Iravul, “Diyanet bir soru üzerine bu cevabı vermiş. Diyanet bu fetvayı vermeden önce bir aynaya baksın. İnsanları tasarrufa teşvik eden Diyanet daha şimdiden bütçesinden bilmem ne kadar para harcamış. Önce bir kendine baksın sonra emekliye bu parayı almasın desin” diye konuştu.

Emeklilere promosyonu alarak istedikleri gibi kullanma çağrısında bulunan Iravul, “Bu para hayır değil ki. Ayrıca kamu kurumlarındakiler de dahil Diyanet’ten emekli olanlar da alıyor. Bankalar, Diyanet’te çalışan memurlara da veriyor hem de yüklü miktarda veriyor. Kendileri niye o parayı kullanıyor? Madem öyle aldıkları parayı bir hayır kurumuna bağışlasınlar” diyerek tepki gösterdi.

Diyanet’in asıl görevinin düzgün Müslüman yetiştirmek ve insanlara eşit davranmak olduğunu ifade eden Türkiye Emekliler Derneği Antalya Şube Başkanı İbrahim Tezcan da şunları söyledi:

“Merkez Bankası yüzde 14 ile faiz veriyor, Hazine ve Maliye Bakanlığı da yüzde 23’ten alıyor. Bu haram değil de gariban emeklinin 3 yıl için aldığı 2-3 bin Türk lirası mı haram? Diyanet, adil bir kurum olmaktan çıkmış. Bana yetki verilirse bugün kapatırım. Diyanet’in işi, gücü garibanın aldığı faizin hesaplanması mıdır?

Din üzerinden fakir fukaraya yaptığı algıyı bıraksın. Bankaların dolar üzerinden verdiği faiz ne olacak, bunun için bir şey söyledi mi? Bu işlere karışmasın. Promosyon emeklilere annelerinin ak sütü gibi helaldir. 3.500 lira maaş alan emekliden daha fakir fukara mı var. Emekliler şu an o kadar zor durumda ki, daha önce promosyon alan emekliler bunu kapatmak ve 7 bin 500 lirayı almak için eşinden dostundan borç para alıyor. İhtiyacı olmasa saatlerce kimse bu sıcakta banka kuyruklarında beklemez.”

Diyanet'in 'Milli Piyango çekilişleriyle ilgili fetvası da olumsuz.

AKP döneminde özelleştirilen şans oyunlarının çeşitliliği geçmişe oranla kat kat artış gösterirken bu oyunlar arasında en eskilerinden olan Milli Piyango çekilişleri de Diyanet'in "fetva"sına gündem oldu.

Diyanet "Şans faktörüne dayalı olan piyango, loto, toto, iddia, müşterek bahis ve ganyan tipi tertip ve oyunlar kumardır ve haramdır" fetvası verdi.

Diyanet İşleri Başkalığı'ndan 'vadesiz hesaplarla' ilgili internet sitesinde “Bankaların vadesiz mevduat hesaplarına para yatırmanın dini hükmü nedir” sorusuyla ilgili “Zorunluluk olmadıkça paranın vadesiz bir hesapta tutulması dinen uygun değildir” yanıtı verildi. Diyanet’in dini konulardaki en yüksek karar ve danışma organı olan Din İşleri Yüksek Kurulu’nun (DİYK) internet sitesinde, istenildiğinde çekilmek üzere para yatırılan ve herhangi bir faiz getirisi olmayan banka hesapları olan vadesiz mevduat hesaplarına yönelik verilen fetva yer aldı.

“Bankaların vadesiz mevduat hesaplarına para yatırmanın dini hükmü nedir” sorusuna verilen yanıtta, şöyle denildi:

"Dinen uygun değildir"

“Herhangi bir faiz getirisi olmayan vadesiz mevduat hesapları, faize dayalı açılan vadeli mevduat hesaplarıyla aynı kapsamda değerlendirilemez. Bununla birlikte vadesiz mevduat hesabına yatırılan paranın faiz gibi dinen meşru olmayan işlemlerde kullanılması da söz konusu olabileceğinden, bu hususta meşru seçenekler olduğu sürece, zorunluluk olmadıkça paranın böyle bir hesapta tutulması dinen uygun değildir."

***

Diyanet’e sorulan sorular ve verilen cevaplar bize meşhur bir atasözünü anımsattı. Atasözü şu:

Deveye “BOYNUN EĞRİ” demişler, “NEREM DOĞRU Kİ” demiş…

TAŞLAMA

DİYANETİN VERDİĞİ

FETVALARA BAKARSAN

ACI BİR TESPİT AMMA

TÜRKİYE BİR KÜFRİSTAN(!)

FAİZ HARAM, ANLADIK

VADESİZ PARA BİLE

YATIRILMAZ BANKAYA

HARAM BU BİLE-BİLE

DEVEYE “BOYNUN NEDEN

EĞRİ” DİYE SORMUŞLAR

“NEREM DOĞRU Kİ” DEMİŞ

CEVABINI ALMIŞLAR

DİNİ FETVALAR İLE

YÖNETİLSE TÜRKİYE

SAĞLAM TEK KURUM KALMAZ

MUHTAÇTIR LÂİKLİĞE

Yazarın Diğer Yazıları