Ahmet Arıtürk

DEVLET BABA!!!

Ahmet Arıtürk

Başka ülkelerde kullanılmayan bir deyimdir,

(DEVLET BABA)

deyimi! Bu deyim, Türk Milletine özel deyimlerdendir. Millet olarak, Devleti,

BABA

biliriz. Bunun için de vatandaşlara baba şefkat ve muhabbetiyle yaklaşmasını isteriz.

(DEVLET BABA)

derken, en üst konumda akla gelen

CUMHURBAŞKANIDIR.

Cumhurbaşkanı, bütün vatandaşların babası hükmündedir. Tabii, partili olmayan cumhurbaşkanı. Partili olan Cumhurbaşkanı sadece partisi mensupları tarafından

BABA

kabul edilir. Bu açıdan, cumhurbaşkanlarının Partili olmamaları ve siyasi görüşlerini bir yana bırakmaları önemlidir.

Türkiye Cumhuriyetinde, Cumhurbaşkanı olarak görev yapmış on iki isim vardır. Ancak, bunların hepsi için

(BABA)

dememiz mümkün değildir! Türkiye

Cumhuriyetinin KURUCU BABASI MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR.

İsmet

İnönü

de,

(BABA)

hükmündedir. Cumhurbaşkanlığı süresince Bütün Millete babalık yapmıştır.

Celal Bayar

Demokrat Partilerin Babası hükmündeydi. Cumhurbaşkanı olduktan sonra, elinde DP amblemi olan bir bastonla gezerdi. Cumhurbaşkanıydı ama Bütün bir Milletin Babası değildi.

Cemal Gürsel,

ihtilalle iş başına gelmiş olmasına karşılık, bütün millet tarafından

BABA

olarak kabul edilmesi gereken bir tarafsızlık sergilemişti. Ondan sonra gelen

Cevdet Sunay, Fahri

Korutürk ve Kenan Evren

de tarafsız oldukları için Baba hükmünde cumhurbaşkanlarıydı. Onlardan sonra gelen

Turgut

Özal

ise Cumhurbaşkanı olmakla birlikte Anavatan Partililerin

BABASI

hükmündeydi.

Süleyman

Demirel,

Cumhurbaşkanı olduktan sonra, partizanlığı bir yana bırakmış ve icraatlarıyla bütün Milletin Babası olduğunu kanıtlamıştı.

Ahmet

Necdet Sezer de, (BABA)

hükmünde tarafsız bir Cumhurbaşkanı oldu. Bütün icraatlarında bunu ispatladı.

Abdullah Gül,

Cumhurbaşkanı olmakla birlikte, Çankaya’da olduğu sürece, AKP’nin noteri hükmünde icraatlar yaptı. 12. Cumhurbaşkanımız

Recep Tayyip Erdoğan

ise zaten AKP’li! Kendisinden olmayanlara

(ZİLLET)

, kadınlara

(SÜRTÜK)

dediği bile vaki. Cumhurbaşkanı olmasına cumhurbaşkanı ama

(Zillet) olarak tanımladığı milletin yüzde ellisi,

kendisini nasıl

BABA

kabul etsin!

Ülke genelinden, iller düzeyine inersek, Millet, tarafsızlığına inandıkları ve

DEVLETİ VALİSİ

olarak gördüklerini de

BABA

olarak tanımlar. Tarafsız kaymakamlar, bulundukları ilçelerin babaları hükmündedir. En küçük üniteler olan köylerde de

MUHTAR BABALAR

vardır.

Evet, cumhurbaşkanları, valiler, kaymakamlar, hatta muhtarlar tarafsız oldukları sürece milletin, illerinin, ilçelerinin ve köylerinin babaları hükmündedirler. Milletimiz

(DEVLET BABA)

derken, tarafsız olanları tanımlar. Taraf olanlardan

MİLLETE BABA OLMAZ!

DEVLET VALİSİ OLMAK!

