Ahmet Arıtürk

DIŞ POLİTİKA, HAMASETLE DEĞİL, AKL-I SELİMLE YÜRÜTÜLÜR!!!

Ahmet Arıtürk

Geçtiğimiz hafta ülkemizde çok önemli üç olay yaşandı. Bize göre, bu üç olay bir birleriyle bağlantılı. Bunlardan birincisi, Merkez Bankasının faiz indirimi kararı. İkincisi, on ülke büyükelçisinin 4 yıldan beri tutuklu olan  iş insanı Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması konusunda, adeta Türkiye’ye yönelik ültimatomları! Üçüncüsü ise AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın ‘Kavala’ çağrısı yapan 10 ülkenin büyükelçilerini

‘İSTENMEYEN KİŞİ’

ilan etme kararı!

Birbirinden ayrı gibi görünen bu üç olay gerçekte birbirleriyle bağlantılıdır. Merkez Bankasının faizleri düşürmesi sonucu piyasa allak-bullak oldu. Dolar, 10 TL seviyesini gördü. 10 büyükelçinin iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması konusunda ültimatom havasında yaptıkları açıklama, tam da ekonomik çığlıkların yükseldiği zaman diliminde yaşandı. Açıklama, Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntının üzerine tuz-biber ekti. Bunun üzerine AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Dış İşleri Bakanlığına

“Osman Kavala derhal serbest

bırakılmalı”

çağrısı yapan ABD, Almanya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda’nın Ankara büyükelçilerini

‘PERSONA NON

GRATA’ (İSTENMEYEN KİŞİ)

ilan etme talimatını verdi.

Erdoğan’ın, 10 devletin büyükelçilerinin

(İSTENMEYEN KİŞİ)

ilan edilmeleri konusunda  verdiği emrin uygulanıp uygulanmayacağı henüz kesinlik kazanmış değil. Ancak, Merkez Bankasının faiz indirimi konusundaki kararından sonra allak-bullak olan ekonominin karartılması ve kamuoyunda tartışılmasının önüne geçilmesi için, büyükelçilerin

(İSTENMEYEN KİŞİ)

ilan edilmeleri gündeme getirilmiş olabilir. Bu suretle, vatandaşların, hükümetin dış itibarın korunması kararlılığına alkış tutması beklentisi içine girilmiştir.

Büyükelçiler konusuyla ilgili olarak Erdoğan Eskişehir’de yaptığı açıklamada: “Yatıyorlar kalkıyorlar Kavala Kavala… Kavala dediğin Soros’un Türkiye şubesi. 10 büyükelçi onun için Dışişleri Bakanlığı’na geliyor. Bu nasıl terbiyesizliktir, siz burayı neresi zannediyorsunuz ya? Burası Türkiye, Türkiye. Burası bir kabile devleti değil, anlı şanlı Türkiye. Burada Dışişleri’ne gelip de talimat veremezsiniz. Ben Dışişleri Bakanıma talimatı verdim, ne yapması gerektiğini söyledim. Bunların bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini halledeceksiniz dedim. Türkiye’yi anlayacaksınız, bileceksiniz. Anlamadığınız gün terk edeceksiniz.”

Görüldüğü gibi, vatandaşlar doların on liraya tırmanışını unuttu, 10 büyükelçinin

‘İSTENMEYEN

ADAM’

ilan edilmesini konuşmağa başladı.

Erdoğan’ın, 10 büyükelçiyle ilgili açıklamasına siyasi partilerden yanıtlar geldi.  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın açıklaması için

‘ekonomiye suni gerekçeler yaratma çabası’

olarak yorumladı. CHP lideri, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Ülkeyi hızla uçuruma sürükleyen şahıs, bu sefer de ’10 büyükelçinin ‘istenmeyen adam’ ilan edilmesi emrini’ vermiş. Açıkça söylüyorum; bu hareketlerinin sebebi milli çıkarları korumak değil, mahvettiği ekonomiye suni gerekçeler yaratma çabasıdır. Dönüp bir bak halkın sofrasına!.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 büyükelçinin

‘İSTENMEYEN KİŞİ’

ilan edilmeleri hamlesine tepki göstererek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “En fazla ihracat yaptığımız ülkelerle tarihimizin en büyük diplomatik krizini çıkarmak için bu telaş ve istek nedendir?” diye sordu ve şunları kaydetti:

“1- 10 büyükelçiyi istenmeyen adam ilan etmenin ne Osman Kavala ile ne de yargı bağımsızlığı bir ilgisi vardır. Öyle olsaydı ağır ithamlar altındaki Rahip Brunson Trump’ın telefonu ile Deniz Yücel ise Merkel’in talebiyle bırakılmazdı.

2-Devlet aklının yerini sokak kavgası söylemi aldı. Ülkeye yazık ediyorsunuz! Bağımsız yargımızın kararlarına karşı iç ve dış müdahalelere hep birlikte karşı çıkalım. Ancak, yargımızın başka başkentlerden talimatlarla çalışabileceği algısını bu iktidar oluşturmuştur.

3-Hukuku ayaklar altına alarak, dış politikayı at pazarlığına çeviren bu iktidar, ülkemizin itibarını yok etmiştir. Kavala’ya her vatandaşımızın hak ettiği bağımsız ve adil yargılanma hakkını verdiğinizde başka başkentleri de susturursunuz!

4-En fazla ihracat yaptığımız ülkelerle tarihimizin en büyük diplomatik krizini çıkarmak için bu telaş ve istek nedendir? Adaletinizden kendi vatandaşlarınız şüphe duyarken ne yargınızın ne de ülkenizin bir itibarı kalmaz. Yazık!”

Görüldüğü gibi, Türkiye’nin işi gerçekten çok zor. 10 Büyükelçinin

(İSTENMEYEN KİŞİ)

ilan edilip edilmeyecekleri, bu birkaç gün içinde ortaya çıkacaktır. Bakalım, 10 büyükelçi gerçekten de

(İSTENMEYEN KİŞİ)

ilan edilecekler mi!

Unutmayalım, dış politika hamasetle değil, akl-ı selimle yürütülür!

TAŞLAMA

YARGIMIZA KARIŞMAK

CÜRETİNİ GÖSTEREN

BÜYÜKELÇİLER VAR YA

EDEPSİZMİŞ GERÇEKTEN

YARGIMIZA TALİMAT

VERMEK KİMİN HADDİNE

BOYUN MU EYECEĞİZ

ELİN ECNEBİSİNE

TÜRKİYE’DE ADALET

TIKIR-TIKIR İŞLERKEN

AYKIRI SES YÜKSELDİ

BİL ON BÜYÜKELÇİLERDEN

(İSTENMEYEN KİŞİLER)

İLAN ETTİK ONLARI

KİRLENMİŞTİR KORKUDAN

ALTLARINDA DONLARI

Yazarın Diğer Yazıları