Türkiye, gerçekten çok zengin bir ülkedir. Vatandaşların, varlık içinde yokluk çekmekte olduklarına bakmayınız. Bir zamanlar AKP’lilerin de sloganları olan
(ADİL DÜZEN)
tesis edilebilseydi, inanın ki, bu ülkede yoksul, fakir, hatta dar gelirli bile kalmazdı.
Ancak,
“Devletin malı deniz, yemeyen
domuz”
şeklinde dillendirilen bir deyimimiz vardır. Bu deyimi
“Devletin
malı deniz, yemeyen keriz”
şeklinde de dillendirenler vardır. Mâna itibarıyla iki söyleyiş tarzı da aynı kapıya çıkar! İşte, çekilen sıkıntının kökünde yatan budur.
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz”
denilince, gücü, kuvveti olan kapıyor, güçsüz, zayıf olan havasını alıyor. Birine kepçe ile pay verilirken, diğerine düşen, çay kaşığı oluyor!
Maalesef, bu zihniyete sahip vatandaşlarımızın oranları, hiç de küçümsenmeyecek kadar yüksektir.
“Kedinin ulaşamadığı ciğere mundar
demesi gibi”
bakmayın bizim gibilerin vaveylalarına, bizim de elimize geçerse aynı yola gireceğiz ya!!!
Söz gelişi, şimdi bana 3 ayrı yerden yüklü maaşlar ödeseler
“istemem, haram,
günah”
mı diyeceğim, hiç zannetmiyorum. Bir kılıfını bulur, kendime helâl ederim!
Nitekim Peygamber Efendimiz Hazret-i MUUHAMMED (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) bir hâdis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar:
“İnsanoğlunun bir ova / vadi dolusu altını olsa, bir ovayı / vadiyi daha ister. İnsanoğlunun karnını topraktan başka bir şey doyurmaz. Ve Allah tövbe edenlerin tövbesini kabul eder.”
Evet, insanlar yaratılışları itibarıyla genelde doyumsuzdurlar. Bunun için
“İnsanın gözünü ancak bir avuç toprak
doyurur”
buyrulmaktadır. İnsan doyumsuz olduğuna ve dünyanın malına, makamına bunca düşkün olduğuna göre, onu ancak yasalarla sınırlamak mümkündür. Bir yasa çıkarılır
“Hiç kimse devlet kurum ve kuruluşlarından 1 maaştan fazla maaş
alamaz”
denilirse, bu yol ancak böyle kesilir. Ama, böyle bir yasayı çıkaracak irade kimde var derseniz, işte orası da bir muamma. Çünkü, yasa koyucuların büyük çoğunluğu devletin muhtelif kurum ve kuruluşlarından 2-3 maaş alanlardan oluşuyorlar!
2-3 maaş aldıkları için kınadıklarımız yok mu, belki de, denizden en az pay alanlar sınıfına dahildirler. Asıl, büyük ihaleleri kotaranlara bakınız. Milyar dolarların bahsedildiği ihaleler var. Büyük vurgunlar buralarda dönüyor. Öncelikle bunların önlenmesi gerekir.
Hep
(BEŞLİ ÇETE)
diye yazılıp çizilen birilerinden bahsedilmektedir. TBMM çatısı altında bile dile getirildiğine göre, bu beşli çete ülkenin kaymağını yerken, 85 milyon vatandaştan kimilerine yoğurt, kimilerine ayran, kimilerine de ancak ayranın suyunun suyu düşmektedir!
Görebileceğimizi hiç tahmin edemiyoruz ama millet lehine bir iktidar dümenin başına geçse, kudretlileri, zenginleri, varlıklıları değil, güçsüzleri, fakirleri gözetleyip kollasa, gözetleyip kollamakla kalmayarak, yasalara bağlasa, kısacası
HER KONUDA, HER İŞTE GERÇEK ADALETİ TESİS ETSE NE İYİ OLURDU, DEĞİL Mİ!!!
“MİLLETİN MALI DENİZ, YEMEYEN DOMUZ” DEYİMİNİ UCU KİME DOKUNURSA DOKUNSUN BUNDAN SONRA BİZ “MİLLETİN MALI DENİZ, HELAL, HARAM GÖZETMEDEN YİYENLER DOMUZ OĞLU DOMUZ” ŞEKLİNDE KULLANALIM.
TAŞLAMA
(MİLLETİN MALI DENİZ,
YEMEYEN DOMUZ) DİYEN
DOMUZUN KENDİSİDİR
BU SÖZÜME İNAN SEN
BİL Kİ MİLLET MALINI
YİYENLER İFLAH ETMEZ
KARUN’LARA ELBETTE
NAR-I CEHENNEM YETMEZ
HARUN GİBİ GELDİLER
KARUN OLDULAR ONLAR
YETER ARTIK MİLLETİN
MALLARINA TALANLAR
TALAN, TALAN VE TALAN
YALAN İŞİN GERİSİ
NEREDE VARSA İYİDİR
BOŞTUR İŞİN GERİSİ
HER İKTİDAR YARATIR
KENDİ ZENGİNLERİNİ
HER ZAMAN GÖZDE OLUR
BİL DEVRİN İTLERİNİ
ÇOK LÂF YALANSIZ OLMAZ
ÇOK PARA DA HARAMSIZ
DEVLETİ VE MİLLETİ
SÖMÜRENLER NÂMUSUZ
“DEVLETİN MALI DENİZ
YEMEYEN DOMUZ” DENMİŞ
DOMUZ OĞLU DOMUZLAR
BÖYLE DEMİŞ VE YEMİŞ