Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Sayın Ali Erbaş son günlerde çok konuşmağa, ahkam kesmeğe başladı. Sayın Erbaş’ın bu tavrını alkışlayanlar olduğu gibi, yadırgayanlar, laikliğe aykırı tutum ve davranış sergilediğini savunanlar çoğunlukta. Sayın Erbaş’ı, hazır bu kadar ahmak kesmekte bulmuşken, istedik ki, zat-ı alilerine zihnimize takılan bazı soruları yönelterek müstefit olalım:
İşte, sorularımız:
*Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) bir hadis-i şeriflerinde “Hilafet, benden sonra 30 senedir, ondan sonrası acı bir saltanattır” buyurmaktadırlar. Bu durumda, 4 halifeden sonrakiler halife mi, sultan mı sayılırlar?
*Hilafet, ilk dört halife ile sınırlı ise, “hilafet elden gidiyor” diye vaveyla koparmanın bir anlamı var mı?
*Hazret-i Ali (kerremalalhu vechehü) efendimiz, kendisinden önceki üç halifeye biat etmiş midir?
*Sıffin Savaşında Hazret-i Ali’ye yenilmek üzere olan Muaviye’nin askerlerine, oklarının uçlarına Kur’an sayfaları takmalarını emretmesiyle, bugün Kur’an-ı Kerimi istismar edenler arasında bir bağ kurabilir miyiz?
*İslamı her konuda ön plâna çıkaralım, istiyorsanız, cevaplandırılması gereken bir soru da şudur. Bilindiği gibi Peygamber Efendimizden sonra türeyen bir hayli mezhepler ve görüşler vardır. İtikadi mezhepler MATURİDİ, EŞ’ARİ VE CEBRİYE olarak sınıflandırılmaktadırlar.
Bir de siyasi hareketlere bağlı olarak ortaya çıkmış olan HARİCİLİK, EHL-İ SÜNNET VE ŞİİCİLİK gibi görüşler bulunmaktadır.
Bunların yanında HANEFİ, ŞAFİİ, MALİKİ, HAMBELİ, CEFERİ gibi Fıkhi mezhepler vardır. Siz, bütün bu görüşlerden ve mezheplerden hangisine bağlısınız. İslamiyat adına ahkam keserken, bu görüşlerden hangisini ön plana çıkarıyorsunuz?
***
Gelelim, günümüz Türkiye’si ile ilgili sorulara:
*Milli Mücadele döneminde yaşasaydınız, Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları için İDAM FETVASI veren Dürrizade ile Mustafa Sabri Efendi’nin görüşünde mi olacaktınız, yoksa, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının başlattıkları Milli Mücadeleyi desteklemenin FARZ olduğunu vurgulayan Mehmet Rifat Eendi ve arkadaşlarının FETVASINA mı imza atacaktınız?
*Türkiye, mevcut durumuyla DARUL HARP MİDİR, DARUL İSLAM MI?
*İslam dininin temel kuralının ADALET olduğu bellidir. Nitekim, Cuma hutbelerinin sonunda istisnasız olarak okunan ayeti kerimede (İNNALLAHA YA’MURU BİL ADLİ = ALLAH MUTLAKA ADALETLİ OLMAYI EMREDER) buyurulmaktadır. Peki:
-Türkiye’de işlerin adaletle yürütüldüğü kanaatinde misiniz. 10 milyon işsizin bulunduğu ülkede, devletin kurum ve kuruluşlarından 5-10 maaş, hakkı huzur adı altında yüklü para alanlar var. Bu islami adalete uygun mudur?
-Türkiye’de, işler ehline veriliyor mu. Verilmiyorsa, neden sesinizi çıkarmıyorsunuz?
-Personel alımlarında KPSS’den 80-90 puan almışken, mülakat yoluyla elenenlerin hakları gasbedilirken, neden sesinizi yükseltmiyorsunuz?
*İslam dini, israfı kesinlikle haram kılmıştır. Bir ayet-i kerime’de, müsrifler şeytanın kardeşleri olarak nitelendirilmektedir. Yapılan bunca israflara karşı neden sesinizi yükseltmiyorsunuz? Saraylar, lüks arabalar, uçaklar, yatlar israf mı değil mi?
*Bazı bakanların, kendi aile şirketlerinden emirlerindeki bakanlıklara fahiş fiyatlarla alımlar yaparak devletin kurum ve kuruluşlarını zarara uğrattıkları medyada geniş şekilde yer almaktadır. Bu haksızlıklara karşı neden sesinizi çıkarmıyorsunuz?
*Vurgunların, talanların, rantların haram olduğu kesindir. Bu konularda neden sessizliğinizi koruyorsunuz? Neden “yapmayın, etmeyin, 85 milyonun malını gasbetmeyin” diyerek karşı çıkmıyorsunuz?
***
Evet Muhterem, aziz ve dini bütün Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ali Erbaş, bu konulara açıklık getireceğinize inanark zat-ı alinizin derya gibi ilminizden müstefit olacağım için peşin teşekkürlerimi arz ederim.
ANEKDOT
Kendisini ilim deryası zanneden biri, bir gün arkasında adamları yolda yürürken, hırpani kılıklı, kallendermeşrep biri yolunu keserek şöyle bir soru yöneltmiş:
-Bilge hazretleri, benim merak ettiğim bir husus var. Hazret-i ALLAH’IN İLMİ İLE BEŞERİN İLMİNİ MUKAYESE EDER MİSİNİZ?
Bilge adam istihzayla gülümseyerek elinde bulunan defteri açmış ve boş bir yaprağın ortasına bir nokta (.) işareti koyarak cevap vermiş:
-Teşbihte hata olmasın, Yüce ALLAH’IN İLMİNİ bu sayfa kadar kabul edersek, hazret-i Adem’den, kıyamet kopana kadar gelmiş, geçmiş; gelip geçecek bütün insanların ilmi ancak bu nokta (.) kadar olur.
Cevaptan çok memnun kaldığını ifade eden kalender meşrep, ikinci bir soru sormuş:
-Peki bilge hazretleri, bu nokta (.) içinde size düşen payı gösterir misiniz?
TAŞLAMA
DİYANET İŞLERİNİN
MUHTEREM BAŞKANINA
SORULARIM OLACAK
CEVAP VERİR Mİ BANA
TÜRKİYE DARUL HARB Mİ
DARUL İSLAM MI DESİN
CEVABINI ALALIM
ŞÜPHEMİZ VAR BU KESİN
BUNCA YOLSUZLUKLARA
NEDEN SES ÇIKARILMAZ
İSRAF HARAMDIR AMMA
SÖZ KONUSU EDİLMEZ
RÜŞVET, İRTİKAP DERSEN
BAŞINI ALMIŞ GİDER
YÜCE DİNİMİZ İSLAM
BU KONULARDA NE DER