Gazeteci olarak, İlimizde görev yapan çok sayıda Sayın Vali’yi yakından tanımak fırsatını buldum. Bu valiler içinde

(Devletin Valisi)

olanlar yanında, partilerin valisi konumunda olanlar da hep vardı. Devletin Valisiyle, siyasi partilerin valilerini birbirinden ayıran en önemli özellikleri, Devletin Valisinin, yasaların emrinde, partilerin valilerinin ise, iktidarda olan siyasi partilerin milletvekillerinin ve il başkanlarının güdümünde olmalarıdır.

Haklı durumlarda, iktidardaki siyasi partilerin il başkanlarını, hatta milletvekillerini makamlarından kovan valilerin varlıklarına şahit olmak yanında, dizginleri, iktidardaki siyasi parti milletvekillerinin ve il başkanlarının elinde olan Valiler de geldi geçti!

Bir gün

(partimizin has adamıdır!)

diyerek bir müteahhide iş verilmesini öneren iktidar milletvekiline, bir Sayın Valinin

(Ben de bu devletin has valisiyim, yasaları uygularım)

diyerek ters cevap verdiğini kulaklarımla duydum. Yine bir Devlet Valisinin, ilgisi olmayan bir toplantıya katılan iktidarın İl Başkanını, toplantıdan çıkarttığına şahit oldum.

Bu gibi Devlet Valilerine karşılık bazı konularda haklı talepleri olan hak sahiplerine Partili Valilerin iktidardaki partiyi kastederek

(İl başkanına git, onu ikna

et!)

dediğine de tanıklık ettiğimiz oldu!

Sonuç olarak Devletin Valileri de, siyasi partilerin emrindekiler de hizmet yıllarını doldurup, görevden ayrıldılar. Kimileri Rahmet-i Rahmana kavuştular, kimileri emekli oldular, kimileri başka illere atandılar. Kimileri merkez valiliklerinde boş masalarda gazete, kitap okuyarak vakit geçirmekle meşguller! Ancak, sadece İlimizde değil, Valilik yaptıkları tüm ilerde o illerin vatandaşları arasında isimlerinden bahsedilirken, kendileri için söylenen iki kısa tanıtıcı cümle vardır. Bunlardan biri

(Allah razı

olsun, Devletin Valisiydi, Vali gibi Valiydi)

şeklindeyken, iktidarın emrinde görev yapanlar için en hafifinden

(Mübarek Vali değil, sanki parti başkanıydı)

diyerek sitem edildiğini duyarsınız.

İşin gerçeği şu ki, son yıllarda Devletin Valilerine pek rastlanmaz oldu. Şimdi, Valilerin büyük çoğunluğu bulundukları illerde, adeta iktidarların milletvekillerinin ve parti başkanlarının emrinde gibi hareket etmektedirler.

Ben, medyadan takip ettiğim kadarıyla gerçek bir devlet valisi olarak

MERHUM RECEP

YAZICIOĞLU’NU TANIMIŞTIM. Bunun için de adı “AYKIRI VALİ” olarak bilinirdi. “EFSANE VALİ”, “HALKIN VALİSİ” olarak da tanınırdı. 2003 yılında elim bir trafik kazasında hayatını kaybettiği zaman, bütün Türkiye arkasından ağlamıştı.

Biz, bütün sayın valilerin, İKTİDARDAKİ PARTİLERİN DEĞİL, MERHUM RECEP YAZICIOĞLU GİBİ DEVLETİN VALİLERİ OLMALARINI TEMENNİ EDENLERDENİZ. Ülkenin birlik ve beraberliği açısından gerekli olanı da budur…

TAŞLAMA

BU ÜLKENİN BAŞINA

NE GELDİYSE TEFRİKTEN

GELMİŞTİR İNAN BUNA

AYIRIMCI OLMA SEN

BU ÜLKEDE YAŞAYAN

VATANDAŞTIR VATANDAŞ

IRK, RENK, DİL, DİN VE MEZHEP

GÖZETMEYİN ARKADAŞ

DEVLET BABA HERKESİN

BABASI OLMALIDIR

KUCAKLAYIP HERKESİ

AYRIM YAPMAMILIDIR

AYIRIM YAPAN DEVLET,

DEVLET BABA OLAMAZ

ÜVEY BABAYA BENZER

MİLLETİNE VERMEZ HAZ

Yazarın Diğer Yazıları