İslam Dinini özünden uzaklaştıran ve basit bakış açıları içinde bir şeyler yapıyor durumunda görünmek isteyen Diyanet işleri Başkanlığı geçtiğimiz hafta otobüs firmalarının seyahatlerde namaz molası vermeleri için yazı göndereceğini açıklamıştı. Diyanetin talebi kabul edilirse otobüs firmaları namaz saatlerine göre mola vereceklermiş. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından otobüs seyahatlerine ilişkin yazılmış olan resmi yazıda, vatandaşların özellikle şehirlerarası seyahatlerde mola saatlerinin namaz vakitleri dikkate alınarak belirlenmesi yönünde artan taleplerin Diyanet İşleri Başkanlığı’na yoğun bir şekilde geldiği ifade edilerek bu çerçevede Anayasanın 24. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesinde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 18’inci maddesine göre herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne; dinini veya inancını, tek başına veya topluca ve kamuya açık veya özel olarak öğretme, uygulama, ibadet etme özgürlüğü olduğu vurgulamış.
Şimdi, Diyanet işleri Başkanlığının bu talebini okuyan Müslüman kardeşlerimiz muhakkak içlerinden Başkan Prof. Dr. Ali Erbaş’ı kutlamış ve alkışlamışlardır.
Öncelikle belirtelim ki, İslam Dini kolaylık dinidir. Seyahat halindeki Müslümanlar için bir çok kolaylıklar getirilmiştir.
SEFERİ
DURUMDA
olan Müslümanlar Ramazan ayında iseler oruçlarını bilahare tutmak üzere erteleyebilecekleri gibi, namaz kılmak işinde de birtakım kolaylıklara sahiptirler. Bir Müslüman çok değil, sadece 90 kilometrelik mesafede olan bir yere gidecekse
SEFERİ
sayılır. Seferi durumda olan Müslüman isterse namazlarını CEM, isterse TEHİR edebilir. DÖRT REKAT OLAN NAMAZLARI İKİ REKAT OLARAK KILAR Kİ BU DURUMA DİNİ TABİR İLE KASR-U CEM DENİLİR. Din adamları, seferi durumda olan Müslümanın, dört rekat olan öğle, ikindi ve akşam namazlarını iki rekat olarak kılmalarının daha sevap olduğunu, bunun
YÜCE ALLAH’IN
yolculara bir ikramı olarak görülmesinin ve ikramın kabul edilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadırlar.
Bir otobüs yolcusu düşünün, Siirt’ten, Ankara’ya veya başka bir yere gidecek olsun. Bu yolcu, sabah namazı dışında öğle ve ikindi namazını cem edip tehir veya takdim ederek kılabilir. Akşam ve yatsı namazını da yine duruma göre tehir veya takdim ederek birlikte kılmak seçeneğini kullanabilir. Yani, öğle ve ikindi namazlarını, öğle namazının başlamasından akşam namazına az bir süre kalana kadar peş peşe kılmak hakkına sahiptir. Akşam ve yatsı namazını da peş peşe kılmak için akşam namazından sabah namazına yakın zamana kadar süresi vardır. Süreler böyle uzun olunca, otobüs bir şekilde mutlaka duracak ve mola vermiş olacaktır.
Hem biz Siirtliler olarak Şehrimizdeki otobüs firmalarının namaz konusuna gereken hassasiyeti gösterdiklerine zaten şahidiz. Otobüs görevlilerinin belli sürelerde
(NAMAZ
VE İHTİYAÇ MOLASI)
diyerek mola verildiğini biliyoruz. Yani, Diyanet işleri Başkanlığının, otobüs firmalarına yaptığı talep, öyle İslami kuralların tıkır-tıkır işletilmesi açısına yönelik bir durum değildir. Bu gibi basit işlerle uğraşacağına İslam dininin büyük günahlardan saydığı rüşvet, zimmet, irtikap, adalet konularını gündeme taşısa ya! Biz, bütün bunları da bir yana bırakarak Diyanet işleri Başkanlığından bir tek soruyu samimiyetle cevaplandırmasını isteyeceğiz. Bilindiği gibi son zamanlarda 3-5 yerden maaş alan devlet görevlileri olduğu haberleri sık-sık gündeme gelmektedir. Bir şahsın devletin kurum ve kuruluşlarından 2 veya daha çok maaş alması helal midir, haram mıdır, Diyanet işleri Başkanı sadece bu sorumuzu cevaplandırsın. Tabii, kendisi de 2-3 maaş alan bürokratlar arasında değilse!
TAŞLAMA
DİYANETİN BAŞINDA
OLAN ZAT-I MUHTEREM
TEK MAAŞ MI ALIYOR
BUNU AÇIKLASIN HEM
DEVLET KURUMLARINDAN
3-5 MAAŞ ALAN VAR
HELAL Mİ, HARAM MI
AÇIKLANSIN BİR BUNLAR
DİYANETİN TEK İŞİ
NAMAZ VE ORUÇ OLMUŞ
ADALETİ,. RÜŞVETİ
BEYT-ÜL MALI UNUTMUŞ
ADALET OLMAYINCA
İSLAM HİÇ Mİ, HİÇ OLMAZ
ADALETTİR TEMELİ
NE NAMAZDIR, NE NİYAZ