11 Kasım günlerinde (GELECEĞE NEFES OLMAK) adı altınrda Türkiye genelinde olduğu gibi İlimizde de Ağaçlandırma Bayramı etkinlikleri düzenlendi.
Merkez Doğan Mahallesi Özel Harekat Atış Poligonu yanında bulunan arazide düzenlenen etkinlikte 2 bin 500 fidan toprakla buluşturuldu. Ağaç dikme etkinliğine Vali Kemal Kızılkaya ve il protokolü katıldı. Programda konuşan Vali Dr. Kemal Kızılkaya, yıl içinde Siirt genelinde 150 bin fidanının toprakla buluşturulmasının hedeflendiğini vurgulayarak herkesi fidan dikmeye davet etmiş.
Bilindiği gibi 11 Kasım günleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından alınan kararla 2019 yılında Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan edilmişti.
Bu tarihin öncesinde ve sonrasında hemen her yıl, muhtelif kuruluşlar tarafından fidan dikme etkinlikleri düzenlendiğine şahit olduk. Bugüne kadar dikilen fidanların onda biri bile tutsaydı, TÜRKİYE’NİN YEŞİLDEN BİR CENNETE DÖNÜŞMÜŞ OLMASI GEREKECEKTİ.
Yıllardan beri Siirt’e gazetecilik yapan biri olarak bugüne kadar sözde tesis edilen fidanlıklarda o kadar çok fidan dikme etkinliğine katıldım ki, sayılarını mümkün değil anımsayamam! Hep anlı şanlı törenler yapılır, fidanlar, toprakla bütünleştirilir, sonuç ise sıfır artı sıfır elde var sıfır…
Fidan dikmek, fidanlık alanlar kurmak iyi de, diktikten sonra hiç bakılmayan, korunmayan, korunmak şöyle dursun hayvanların, hatta insanların tasallutlarına maruz bırakılan bu etkinliklerden beklenen nedir! (Laf ola, torba dola) kabilinden fidanlıklar tesis edeceksiniz, sonra kendi kaderine terk edip insanların ve hayvanların tasallutlarına maruz bırakacaksınız! Fidanlık tesis etmek, ağaç dikmek bu mudur, yani!
Şöyle geçmişe yönelik dönüp baktığımda emin olun, katıldığım etkinliklerde dikilen fidan sayısı rahatlıkla 5 milyonu aşmıştır. Ama fidan dikilen alanlardan hiç birinin fidanlığa dönüştüğünü görmek nasip olmadı. Altında oturacağım, gölgesinden yararlanacağım, meyvesinden yiyebileceğim bir tek ağaç bile yok.
Bunun bir tek istisnası var. Teşviklerle oluşturulan fıstık bahçeleri. Bunun sebebi de, vatandaşlara ait olmasından, sahibinin bizzat koruması altında bulunmasından ve gür bir gelir kaynağı teşkil etmesinden kaynaklanıyor. Bu açıdan özellikle eski Valilerimizden adı
(FISTIKÇI VALİ)ye
çıkan Sayın Nuri Okutan’a yeri gelmişken bir kere daha teşekkür edelim.
Diyeceğimiz şu ki tesis edilen ve vatandaşın koruması altında olan tesisler neşv-u nema bulurken, devletin koruması altında olan hiçbir tesisin neşv-ü nema bulduğuna şahit olamadık. Dikilen fidanlara, yapılan masraflara yazık oluyor.
Fidan dikmekten maksat, ağaçlara dönüşmeleri, gölgelerinden, meyvelerinden yararlanılması, belki en son olarak sürelerini doldurdukları ve kuruduktan sonra kereste veya odun olarak değerlendirilmeleri değil mi!
Şimdiye kadar İlimizde törenlerle tesis ettirilen hiçbir fidanlığın koruya dönüştüğünü, gölgesinin altında uzanıldığını, meyvesinden yararlanıldığını gören var mı. Bunun için, ağaç dikme etkinliklerini hep göstermelik bir uğraş olarak görmekteyim. Tecrübelerimin ışığında yaşadığım gerçek budur.
Fidan mı dikeceksiniz, koruluk mu tesis edeceksiniz, bunu vatandaşlarla birlikte ve onlara ait arazilerde yapınız. Sonra da ona, hulus-i kalp ile teslim ediniz. Ancak o zaman korunacaklarına ve yüzde yüz olmazsa bile yüzde 50 dolaylarında neşv-ü nema bulacaklarına inanabilirsiniz…
Sözün özü: Önemli olan fidanlar dikmek değil, dikilen fidanları korumaktır. Koruyamayacak olduktan sonra, dikilen fidanların meseli BOŞ HAVANDA SU DÖVMEK OLUR!
TAŞLAMA
FİDAN DİKMEK GÜZELDİR
DİKİLEN KORUNSAYDI
SİİRT ORMAN OLURDU
BUNCA FİDAN TUTSAYDI
HATIRA ORMANLARI
HATIRADA KALMASIN
ORMAN OLSUN YEŞERSİN
KEÇİYE YEM OLMASIN
BİZ DE DİKTİK BİR FİDAN
DOSTLAR TUTAR İNŞALLAH
DİKİLİ AĞACIMIZ
OLDU ARTIK MAŞALLAH
BİR ZAMANLAR ÇEVREMİZ
ORMANLARLA DOLUYDU
KESE-KESE ORMANLAR
DAĞ, TEPE KABAK OLDU
KESİLEN AĞAÇ DEMİŞ
“BALTANIN SAPI BENDEN”
SENİ KESEN BALTANIN,
SAPI OLMAYASIN SEN
BALTANIN SAPI BELLİ,
KESTİĞİ AĞAÇTANDIR
ÜZÜNTÜNÜN KAYNAĞI
İNANINIZ BUNDANDIR
AĞAÇ, BALTAYA DEMİŞ,
“SAPIN BENDEN ARKADAŞ”
ÜZÜNTÜM BUNUN İÇİN,
BUNDAN DÖKÜYORUM YAŞ