30 Ağustos Zafer Bayramının 99. Yıldönümünü kutladık. Ben de diyordum ki, artık Diyanet İşleri Başkanlığı akıllanmıştır, Cuma hutbelerinde
Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN
adından bahsedilecek, yapılan dualarda adı anılacaktır.
Ama beklediğim olmadı. 30 Ağustos öncesi Cuma hutbesinde eline sıkıştırılmış hutbeyi okumak, ne bir harf eksik, ne bir harf fazla söylememekle mükellef hatip efendi, isim vermeden 1071 yılında gerçekleşen Anadolu’nun fethinden ve 1922 yılında kazanılan Meydan muharebelerinden söz etti ama ne Alparslan’ın, ne de Atatürk’ün adını vermedi. Cümle şehit ve gazilere rahmet okumakla yetindi. Yani, ne Anadolu’yu fetheden Kumandanın, ne de Kurtuluş Savaşlarının Meydan savaşlarını kazananların adlarından bahsetmedi.
Alparslan’ın adını anmaya belki anacaktı amma ve lâkin bu durumda Atatürk’ün adını anmamak dikkatleri daha da çekecekti. Millet, pür dikkat hutbeleri dinliyor, hutbelerin içine sıkıştırılarak verilmek istenen siyasi mesajları irdeliyor. Bu durumda, Alparslan’ın adını anıp, Atatürk’ün adını anmamak olmazdı. Zaten, Diyanet İşleri Başkanı olan zat-ı muhterem, Ayasofya’nın açılışında dolaylı olarak
ATATÜRK’E
LANET OKUDUĞU
için bütün milletin tepkisini çekmişti. Şimdi, Cuma hutbesinde de Alparslan’ın adını anıp, Atatürk’ün adını es geçmek dikkatleri çekeceğinden (en iyisi her ikisinin de adını zikretmeyelim) denmiş olacak ki, konusu Anadolu’nun fethi ve Kurtuluş Savaşlarının simgesi Meydan Savaşının kahraman komutanlarının adlarının es geçilmesi uygun bulmuştu! Bu bakımdan Cuma hutbesinde ne Alparslan’ın adı vardı, ne de Atatürk’ün!
İlimizde, 30 Ağustos günü yapılan kutlamanın Şehitlik bölümünde saygı duruşu ve İstiklal Marşını müteakip, önce Kur’an-ı Kerim tilavet edildi, ardından İl Müftüsü dua için kürsüye geldi. Müftü Bey de elhak Diyanet İşleri Başkanına uygun bir davranış sergiledi, dua bölümünde Ne Alparslan’ın ne de Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN adını mübarek ağzına almadı. Oysa, böyle bir günde beklenen en azından (Bize Anadolu’nun kapılarını açan Alparslan ile aziz vatanımızı düşman işgalinden kurtaran Kurtuluş Savaşlarımızın Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz) demek olmalıydı.
Evet, Diyanet İşleri Başkanlığı 30 Ağustos Zafer Bayramı öncesine denk gelen Cuma hutbesinde yine yapacağını yapmış ne Atatürk’ün ne de Alparslan’ın adını verdirmemişti. 30 Ağustos kutlamalarında yapılan dualarda da ne Alparslan’ın ne de ATATÜRK’ÜN adı zikredilmedi. Biz, İlimizdeki etkinliklerde buna şahit olduk. Tahmin ediyoruz ki, Türkiye’nin 81 İlinin müftüleri de törenlerde yaptıkları dua fazlında NE ALPARSLAN’IN NE DE ATATÜRK’ÜN VE SİLAH ARKADAŞLARININ ADLARINI MÜBAREK AĞIZLARINA ALMAMIŞLARDIR. Gerçekten de Başkanlarına lâyık müftüler. Zaten, Başkanlarına lâyık olmasalar, İl Müftüsü olabilirler miydi…
ANEKDOT
Geçmişte, bir 30 Ağustos günü yine şehitlikte yapılan dua faslında Atatürk’ün adı anılmayınca, dayanamayarak tören sonrasında Müftü Bey’e sitemkâr bir şekilde sordum:
-Hocam, Atatürk ve silah arkadaşları duanın neresinde kaldı!
Hoca cevap olarak:
-Atatürk’ü de silâh arkadaşlarına da dua okudum. Duada isim vermek şart değil. Ben (Bütün Şehit ve Gazilerimize rahmet diledim ya!) Atatürk ve silâh arkadaşları da hisselerini alacaklardır!
TAŞLAMA
DİYANET İŞLERİNİN
BAŞKANINA UYUMLU
BÜTÜN MÜFTÜLERİMİZ
OH NE MUTLU, NE MUTLU
KUTLU AĞIZLARINDAN
ATATÜRK ADI ÇIKMAZ
ATATÜRK’E (KÂFİR) DER
NİCE CAHİL VE YOBAZ
BUGÜN TÜRKİYE VARSA
ATATÜRK’ÜN ESERİ
ATATÜRK’Ü ANMAYAN
SEN EY YOBAZ SERSERİ
ATATÜRK’E VE BÜTÜN
SİLAH ARKADAŞLARINA
RAHMETLER OKUYALIM
BORCUMUZ BU ONLARA