Yağcılıkta sınır tanımayan yalaka medyada yayınlanan bazı haberlere bakıyorsunuz da, inanamıyorsunuz. Deprem haberlerini öylesine çarptırıyorlar ki, sormayın gitsin. Meğer 6 Şubat ve 20 Şubat 2023 günlerinde merkezi Kahramanmaraş ve Hatay olan depremlerde can kaybının, yaralı sayısının ve enkaza dönüşen binaların bu kadar yüksek olmasının müsebbibi Türkiye Cumhuriyetinin İkinci Cumhurbaşkanı merhum ve mağfur İsmet aşa
(İsmet İnönü)
imiş de haberimiz yokmuş. Şayet 27 Aralık 1939 yılında yaşanan büyük Erzincan depreminden ders alarak gerekli tedbirleri alınsaymış, yaşanan depremlerde bunca ölü, yaralı olmaz, deprem bölgesindeki evler, enkaza dönüşmezmiş.
El insaf yani. 84 yıl önce yaşanan Erzincan depreminden yola çıkarak, o yıllarda Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü’yü, depremlere karşı gerekli önlemleri almakla suçluyorsunuz da, gözünüzdeki merteği görmüyor musunuz!
NOT:
TBMM’nin bir oturumunda adalet partili bir milletvekili İsmet İnönü hakkında ileri geri konuşma yapmış. Konuşmayı yapan milletvekili oturumdan sonra Genel Başkanı Süleyman Demirel tarafından çağrılarak şöyle ikaz edilmiş:
-İnönü ile ilgili konuşurken saygılı ol! Siyaseten rakibimiz olsa bile onun sırtında kazanılmış iki koca meydan savaşı bulunmakta. Bizim sırtlarımızda ceketlerimizden başka neyimiz var.
DEPREM HAFTASI VEYA BOŞ HAVANDA SU DÖVMEK!
Ülkemizde 1-7 Mart tarihleri arası günler yıllardan beri
(DEPREM HAFTASI)
adı altında depremle ilgili tedbirler ile nelerin yapılması gerektiği konuları ele alınır ve sözde uygulamaya konulur! 6 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetindeki iki depremin ardından 20 Şubat 2023 günü Hatay’da da 3 dakika arayla yaşanan 6.5 ve 5.8 şiddetindeki depremlerde onbinlerce insanımızın hayatlarını kaybetmeleri, yüzbinleri aşan insanımızın yaralanması ve onbinlerce binanın enkaza dönüşmesi ortaya koydu ki
(DEPREM HAFTASI) ETKİNLİKLERİNRDE YILLARDAN BERİ BOŞ HAVANDA SU DÖVMÜŞÜZ.
Türkiye’nin 1. derece deprem riskli illeri arasında Siirt de yer almaktadır. 6 ve 20 Şubat tarihlerinde yaşanan depremler İlimizde de kendisini iyice hissettirmekle ve hemşerilerimizi endişelendirerek sokaklara dökmekle birlikte Allah’a şükürler olsun, bugüne kadar Şehrimizde ve hatta İlimiz genelinde can ve mal kaybına yol açacak bir deprem yaşanmadı. İlimizin geçmişini irdelediğimizde de, önemli sayılacak bir deprem olayının yaşanmadığı anlaşılmaktadır. Yaşları 100’ü aşan hemşerilerimiz var. Onlar da, Siirt’te bugüne kadar ölümlü bir deprem olayının yaşandığını anımsamıyorlar. Hatta 100 yaşındaki bu büyüklerimiz, kendi dedelerinden de, Siirt’te can ve mal kaybına yol açan bir deprem olayı duyumunu almadıklarını söylemektedirler.
Depremle ilgilenen bilim adamları ve uzmanlar (jeologlar) vardır. Adına
FAY HATTI
denilen hatların mevcut olduğu ve bu fay hatlarının üzerinde bulunan illerin riskli iler oldukları belirtilmektedir. Bilimle ilgili tespitleri inkâr edemeyiz. Çağımız, bilim çağıdır. Teknoloji, gerçekten çok gelişmiştir. Deprem varsa, depreme karşı alınacak önlemler de mevcuttur. Bundan dolayıdır ki, Japonya gibi deprem ülkelerinde 8-9 şiddetinde depremlerde bile ölen tek insan, yıkılan tek bina olmuyor.
Siirt, gerçekten birinci derecede deprem riski taşıyorsa
(ki bilimin ışığında söylenen budur)
o zaman, bugüne kadar ölümlere ve büyük yıkımlara yol açan bir deprem yaşanmadı diye tedbiri elden bırakmak olmaz. Bilhassa, Şehrin eski kesiminde
(Allah
Korusun)
7 şiddetinde muhtemel bir depremde taş üstüne taş kalmayacaktır. Ölen ve yaralananların sayıları da buna göre yüksek olur. Bu açıdan, Şehrin eski kesimin bir an evvel ve mutlaka masaya yatırılması gerekir. Çünkü bu kesimdeki evlerin büyük çoğunluğu zaten
MAİL-İ İNHİDAM olarak nitelendirilen YIKILMAYA MEYİLLİ cas yapılardır.
Henüz bir facia yaşanmadan, Siirt’in eski kesimi mutlaka, ama mutlaka ele alınmalıdır.
Şehrin yeni kesimine gelince, bu kesimdeki binaların da pek sağlam oldukları inancında değiliz. Müteahhit işi yapılan binaların eksik demir, eksik çimento gibi sorunları olduğu, birçok binanın, duvarlarının çatladığı bilinen gerçeklerdendir. Deprem riskine karşı dayanıklı olup olmadıkları yapılacak testlerle rahatlıkla ortaya konulabilir.
Deprem haftasını boş laflarla geçiştirmek yerine, bu konularda çalışmalar yapılması zorunludur. Hele, yapılan yeni inşaatların mutlaka, ama mutlaka ta temel hafriyatından başlanarak sürekli kontrol altında tutulmaları zorunluluktur. Zaten, bu zorunluluk yasalarımızda mevcuttur. Ancak, konunun yeterince takip edildiği inancında değiliz. İnşaatları denetleme şirketlerinin çalışmalarının da denetlenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Evet, 1-7 Mart deprem haftasında konuşmaktan çok yapılması gereken konulara parmak bastık. Dileriz ki, ülkemizde 2023 yılının Şubat ayında yaşanan ve
ASRNIN FACİASI
olarak tanımlanan yıkımlardan gerekli dersler alınarak deprem haftası etkinlikleri kuru laflarla geçiştirilmez.
TAŞLAMA
BU NE DEPREMDİR BÖYLE
ONBİN ARTÇISI OLDU
NE KADAR DAYANIKLI
OLSA YAPI YORULDU
ALLAH’IM SEKENE VER
ARTIK FAY HATLARINA
TAKATLARI KALMADI
ACI ACİZ KULLARA
SEN SEKENE VERMEZSEN
FAYLAR HEP KIRILACAK
ANNE ÇOCUKSUZ, BEBEK
ANNESİNDEN OLACAK
SEKENE VER FAYLARA
ARTIK SAKİNLEŞSİNLER
ANNE ÇOCUKSUZ KALDI
VE ANNESİZ BEBELER